ABD ve DİĞER EMPERYALİSTLERE

ABD ve Diğer emperyalistlere hatırlatılması gerekenler ve
Kerkük referandumunu doğru algılamak


Ermeni sorununun dünü, önceki günü karıştırılırsa, Amerikalı dostlarımız bundan hiç hoşnut kalmazlar. 24 Nisan tarihi soykırım günü olarak ilan edilecekmiş. Sanki ABD`nin Vietnam’daki, Fransa`da, Cezayir`deki insanlık suçlarını unutturdular. Sanki ABD yönetimi, Sili`de halkoyu ile seçilmiş Devlet Başkanı Allende’nin CIA darbesi ile devrilmesinin hiç anımsanmayacağını sanıyor. Sanki ABD’nin Grenada`ya, daha dün kadar yakin bir zamanda Fransa`nin Cad`a asker göndermelerinin hiç ama hiç akla gelmeyeceği düşünülüyor. İsterseniz, bu konuda birkaç tarihsel belgenin satir baslarını aralayalım:

İngiliz Kraliyet Matbaası tarafından basılan Birinci Dünya Savası ile ilgili gizli belgeler, Erol Ulubelen tarafından Türkçeye çevrilmiş, önce Doğan Avcıoğlu’nun yönetimindeki Yon dergisinde yayınlanmış, daha sonra kitap olarak basılmıştır. İkinci basımı Çağdaş Yayınları tarafından yapılan “İngiliz Belgeleriyle Türkiye” kitabında, Birinci Dünya Savası sırasında Ermeniler`in Amerikalılarca nasıl desteklenip kışkırtıldıklarını gösteren belgelere yer verilmiştir. Okuyalım:

Gizli Belge: Sayfa 735, belge 492. Amiral Webb’den Lord Curzon`a yazılan 19 Ağustos 1919 tarihli yazı:
— Amerika, Trabzon ve Erzurum’u içine alan bir Ermenistan’ı himaye edecek. Geri kalan dört ili de Kürt devleti olarak İngilizlerin himayesine bırakıyor..

Gizli Belge: Sayfa No:60, Belge No: 46. 5 Nisan 1920 günü Mr. Lindsay`in Washington`dan Lord Curzon`a yazdığı yazı:
— Amerikan Senatosu Ermenistan`in mandası isini görüştü. Beş yılda 757 milyon dolar verecekler. İlk başlangıçta 50.000 kişilik bir ordu yollanacak, daha sonra 200.000 kişiye çıkacak. Amerika kuvvetlerinin başına General Zames G. Harbord getirilecek. Ayrıca bütün Türkiye`nin mandası için de görüşmeler yapılmaktadır...

Gizli Belge: Sayfa No:71, Belge No:63.16 Mayıs 1920 günü Sir A. Geddes`in Lord Curzon`a yazdığı yazı:
— Amerikan hükümeti, Ermenistan`in Adana da dâhil korunmasını istiyor.
Silah, cephane, demiryolu ve her turlu malzemeyi buraya sevk edecekler . Boşaltım, Karadeniz limanlarında Amerikan bahriyesi tarafından ve Amerikan donanmasının himayesinde yapılacak. Türklerin yapacağı en ufak bir hareket Amerikalılar tarafından bastırılacaktır...

Gizli Belge: Sayfa No: 300, Belge No: 38. 28 Şubat 1920 Londra Konferansı tutanaklarından bir parça:
— Mustafa Kemal kendisini Erzurum Valisi ilan etmiş. Erzurum`da yeni kurulacak Ermeni devletinin katılacağı bir sırada bu çok anlamlı bir harekettir. Bu adam olmasaydı Ermeniler`in bir şansı olurdu...

Gizli Belge: Sayfa No: 81, Belge No: 10, tarih 16 Şubat 1920. Londra Konferansı tutanaklarından bir başka parça:
— Ermenistan`a 6 ilden başka Trabzon ve Adana da verilmelidir. Amerika Ermenistan`a yardım edecektir ve mandası altına almayı da kabul ediyor. Fransa ise Adana`yi kendisi için istiyor.

Gizli Belge: Sayfa No: 99, Belge No: 12, Londra Konferansı tutanağından bir başka ilginç parça:
— Lord Curzon, Erzincan`in da Ermenistan`a verilmesini, Karadeniz`de bir Lazistan kurulup, Ermenilerin mandasına vermek istiyor...

Bu belgeler, bugün ABD Kongresi`nde 24 Nisan tarihini `Soykırım Günü` ilan etmek isteyenlerin amaçlarını olduğu kadar, ABD`nin Lozan Barış Antlaşması`na niçin imza koymadığını da anlatmaya yetmektedir.

