Aydın yerel haberlerini veren farklı haber sitelerinden aldığımız bilgilere göre AKP Aydın İl Başkanı İsmail Hakkı Eser şok açıklamalarda bulundu. Eser, partisinin merkez ilçe kongresinden önce başkan adaylarından Hakkı Aslan'ın düzenlediği yemekte yaptığı konuşmada "Genel Başkanımız ve Başbakanımız Sayın Tayyip Erdoğan'a biz o kadar bağlıyız ve aşığız ki bizim için adeta ikinci peygamberdir" dedi.
Yaklaşık bin 500 kişinin bulunduğu salonda partililere seslenen Eser'in bu konuşmasında Erdoğan'ı ikinci peygamber olarak ilan etmesi herkesi şok etti.
Merkez ilçe kongresinden önce ilçe başkanlığına aday olan Gökhan Ökten'in başbakan benim merkez ilçe başkanı olarak göreve devam etmemi istiyor diyerek delegelerden oy istemesi üzerine konuşan AKP Aydın İl Başkanı ve İl Genel Meclisi Başkanı İsmail Hakkı Eser siyasetin bir gönül alma sanatı olduğunu söyledi.
BAŞBAKANIMIZ İKİNCİ PEYGAMBER GİBİDİR
Gökhan Ökten'in "Başbakan benim göreve devam etmemi istiyor' açıklamalarına gönderme yapan Eser; "Burada hak ve hukuk ihlali var. Bu noktada bazen öyle ileriye gidildi ki; benim ve il yönetim kurulu arkadaşlarımın, AKP çatısı altındaki insanlarımızın genel başkan yardımcılarımıza ve genel başkanımıza saygısı, sevgisi ve bağlılığı bile tartışılır hale getirilmeye çalışıldı. Bu çatı olan insanlarımızın başbakana olan sevgisinden, saygısından kimsenin şüphesi olmasın, olmayacaktır" dedi.
Eser bu sözlerinden sonra şok eden açıklamalarını yaptı.
Eser, "Biz başbakanımızın aşığıyız, başbakanımız bizim için adeta ikinci peygamber gibidir. Başbakana ihanet etmeyi asla kabul edemem. Bunu ne il yönetim kurulu üyelerimiz kabul eder, ne de diğer teşkilat üyelerimiz. Bizim genel başkan yardımcılarımıza ve başbakanımıza sevgimiz, saygımız en başında olduğu gibi AKP var olduğu sürece de devam edecektir" şeklinde konuştu.
ESKİ VEKİLİ DİNLEMEK İSTEMEDİLER
Partinin 21. dönem milletvekili A. Rıza Acar'ın da katıldığı yemekte, Acar konuşmasını yaparken salonun yavaş yavaş boşalması da gözlerden kaçmadı.
ASLAN'I ŞOK EDEN SESSİZLİK
Öte yandan Başkan Adayı Hakkı Aslan da, rakip adayı Gökhan Ökten'i eleştirdiği konuşmasının bir bölümünde yemeğe katılanlara "Mevcut başkan merkez ilçenin başkanı olabilir mi?" şeklinde sorusuna salondan önce bir kişi 'Hayır' cevabı verdi. Kendisini tatmin etmeyen ses nedeniyle ikinci defa sorusunu yenileyen Hakkı Aslan bu defa yine iki kişinin 'hayır' cevabıyla yetinmek durumunda kaldığı toplantının dikkat çeken bölümlerinden.
EtikHaber olarak soruyoruz:
Bizler, yani müslümanlar imanımız gereği biliyor ve inanıyoruz ki Hz. Muhammet (S.A.V) efendimiz son peygamberdir. Peki, bizim dinimiz böyle emrederken Tayyip Erdoğan'ı yeni peygamber ilan eden AKP'liler kendilerine yeni bir din mi üretmişlerdir?
Dini siyasete alet eden, siyasetçilerden, gazetecilerden, yazarlardan Tayyip Erdoğan'ın peygamber ilan edilmesine karşı herhangi bir tavır gelmediğine göre onlarında bunu kabul ettikleri anlamına mı geliyor?
İl Başkanı'nın açıklamasından mutlaka haberdar olacağından emin olduğumuz Erdoğan'da herhangi bir tepki vermediğine göre kendisini peygamber olarak gördüğü anlamına mı geliyor?
Ey Müslümanlar artık karar sizin. Allah'ın kitabı olan Kur-an'ı Kerim'de son peygamber olduğu emredilen Peygamber efendimizden (S.A.V) başka birisine peygamber demenin herhangi bir bahanesi olabilir mi?
EtikHaber sitesi olarak geçtiğimiz aylarda Recep Tayyip Erdoğan'ı "Genel Başkanımız ve Başbakanımız Sayın Tayyip Erdoğan'a biz o kadar bağlıyız ve aşığız ki bizim için adeta ikinci peygamberdir" şeklindeki sözleri ile peygamber gördüğünü ifade AKP Aydın il başkanını haber yapmıştık... Bu haberimiz çok büyük yankı uyandırdı ve bu sözlere çok büyük tepkiler geldi.
Ama AKP'li yönetici ve yandaşların Recep Tayyip Erdoğan'ı sadece peygamber olarak görmediklerini, aynı zamanda onu Allah'la bir tuttuklarına dair kitaplar yazdıkları da ortaya çıktı.
Yanlış duymadınız, o kitap içinde yeralan şiirden bir cümle aynen "Tayyibi üzmek Allah'ı üzmektir" şeklindedir.
DENİZLİ'de eşi emekli imam olan ev kadını Fatma Durmuş'un yazdığı `İlahilerle Hakka Çağrı' adlı ilahi kitabı ortalığı karıştırdı.
