UYANIK OLMALIYIZ
Uyanık olmalıyız. Bilgili olmalıyız. Yorumlarımız ilmi ve teknik açıdan olumlu ve isabetli olmalı. Plan Program dahilinde uygulamaya konulmalı.
Öyle ki; Ülkemiz üzerinde 30 yıl öncesinden planlar yapılmış bugünlerde uygulanıyor. 2011 yılına yapılan planlarda tutarsa ki böyle giderse tutturacaklar ülkemizin doğusunu bölecekler. 2023 e de Anadolu’nun adını değiştirirler herhalde…
Son gelişmelere bir bakalım:
-Irak’ın kuzeyine, özellikle “Kuzey Irak” diyorlar. Mesut Barzani’yi sözde Kürdistan Başbakanı olarak tanıtıyorlar. Uluslar arası yazışmalarda hep sözde Kürdistan adını kullanıp kargo adresi olarak bu ismi veriyorlar. Meclis açıyorlar, oto yollarda, kavşaklarda bu ismi kullanıyorlar, asker oluşturuyorlar ve en sonunda banka bile açtılar. Yani devlet kurma işlemi tamam oluyor.

BAĞIMLIYIZ

Bu durumu ülkemiz adına tespit eden kim peki. Genel Kurmay Başkanı ve siyasi erk’ten yani Meclisten yetki istiyor. Bölücülere dünyayı dar etmek için. Bağımsız, hür bir devletin nasıl canına okumaya çalışan bir güruhun yok edilmesi için emir verecek siyasi erk emir vermekten kaçıyor… Bu kaçınmanın tek bir izahı olabilir. Acı ama gerçek, hür değil bağımlıyız.
Ve bugün yani 18 Nisan 2007 günü Malatya’da yayınevi basılıp Hıristiyanlar öldürülüyor. Amaç tamamen gündem değiştirmektir. Ülkemizi zora sokmaktır… Bu karanlıklardan bir an önce kurtulmalıyız.
Önce Fert olarak kurtulmalıyız:
NASIL:
Türk insanı çağı yakalamalı.
Çağdaşlık ne gerektiriyorsa onu yapmalı.
Çünkü; Ülkemiz üzerine hesap yapanlar çok. Bu hesapların nasıl ve ne şekilde yapıldığını, ne zaman yürürlüğe konulacağını (Hani düğmeye basıyorlar ya işte öyle) bilmezsek, bilip uyanık olmazsak maalesef milliyetçi olamayız. Bu ülkenin temel üniter yapısı da bozulur gider.
Vatandaşlarımız, yani; işçi, memur, esnaf, çiftçi, köylü, iş adamı-bürokrat vs... bu meslek guruplarına sahip insanlarımızın psikolojik savaşa kafa yormalarını beklemek mümkün değil. Bu ülkeyi yönetmeye talip olmuş siyasetçileri, bu ülkenin gözü kulağı olan sesi olan bilgili, tecrübeli, kültürlü basın mensupları, bu ülkenin özellikle eğitimcisi olan öğretmenlerimiz evet çok uyanık, çok bilgili ve teknik açıdan tecrübeli şahsiyetler olmak zorunda. Bunlar akıllı davranmak zorundalar.

PSİKOLOJİK SAVAŞ’TA HEDEF ÜLKÜCÜLERDİR

Psikolojik savaş dediğimiz olay Türkiye üzerinde uygulanıyor. Soğuk savaş tabiri ile de dillenen bu savaş tek yanlı yapılıyor. Türk insanı bu savaşın içinde mücadeleci olarak yok, ama karşı tarafın hedefi. Özellikle ABD ve AB ülkelerince uygulanan bu savaşın muhatabı Türk insanı ve özellikle MHP’liler ve de ülkücülerdir.
Türk insanı içinde yer alan şahsiyetleri yukarıda ki meslek guruplarında belirttim. Bu şahsiyetler ne kadar bilinçli olsalar da psikolojik savaşta kayıtsız kalabiliyorlar. Geriye ülkücüler kalıyor. Türkiye’de psikolojik savaşın tek hedefi ülkücülerdir.

SLOGANDAN KURTULUNMALI

Ülkücüler ise artık slogan atmaktan vazgeçmeliler. Ülkücülerin yönetim kademesindeki liderleri psikolojik savaşın ne şekilde kendilerine silah doğrulttuğunu görerek ülkücü gençliği uyarmalı, eğitmeli ve yönlendirmelidir.
Bu savaşı kazanacak tek güç Ülkücü gençliktedir. Bu potansiyel gücü bilen ABD ve AB 12 Eylül Hareketinde ilk darbeyi Ülkücülere vurdu.