Atatürk, Ermeni sorununun “dünya kapitalistlerinin ekonomik çıkarlarına göre çözülmek istediğini” söylememişiydi? (Söylev ve Demeçler, C: I, S: 233). Olay, dün olduğu gibi bugün de böyledir.

Biz bugün bunca saldırıdan sonra, bu gizli belgeleri, örneğin devletin televizyonunda tek tek halkımıza gösterebiliyor muyuz? Gösteremiyorsak, Ermeni sorununun çokuluslu yanını ve uluslararası
terör ile ilgisini, diplomatik forumlarda nasıl anlatabiliyoruz?

24 Nisan tarihini soykırım günü ilan edip, Ermeni terör örgütlerine destek olan Amerikan Kongre üyeleri, 1920’lerde topraklarımız üzerinde Ermeni devleti kurmak isteyen Amerikalılar`in torunlarıdır. Bizler de bunlara karşı Kuvay-i Milliyecilerin torunları olduğumuzu hatırlatmak
zorundayız.

Gündeme dair ikinci konu olarak ele alınması gereken bir başka mesele ise Kerkük de yapılması düşünülen referandum ve referandum sonrası yaşanacak gelişmelerdir. Bu konuda çeşitli kaynaklardan alınan bilgiler çerçevesinde yazılan makaleler ve MİT tarafından hükümete rapor halinde sunulan değerlendirmede çok ilginç sonuçlara ve stratejilere ulaşılmaktadır. Özellikle Kerkük üzerine yapılan ve Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bu referandumun kamuoyuna doğru yansıtılması ve izlenecek yolun her kurum ve kuruluşla ortak olarak ele alınması en doğru hareket biçimi olacaktır.
Şimdi bu konu ile ilgili yapılan değerlendirmeleri bizler kamuoyu ile paylaşalım:

MİT Müsteşarı adına yardımcısı Cemal Uzgören imzasıyla hazırlanan Kerkük konulu bu gizli yazışmalardan birine medya gurubundan bir yazar ulaştı. Kerkük bölgesindeki tehlikeli gelişmelere işaret eden 3 Ekim 2006 tarihli bu yazı, dört başlık ve üç sayfadan oluşuyor. ‘Gizli’ damgalı yazıda, Kürt Bölgesel Yönetimi’nin Irak petrollerinin yarısından fazlasına sahip Kerkük’ü ele geçirme planları anlatılıyor. Genelkurmay, Dışişleri Başkanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’na gönderilen yazıda, Kerkük’ün Mesud Barzani başkanlığındaki Kürt Bölgesel Yönetimi’ne katılması için her türlü şartın olgunlaştığı uyarısı yapılıyor.


MİT, yazısında, Kürt yönetimi tarafından hazırlanan Irak Kürt Bölgesi Petrol Yasa Taslağı’nın Türkiye açısından taşıdığı riskleri anlatıyor. MİT, taslağın Kürt yönetiminin geleceğe dönük hedeflerini gösterdiğine işaret ediyor. Kürt Bölgesel Yönetimi’nin, “Irak merkezi hükümetini devre dışı bırakarak müstakil bir devlet gibi hareket etme noktasına geldiği’’ saptamasını yapan MİT, “Gelişmelerin hassasiyetle izlenerek, Türkiye bakımından alınabilecek tedbirlere ağırlık verilmesinde fayda görülmektedir’’ uyarısına yer veriyor.


Taslağın yasalaşması halinde Kürt Bölgesel Yönetimi’nin üçüncü ülkelerle petrol anlaşmaları yapabileceğini ve Kerkük-Yumurtalık Petrol Hattı dâhil bölgedeki tüm kontrolü ele geçirebileceğini vurgulayan MİT, Aralık 2007’de yapılacak referandum öncesinde yaşanabilecek gelişmelere işaret ediyor. Zira bu taslağa göre Kürt Bölgesel Yönetimi, Kerkük’te yaşayan halkın referandumla Kürt Bölgesi’ne bağlanacağı kanaatine varırsa, referandumdan önce bile petrol sözleşmesi yapabilecek.

“Devlet içinde devlet’’ mantığıyla hareket etmeye başlayan Kürt Bölge Yönetimi’nin Kerkük dâhil ihtilaflı topraklara el koyabileceğini vurgulayan MİT, saptamalarını dört ana başlıkta topluyor:

Kerkük ve Petrol Sahalarına İlişkin Yasa Taslağı.