DİYANET ONAYLI MI?
Fatma Durmuş, yazdığı `İlahilerle Hakka Çağrı` adlı ilahi kitabının ön sözünde, yayını Diyanet`ten izinli olarak yayımladığını belirtti. Önsözün bu bölümünde şu ifadeler yer aldı:
"Recep ve Şaban aylarında yazdığımı Diyanet Yayın Kurulu`na gönderdim. Bir sene sonra neşriniz hayırlı olsun diye yazı geldi. Ben de Allah`ın izni ve Resulümün ve Diyanet`in teşviki ile bu ilahilerimi kitap olarak bastırdım."
CAMİLERDE ÜCRETSİZ DAĞITILDI
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından onaylanan, 10 bin adet bastırılan ve ücretsiz olarak özellikle camilerde dağıtılan kitap hakkında, halkın kin ve düşmanlığa teşvik edildiği, Atatürk'e hakaretlerde bulunulduğu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Peygamber ve Allah gibi gösterildiği iddiasıyla Denizli Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu.
***
KİTAPTAN BÖLÜMLER
179-182 Sayfalar `Tayyibim' isimli şiirden:
-Nerede hürriyet, cumhuriyet. Bütün taşıdıkları kötü niyet. Sade başörtüsünde vardır diyet. Suçun şiir değil dini yaşaman. Nerede dini hür vicdanı hürler. Atatürk'ün yolunda yürüyenler, okullardan kızları kovuyorlar. Suçun şiir değil, dini yaşaman. Halkçılık, insan hakları nerededir. Nerededir imam hatipliler, kurslar. Okusa da işe alınmaz bunlar. Suçun şiir değil, dini yaşamak. Tayyibim nerededir bu eşitlik. Bütün sevdikleri sarhoşluk, pislik. Deniz kıyısından bizler tiksindik. Nüfus cüzdanımızda dinimiz İslam, yaşayışta dinimiz Hristiyan. İş vermezler sonra mecbur yaşaman. Böyle yapanlar askeriyeymiş derler. Oradaki erler de bizim erler. Askeriyemiz yapmaz böyle şeyler. Nerede Necmettinler, Menderesler. Şart koşmuşlar leylek gibi açmayı, sindirmişler bunlar bizim atalarımızı. Oğlanla kız okurlarsa beraber, Sokaklar atılan çocuklarla dolar. Pamukla benzin ateşte durmazlar. Şuçun şiir değil, dini yaşaman. Tayyip Allah yolunun bekçisidir. Tayyibi üzmek Allah'ı üzmektir. Sevenlerini üzmek de aynıdır. Suçun şiir değil, dini yaşaman.
183. Sayfa, `Dinsizler Gülüyor' isimli şiirden:
-Dinimi sömürüyor bu kargalar, dinsizler gülüyor bense ağlarım. Yaşanan görüntüler büyük dehşet, Türkiye'de yaşanıyor bu dehşet. Bir Allahım bizden bu zulmü def et. Dinsizler gülüyor, bense ağlarım. Din kardeşlerim size hayranım, bir hayatınız vardır buna yanarım. Gel birleşelim bu dehşeti yıkalım. Dinsizler gülüyor, bense ağlarım. Birleşmezsek kardeşlerim eğer biz. Bu Allahsızlar bırakmaz tozumuz. Gelin verelim elele biz, dinsizler gülüyor bense ağlarım.
119. Sayfa,`Erkek Kardeşim' başlıklı bölüm:
-Senin kahraman ecdadın, namusu için can verdi. Sense bunları unuttun. Karışıp kafir, Müslüman denizlerde karını soydu. Yoksa kalmadı mı arın, inan senin ecdadın böyle yatağa yatmazdı. Eğer sen böyle gidersen inan perişan olursun. Ne ukba kalır, ne devlet. Ne karın kalır ne avlat. Zaten kalmadı itaat. Gel kardeşim kendini topla. Sözde hanım giymiş şortu, görünüyor ayıp yeri. İnan ben utanıyorum, senin kalmadı mı gücün. Çıkamaz olduk sokağa. Onları görmeyeyim diye. Kadın hakkıymış güya. Biz hiç böyle hak görmedik. Erkek giymiş baştan sona, karı açmış baştan sona. Madem eşitlik var ise; onu da ört baştan sona. Hayvanı örtmüş tüyü ile, ayıp yerini kuyruğu ile. Bize vermiş en güzelini, sende örtün onun ile.
174. sayfada `Münacaat' şiirinin dördüncü kıtası:
-Soyunup sokaklara çıkanlara, arını namusunu unutanlara. Göster ya Rab, bu güzel şeriatı. Kararmış kalpleri yıka ya Rab.
175. Sayfa `Münacaat' şiiri:
-Kötülük yapanları görmeyenleri, müminlere saldıran azgınları, Atatürk'e sığınan acizleri, kararmış kalpleri yıka Ya Rab. Atatürk'ün annesi örtülü iken başı beli açıkları koruyup, başörtümüze saldıranların kararmış kalplerini yıka Ya Rab. Bunca yapılanları unutup, ana baba köpekmiş gibi kaçanı, keyiflerince yaşayanların kararmış kalplerini yıka Ya Rab.
***

EtikHaber olarak, İslam'ın ölçülerine bu şekilde aykırı davrananlarla mücadeleye devam edeceğiz. İslama aykırı birçok davranışı sergileyenleri, Allah'la bir tutma ve onu peygamber olarak görme anlayışında olanların maskesini düşüreceğiz.
EtikHaber olarak bunları Allah'a havale ediyor ve kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz.