Şuan Sitemiz de 19 kişi var

İletisim | Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | 08 Eylül 2010 Çarsamba

 


Köşe Yazarı : Talha ALP
Talha ALP
Yazara Ait Tüm Yazılar
SÖYLEYENE DEĞİL, SÖYLETENE BAKMAK GEREK

Bundan önce yazılarımda seçtiğim üslup, aldığım terbiye ve eğitim gereği mümkün olduğunca kimseyi kırmadan incitmeden uyarmaktı. Lakin bazen kullanılan sözler ve bu sözlerin hangi bilinçle sarf edildiği; bizler açısından sözün bittiği anlamına gelmektedir ve bu seferde kırmamak incitmemek bizlere zulüm olmaktadır. İşte böyle bir durumla karşı karşıyayız. Önce mevcut durumu teşhis bakımından kısaca sergileyelim sonra da sözün bittiği yere gelelim.

Seçim günü yaklaştıkça tüm siyasi partiler güçlerini, kucaklarındaki taşları bir bir sergilemeye başladılar. Bir bakıma da iyi oluyor. Çünkü hangi liderin, hangi, adayın kaç paralık ciğeri var; duruşuyla, tavrıyla, söylemleriyle Millet bunları daha rahat görür oldu. Şimdi tek tek bakalım hem partisine, liderine, hem de adaylarına....

Sözün bittiği yer neymiş onu bir ifade edelim...

Önce Başbakan, her siyasi partinin yetkililerinin söylediği bir sözü sarf ediyor ve diyor ki Diyarbakır ı istiyorum. Kendi seçmenine verdiği bir mesaj, gayet normal ve anlaşılır bir mesaj...

Buna karşı Diyarbakır da bir şarlatan laf ediyor ve diyor ki ecdadın gelse alamaz, sen kimsin...

Söze bakın bu şarlatan bayağı herifmiş... lafın muhatabını geçmiş, ecdadını işe karıştırmış.. belli ki kendisi bu ecdadın mensubu değil.. yada muhatap kabul ettiği kişinin ecdadının farklı olduğunu biliyor da onlara mı sesleniyor? Bunu muhatap olarak gördüğü kişi sorgulasın. Bu işin bir yönü yalnız bana dokunan tarafına değinmek istiyorum ve bu bana zulüm geliyor.

Eğer kastı bu Milletin ecdadı olan TÜRK MİLLETİ ise işte o şarlatana hoşt demek de bizlere düşer. Sen kimsin; kimin kapısından salındın, zincirini kopardın, salya, sümüğünü ortalığa bulaştırmaya çalışan şarlatan. Senin milletin nedir? Türkiye Cumhuriyeti Sınırları içinde Millet mefhumunu farklılaştırmak, milletimi şu, bu diye kategorileştirmek senin haddine değildir. Hem bu milletin verdiği vergilerle makam işgal edeceksin, maaş alacaksın, çoluğunun çocuğunun kursağında bu milletin emeği olacak, hem de milleti böleceksin, kategorilere, sınıflara ayıracaksın. Bu Millet bunun cevabını verir er geç ama bu şarlatana haddini bildirmeyen yetkililere!!! İki çift söz etmek gerek..

Yukarıda da dedim ya partilerin, liderlerinin hatta adaylarının ciğerlerini görelim diye...

Aslında Türk Milleti bunu biliyor ama yinede biz sıralayalım.

Önce sözün muhatabını ele alalım. Hani Davos kahramanı, gelecek günlerin Dünya liderini...

Davos da "one minute, one minute" demesi İngilizce bilmeyenin dahi dilinde dolaşır olmuştu, hatta sokaklar da "az kaldı adamın suratının ortasına çarpacaktı yumruğu, ama adam ezgin, büzgün ellerini bacaklarının arasına aldı boynunu bir büktü acıdı vurmadı" sözleri kulaktan kulağa dolaşır oldu. Nerdeyse mitoloji de geçen efsanelerden birisi olan tek gözlü canavarı yenen yiğit gibi nam saldı. Biz biliriz ki yiğit namıyla anılır. Buyurun millet size bu namı verdi, gösterin namınızın gereğini.

Siz kalkacaksınız bir söz sarf edeceksiniz ve muhatabınız buna karşı o lafı sergileyecek, hem de siz bu ülkede Başbakan olarak bulunacaksınız ama gereğini yapmayacaksınız. Hani Davos da Filistinlilerin hakkını savunuyordunuz ya şimdi de ecdadımın hakkını, kanını, bu ülkede vergisini verenin, vatan borcu karşılıksız sevmektir diye hesapsızca çocuğunu askere gönderen anne ve babaların, eşlerin, evlatların hakkını arayın. Bu sizin boynunuzun borcudur. Size verilen o namı hak edin. Hakkınız olanı istediğiniz gibi, sizin üzerinizde hakkı olan Millete de hakkını verin.

Bak şarlatan daha bir sürü laf etmiş, demiş ki omuzu pırpırlılarla bir oldun Şemdinli den sonra bölge halkını sattın, verdiğin sözleri tutmadın. Sahi bu Millete yansıtmadığınız bir söz mü? verdiniz bu şarlatana, hesapsızca bu lafları eder. Bunları Yüce Türk Milletinin bilmesi gerekmektedir. Çünkü siz askerine, polisine, esnafına velhasıl tüm Milletine sahip çıkmakla mükellefsiniz, bu Millet size bu görevi verdi. Hani siz öyle diyorsunuz ya... gereğini yapın. Aksi halde Millet gereğini yapacaktır, Milletin size verdiği son şanstır bilesiniz.

Her ürünün üzerinde bir yazı vardır "kullanım süresi şu kadardır" der, aynı yaklaşımla ve fizik kurallarına göre "Ampul patlamadan önce etrafına kendisinden beklenmeyen derecede bir ışık verir ve sonra patlar." Şimdi kullanım süresinin uzamasını istiyorsanız siz ve teşkilatınız gereğini yapın. Aksi halde sizinle aynı konjonktür gereği ortaya çıkan diğer partiler gibi tabela partisi olursunuz....

Diğer partiler le ve liderleriyle ilgili değerlendirmeleri bu olaya göre objektif olarak değerlendireceğim..

Buda bizim sözümüz olsun...

2009-03-01 Bu yazı  2016  kere okundu
YORUMLAR
Son Yazıları:

HANİ İKİ DEVLET TEK MİLLET ANLAYIŞ
BİRİ BABAMIZ, BİRİ AĞABEYİMİZ
SÖYLEYENE DEĞİL, SÖYLETENE BAKMAK GEREK
YAHUDİ DİASPORASI
NEDEN VE NE ZAMAN BİRLİK ?
SEÇİM, ÜLKÜCÜ HAREKET VE PARADİGMA
SADECE ANALAR MI AĞLAR!
TÜRK DÜNYASI VE TÜRK BİRLİĞİNDE TURANCILIK NEDİR?
KARA EYLÜL
HÜKMETMEK Mİ? HÜKÜMET OLMAK MI?

Başbuğ Alparslan Türkeş




Üye Ekranı
Üye adi :  
Şifre :
 

Kayıt ol

Şifremi Unuttum

Toplam : 32827
Son Üye: ceritbeyi
ANKET
Radyo 3 Hilal yayınlarını beğeniyor musunuz?
Beğeniyorum
Beğenmiyorum
Daha iyi olabilir
Sonuçlar

Add to: Facebook.com Add to: StumbleUpon Add to: Yahoo Add to: Google