|

DEDE KORKUT
Türklerin masalcı dedesi! Türk'ün geleneklerini, göreneklerini, âdetlerini,
inançlarını, başka uluslardan farklarını velhasıl sosyal karakterini
masallarına işleyen, onu günümüze kadar güzel bir üslup içinde yaşatarak getiren
büyük sanatçı!..
Ne doğduğu yıl bellidir, ne de öldüğü yıl... Hatta yaşadığı yüzyıl bile
tartışmalıdır. Masallara karışmış bir masalcıdır Dede Korkut... Ama canlıdır.
Nesre benzeyen şiiri, şiire benzeyen nesriyle bezeli hikâyeleri, günümüzde
yazılanlardan bile daha diri, daha hayata yakındır.
KESİN OLARAK NE ZAMAN YAŞADIĞI BİLİNMEMEKTEDİR
Bazı araştırmacılar, Hz. Peygamberin çağında yaşadığını söylerler ve eserleri
içinde, bu fikirlerini destekleyen bölümler gösterirler. Bazı araştırmacılar,
Uzun Hasan döneminde yaşadığını savunurlar ve eserlerinde, Uzun Hasan'ın yaptığı
savaşları ve savaştığı kavimleri düşüncelerine kanıt olarak gösterirler. Bazı
araştırmacılar da Oğuz Türklerinin masalcı ve destancısı olduğuna inanır. Bu
düşüncede olanlar, bugün elimizde mevcut 12 destan-hikâyesinden, kendi
fikirlerini ispat edecek belgeyi bol bol bulurlar.
Eğer bir sanat eseri, her çağın insanlarının hayatlarına, düşüncelerine denk
düşüyorsa, ölümsüz demektir. Dede Korkut destan-masalları, böylece gerçek bir
sanat eseri olduklarını çağımıza kadar tazeliğini yitirmeden gelmeleriyle
ispatlamışlardır.
Pertev Naili Boratav, Dede Korkut Masalları için İslâm Ansiklopedisi’ne yazdığı
makalede, bu masalların 15. yüzyıla kadar sözlü aktarmalarla geldiğini ve 15.
yüzyılın ikinci yarısında Akkoyunlular tarafından yazıya geçirildiğini
hatırlattıktan sonra, elimizde mevcut metinlerde iki ayrı dönemin olayları
bulunduğunu işaret ediyor.
DEDE KORKUT MASALLARINI BİR AKKOYUNLU OZAN ELE ALMIŞTIR
Oğuz Türklerinin Sir-Derya kuzeyindeki (vatanlarında 9.-11. yüzyıllar arasında
ge-çirdikleri hayatları, bu masal - destanlara yansımıştır. Birde bu masal -
destanlar, yazıya geçirildikleri 15. yüzyılın Akkoyunlu beyliğinde oluşmuş
olayları kapsamaktadır. Dede Korkut masallarının temeli, Oğuz Türklerinin
hayatları üzerine oturtulmuştur ve bu dönemin örf, adet, gelenek ve yaşayış
biçimlerini yansıtır ama aynı gelenek ve görenekleri yaşayışlarında sürdüren
Akkoyunlular, masalları yazılı biçime sokarken, bazı hikâyeleri, o günlerin
olayları üzerine oturtarak adapte etmişlerdir.
Dede Korkut masallarını kaleme alan Akkoyunlu Ozan, herhalde yüksek bir edebî
bilgiye ve maharete sahipti. Belki kendi düşüncelerini de bu masallara katarak
onları zenginleştirmiş, âdeta yeniden hayata kavuşturmuştur. Vatikan
Kitaplığı’ndaki en eski nüshasında "Korkut Ata Ağzından, Ozan Aydur" kaydının
bulunması bunun kanıtıdır.
Dede Korkut'un hayatı üzerinde kurulmuş bir efsaneye göre, Dede Korkut, Afrika
taraflarında doğmuş, yaşamış ve günün birinde kendisine bir mezar kazıldığını
görmüştür. Ö-lümden kim korkmaz! Dede Korkut da bu mezardan ve mezar
kazıcılarından kurtulmak için diyar diyar kaçmış, her gittiği yerde mezarını ve
kazıcılarını kendisini bekler görünce daha da uzaklara gitmiş ve sonunda Sir-Derya
nehrinin ağzına yakın bir yere gelip hırkasını suya yatırmış ve burada tam yüz
yıl yaşamış.
Bazı önsözlerde, Dede Korkut'un Peygambere elçi gönderildiği yazılıdır. Bu
eklemelerin, Türklerin İslâmiyet’i kabul ettikleri yıllarda yapıldığı sanılıyor.
DEDE KORKUT'UN GÜNÜMÜZE KADAR 12 HİKAYESİ GELMİŞTİR
Dede Korkut, Oğuz Türklerinin "bilicisi" olarak tanınır. Nitekim kendisi: "Oğuz
halkının başına hayır gelesini, şer gelesini dedim..." diyerek, söylediği
hikmetlerle Oğuz Türklerine yol gösterdiğini açıklıyor ve bir Şaman olması
ihtimalini kuvvetlendiriyor. Şamanlar, aynı zamanda ozan oluyorlar, geçmiş
zamanların hikâyelerini anlatıyorlar, gelecekten haber veriyorlardı.
Dede Korkut'un günümüze kadar gelen 12 hikâyesi şunlardır:
1 - DERSE HAN OĞLU BOĞAÇ HAN DESTANINI BEYAN EDER HANIM HEY
2 - SALUR KAZAN’IN EVİNİN YAĞMALANDIĞI DESTANI BEYAN EDER
3 - KAM PÜRE’NİN OĞLU BAMSI BEYREK DESTANINI BEYAN EDER HANIM HEY
4 - KAZAN BEY OĞLU URUZ BEY’İN ESİR OLDUĞU DESTANI BEYAN EDER HANIM HEY
5 - DUHA KOCA OĞLU DELİ DUMRUL DESTANINI BEYAN EDER HANIM HEY
6 - KAZILIK KOCA OĞLU YİGENEK DESTANINI BEYAN EDER HANIM HEY
7 - KANGLI KOCA OĞLU KAN TURALI DESTANINI BEYAN EDER HANIM HEY
8 - BEGİL OĞLU İMRENİN DESTANINI BEYAN EDER
9 - Depe-Göz
10 - Uşun Koca oğlu Zegrek
11 - Salur Kazan'ın tutsak olması.
12 - İç-oğuza, Taş-oğuzun başkaldırması
Bu hikâyelerin 8 tanesi, iç ve dış savaşlara aittir. 2 tanesi aşk macerasını
dile getirir. 2 tanesi de mitolojiktir. Fakat hepsi birden, Türk dünyasını en
gerçek biçimde yansıtır. Üstün bir anlatım gücü, destansı bir üslup, yaşayan
diri bir Türkçe ile Türk soyunun kahramanlığı, uygarlığı, ahlakı, dinî
gelenekleri ve yaşamları dile getirilir. Türk mitolojisinin kaynağı Dede Korkut
masalları, destanlarıdır...
|