Darbe ile kendine gelen ülkücüler “Artık meydanda yokuz, olayları balkondan seyredeceğiz…” diyerek ilk psikolojik savaşın işaretini vermişti. Ama bir türlü bu savaş içinde başarılı olamadılar.
Komünizme geçit vermeyen ülkücüler ABD’nin emperyalist düşüncelerinin gerçekleşmesini sağlayan kültürel yozlaşmaya maalesef set olamadılar. Neden mi? Çünkü psikolojik savaş bilgiyi, tecrübeyi, uyanık ve akıllı olmayı ardından da parasal gücü gerektiriyor.

ÖZÜMÜZÜ YOK EDEN YAYINLARA DEVAM EDİYOR

Bugün Ulusal adını verdiğimiz onlarca TV kanalları, yıllarca ülkücülerin slogan olarak söylediği “Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti”, “Her şey Türk için Türk’e göre ve Türk tarafından”, “Kanımız aksa da zafer islam’ın”, “Ya Allah bismillah Allah’ü Ekber”, gibi milli ve dini sloganların özünü yok eden yayın yapmaktalar, halada yapıyorlar. Peki bu yayınlara karşılık verecek Türkün özünü anlatacak yayın politikaları var mı? Koskoca hayır!

BAHÇELİ GERÇEĞİ GÖRDÜ

Peygamber efendimiz “Düşmanın silahıyla silahlanınız” buyurmuştur.
MHP Lideri Dr.Devlet Bahçeli Psikolojik savaşta savaşacak ülkücüleri eğitmenin çabasıyla yıllarını geçirdi. Önce ülkücülere işaret verdi. Bıyık bırakmayın. Tespih çekmeyin, üç hilalli rozet takmayın, çek senet işine karışmayın. Evet bu emirler yıllar sonra yerini buldu uygulandı ve güzelde oldu. Ülkücü gibi davrananlarla, ülkücü olanlar belli oldu. Ama bu yapılanlar parti içi muhalefetin veya eski ülkücülerin(12 Eylül öncesi) ve yahut ta içlerindeki dışardan beslenmeli psikolojik savaş askerlerinin hoşuna gitmedi ve MHP Lideri Sayın Dr. Devlet Bahçeli’yi “Ülkücülere ihanet ediyor” diye eleştirmeye başladılar.

ELİNİZE BİLGİSAYAR ALIN

Yine MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli emir verdi. “Ülkücülerin sokakta işi yok.” Evet 198O ihtilalinden hemen sonra Sayın Yaşar Yıldırım’ da o tarihlerde “Balkondan seyredeceğiz” diyordu. Bu gün de Sayın Bahçeli “sokakta yokuz” diyor. Ve doğruda diyor. Sokakta olursak gençlerimiz bilgili, tecrübeli kültürlü , uyanık ve akıllı olamayacaklar. Bu bilinçle hareket eden MHP Lideri Sayın Dr. Devlet Bahçeli, her ülkücünün elinde kalem ve bilgisayar olmasını istiyor.

ARTIK ÜRETİM VAR

Bu işaretler gösteriyor ki, ülkücülükte artık slogan atmak yok!.. Üretim var. Okuyacaksın, bileceksin ve yapacaksın. Türk Milletine doğrulan silah; sokakta İncil dağıtılarak mı geliyor… Dinler arası diyalog olarak mı geliyor, ABD’nin kolası olarak mı, yoksa Malbora sigarası olarak mı geliyor, göstermelik pkk terör olayları olarak mı geliyor, Türk bayrağını yakıp yerlere atmak olarak mı geliyor, yada ipsize sapsıza, uyuşturucudan ölene de “şehit oldu” diyerek mi geliyor… yoksa karşına koskoca bir parti olarak mı geliyor, bunların hepsinin nedenlerini bilecek ve kimler yapıyorsa yapanlara karşı mücadele edebilecek silahını geliştireceksin .
Yani aklını kullanarak bilgili bir şekilde vatandaşları uyaracaksın. Ne kadar çok vatandaş uyardın, bilinçlendirdin ise o kadar insanı oy olarak kazanabilirsin.
Kısacası her ülkücü okumalı, bilgili olmalı ve çağın silahı olan kalem ve bilgisayar ile silahlanmalı.


Yazar: Rüştü Aydın
Tarih: 2007-06-17


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Uchilal.net
http://www.uchilal.net

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.uchilal.net/bilgi.php?name=Yazar&op=viewarticle&artid=31