|
|
Köşe Yazarı : Talha ALP |
SEÇİM, ÜLKÜCÜ HAREKET VE PARADİGMA
Demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarından birisi hatta olmazsa olmazı olan bir sürece girmekteyiz ve bu manada gerek siyasi partiler gerekse duyarlı vatandaşlar endişelerini, tavırlarını ve stratejilerini belirlemek için harekete geçmişlerdir. Türk siyasi hayatında her zaman belli yeri olan ve Türk Milletinin teveccühüne mahzar olan MHP’nin tavrı da kamuoyunda seçim öncesi çok merak edilir olmuştur. Acaba hem dış güçlerin desteklediği hem de bölücülerin desteklediği siyasi partilere karşı nasıl bir strateji izlenecek? Neler yapılmalı? Adaylardaki kriterler ne olmalıdır? Gibi biri sürü soru dolaşmaktadır insanların beyinlerinde ve sözlerinde..
Tabii ki insanlar başarılı olan stratejilerden kolay kolay vazgeçmek istemez ancak yarışmaya dayalı alanlarda başarılı olduğunuzda, bu başarının nedeni olan stratejiniz (paradigmanız) artık o kadar açığa çıkmıştır ki, hem rakipleriniz bir dahaki sefere daha dikkatli olacaklardır hem de sizin planlarınıza uygulamaya sokmak için işbirliği yaptığınız kişiler tekrar aynı şeyleri gördüklerinde bir önceki heyecanlı tepkileri vermeyecektir. “Daha önce işe yaradı, bu sefer de yarar” inancı; kendini geliştirmeyi hedefleyen, amaçları olan, başarıyı arayan ve o andaki gidişatı değiştirmeyi hedefleyen insanların kendilerine yapacakları en büyük kötülük gibi görünüyor.
Öncelikle tespitler yapılmalıdır sonuçlar öncesi konjonktürü iyi gözlemlemeliyiz. Buda seçmenlerin önceliği olmalıdır. Bu değerlendirmeyi tüm siyasi partileri kapsayacak şekilde ele almak yerine, MHP ve ülkücü camianın durumunu, tavrını maddeler halinde dile getirmek bu kısa zaman içinde daha sağlıklı olur kanaatiyle değerlendirmeleri şöyle sırlayabiliriz:
-Değişim için cesaret gereklidir ve cesaret, hiçbir şeyden korkmamak değil, korkuya rağmen doğru olanı yapmaktır. Bu konuyu MHP açısından ele almakta fayda görmekteyim. Diğer siyasi organizasyonlardan daha çok bir gençlik kitlesi olan MHP değişim sürecine geçmişinden kopmamak üzere yeni açılımlar kazandırmalıdır.
- Değişim sürecini tabana gerekleriyle ve gerekçeleriyle açmalıdır.
-Seçim sürecinde neden tek çatı formülü? Sorusunun altı doldurulmalıdır. Seçmenin kafasında “hep aynı şeyler” yargısı oluşursa, söylemler ne kadar mantıklı ve toplum için faydalı olursa olsun ilk ortaya kondukları andaki önem ve şiddetlerini kaybederler. Daha yeni olanın kazanması sürpriz olmayacaktır. Siyasette yeni olan oluşumların, örneğin Genç Parti`nin, seçmenlerden önemli ölçüde destek görmesinin nedeni söylemlerin rasyonelliği değil, yeni bir paradigma içermesidir.
-Siyaset, toplumsal anlayışın değişmesinde öncelik olmuşsa bu toplumdan ziyade “uygun yönetilebilirlik strateji”lerin tespitiyle yönetim kadrolarında yapılandırılmalıdır.
Bu yazının devamı inşallah seçim sürecinde MHP ve ülkücü camianın öncelikleri olarak devam edecektir. Ülkemizde öncelikler her gün farklılaşmaktadır. Bu manada gündem tespiti ve değerlendirmesi o kadar zorlaşmıştır ki hem yöneticiler hem de gündemle alakalı olanlar ziyadesiyle bir sıkıntı yaşamaktadır...
|
 |
2009-01-05 |
Bu yazı |
2917 |
kere okundu |
|
|
|
|





Üye Ekranı
Toplam : |
34412 |
Son Üye: |
aydınlı19 |
|