Kürt Bölgesel Yönetimi (KBY) tarafından hazırlanarak Kürt Parlamentosu’na sunulacağı belirtilen Irak Kürt Bölgesi Petrol Yasa Taslağı, ‘Mevcut Saha’ ve ‘Gelecekteki Saha’ kavramlarına açıklık getiriyor. 22 Ağustos 2005 tarihi öncesinde ticari üretimde olan ve bu tarihten önce herhangi bir 12 aylık dönemde günde ortalama 20 bin varil petrol üretmiş olan petrol yatakları ‘Mevcut Saha’, bunun dışındaki tüm sahalar, ‘Gelecekteki Saha’ olarak tanımlanıyor.


Kürt Bölgesi Petrol Yasa Taslağı’nın uygulama alanı, Kürt Bölgesi’nin yanı sıra ‘İhtilaflı Topraklar’ olarak tanımlanıyor. Kerkük, ihtilaflı topraklar arasında gösteriliyor. Taslak, Kerkük’ün de içinde bulunduğu ‘ihtilaflı topraklar’ ve ‘gelecekteki saha’ olarak tanımlanan yerlerdeki petrol operasyonlarında Kürt Bölgesel Yönetimi’ni tek yetkili sayıyor.


a) Kerkük Referandumu: Taslak, Kürt Bölgesel Yönetimi’nin Kerkük başta olmak üzere ihtilaflı topraklarda yaşayan halkın bu toprakların referandumla Kürt Bölgesi’ne bağlanmasına karar vereceği kanaatine varması durumunda, referandum yapılmadan önce Kerkük dâhil ihtilaflı topraklarda istediği gibi petrol sözleşmesi yapabileceğini hükme bağlıyor.

b) Irak hükümetinden bağımsız petrol operasyonu: Taslakta, Kürt Bölgesel Yönetimi’nin komşu ülkelerle Irak hükümetinden bağımsız olarak anlaşma yapma hakkı bulunduğu ve Irak hükümetinin hiçbir yasal ve idari düzenlemesinin Kürt Bölgesi’ndeki veya ihtilaflı topraklardaki petrol operasyonları için geçerli olmayacağı dile getiriliyor.

c) Boru hatları: Kürt Bölgesi’ndeki mevcut petrol operasyonları ve boru hatları, rafineriler gibi bağlantılı tüm altyapının kontrolü Kürt Bölgesel Yönetimi’ne bırakılıyor.

d) Petrol payı: Taslak, Irak merkezi hükümetinin ülke çapındaki petrol gelirinden Kürt Bölgesel Yönetimi’ne pay vermesini de istiyor. Aksi halde Kürt Bölgesi Yönetimi’nin kendi bölgesinde ve ihtilaflı topraklardan çıkarılan petrolü doğrudan satabileceğini hükme bağlıyor. Yine taslak, geleceği değil geçmişi de garantiye almaya çalışıyor. Kürtlerin geçmişte yararlanamadıkları petrol gelirlerine işaret eden taslak, belirli bir süre geçmişe dönük ödeme yapılmasını istiyor.

e) Anlaşmalar: Taslak, Kürt Bölgesi’nde yapılan tüm anlaşmaların geçerli olduğunu vurguluyor. Bu yasanın yürürlük tarihine kadar Irak hükümetinin Kürt Bölgesi ve Kerkük’te yaptığı anlaşmalara Kürt Bölgesel Yönetimi’nin müdahil olmasını öngörüyor. Yasanın yürürlük tarihinden sonra yapılacak anlaşmalar için de Kürt Bölgesel Yönetimi’nin onayını şart koşuyor.

Evet, şimdi hiç konuyu dağıtmadan ülkemizde çıkartılmaya çalışılan Petrol Yasasını (Cumhurbaşkanı veto etmezse çıkacaktır) dikkatle izleyelim. Tarihi belgelerle ortaya konulan ABD’nin Türkiye üzerindeki emellerini ve Kerkük meselesinden sonra petrol yasası ve yabancılara toprak satma konusunu da dikkatlerinize sunarken ortak dileğimiz olmasını temenni ettiğim şu sözü hiç unutmadan her gün birbirimize hatırlatalım:

Türk’e kefen biçen zihniyet; unutma ki senin emellerine gem vuracak ülkesini karşılıksız seven yüce bir TÜRK milleti mevcuttur. Bizler Çanakkale de, Erzurum da, Maraş da, Antep de verdiğimiz şanlı mücadelenin daha şiddetlisini ve kararlısını Kerkük de de Yüce Mevla’mın izniyle ve inayetiyle yine sergileriz, çünkü biz biliyoruz ki imanımız haktır. Kanımız asildir ve bize pranga vuracak da daha yeryüzünde vücut bulmamıştır.

ALLAH TÜRK’Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN (ÂMİN)
 


Yazar: Talha Alp
Tarih: 2007-02-25


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Uchilal.net
http://www.uchilal.net

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.uchilal.net/bilgi.php?name=Yazar&op=viewarticle&artid=15