Değerli Uchilal.Net kullanıcıları sohbet odamız da yapılan
seminerlerimizin kayıtlarını bundan sonra sitemiz de yayınlayarak seminere
katılamayan değerli gönül dostlarımızı da bilgilendirmek istedik...
alpurungu rumuzlu değerli hocamızın vermiş olduğu seminer aşağıda yer
almaktadır...
<alpurungu>Selamun Aleyküm
<alpurungu> Hucurat Suresi : 10 -13 ayetleri (mealen)
<alpurungu> biz sizleri bir erkek ve bir kadından yarattık
<alpurungu> kavimlere kabilelere ve şubelere böldük
<alpurungu> ki bilinesiniz ve tanışasınız
<alpurungu> aranızda üstünlük Allah indinde takvası çok olandadır
<alpurungu> ..
<alpurungu> ..
<alpurungu> Değerli dava arkadaşlarım
<alpurungu> daha önceki sohbet çalışmalarımızda hatırlanacağı üzere
<alpurungu> yaratılış ve dünyaya gelişle ilgili uzun bir açıklama özetinden
sonra
<alpurungu> yeryüzünde insanların zaman içerisinde nasıl bir sapkınlığa
düştüklerini
<alpurungu> Hak ile batıl mücadelesinden nasıl bir sonuç çıkartılarak
<alpurungu> insanların şirke varan sonuçlara nasıl girdiklerini
<alpurungu> en basit gerçek olan ilk anne olan Havva adını bile
<alpurungu> Habala- Kabala - kibele - Cybele - Sibel şekillerine getirdiklerini
<alpurungu> açıklamaya çalışmıştık
<alpurungu> yukarıda mealini arz ettiğimiz ayeti kerime ile de Allah insanlara
hitap ederek
<alpurungu> temel yapının bir kadın ve bir erkekle kurulduğunu bunun da aile
olduğunu
<alpurungu> sonra bu ailelerin akrabalık bağlarıyla birleşerek kavimler meydana
getirdiğini
<alpurungu> kavimlerin de kendi iç dinamizmi içinde boy-sop-aşiret gibi
guruplara ayrıldığını
<alpurungu> bunun da bizzat Allah tarafından takdir edildiği için böyle olduğunu
<alpurungu> ama bunlardan hiçbirinin kendi kendine bir üstünlük davası
gütmemeleri gerektiğini
<alpurungu> aralarında varsa bir üstünlük
<alpurungu> onun da ancak Allah tarafından takdir edilecek olan kullukla mümkün
olduğunu
<alpurungu> yoksa bu ayrılıkların bir üstünlük için değil insanların kendileri
bakımından
<alpurungu> bir bilinmek
<alpurungu> bir tanışmak
<alpurungu> şahsiyet meydana getirmekten öte bir anlamının olmadığı
<alpurungu> ayet mealinin kısa bir açılımı yapıldığında görülecektir
<alpurungu> Bilinmek-tanışmak ve şahsiyetli olmak insanlığın
<alpurungu> medeniyet dediğimiz yapılarının da bir anlamda tarifidir
<alpurungu> ne kadar güzel ahlaka sahip olmuş iseler tarihin en büyük
medeniyetlerini kurmuşlar
<alpurungu> ama ne zaman da ahlaklarını bozmuşlarsa
<alpurungu> o zaman da o medeniyetin yerle bir olup
<alpurungu> o medeniyetin asli sahibi olan milletleri de birlikte
<alpurungu> tarihin karanlıklarına gömülmüşler yok olmuşlardır
<alpurungu> rahmetli Başbuğ´un dediği gibi
<alpurungu> hiçbir medeniyet iktisadi güçten paradan doğmamıştır
<alpurungu> hiçbir medeniyette parasızlıktan yok olmamıştır
<alpurungu> en basitinden iki insan evlenmek için bile uyum sağlayabileceği
insanı araştırırken
<alpurungu> ceberut yanı zalim ve çirkin ahlaklılığına bakarak değil
<alpurungu> iyi huy ve kaliteli kişiliğe bakarak değerlendirmektedir
<alpurungu> milletler de böyledir
<alpurungu> ..
<alpurungu> biz bu gün kısa tutmaya çalışarak ve bu çerçeveden bakarak
<alpurungu> sohbetimizi iki bölümde arz edeceğiz
<alpurungu> birinci bölümde
<alpurungu> büyük medeniyetler kurmuş büyük devletler meydana getirmiş
<alpurungu> bir millet olan Türk Milletinin
<alpurungu> geçmişinden kopmadan geleceğine bakmayı
<alpurungu> maziden güç alarak asırlar üzerinden aşıp
<alpurungu> çağ atlamayı ve atiye yani geleceğe de büyük bir Millet olarak
gitmeyi
<alpurungu> hedef alan Türk Milliyetçiliğinin
<alpurungu> şartları içerisinde ideallerini devamlı yenileyerek
<alpurungu> asrın bilimsel şartlarından ayrılmadan
<alpurungu> Türk Milletinin varlığını sürdürme ülküsünü benimsemiş
<alpurungu> Ülkücü insanımızın
<alpurungu> Ülkücü terbiyesinden bahsedeceğiz
<alpurungu> buna Dokuz Işık iki isim veriyor
<alpurungu> birincisi Ülkücülük
<alpurungu> ikincisi Ahlakçılıktır
<alpurungu> dokuz ışıkta
<alpurungu> birinci maddede Milliyetçilik
<alpurungu> ikinci maddede Ülkücülük
<alpurungu> üçüncü maddede Ahlakçılık vardır
<alpurungu> ancak bu sıralama sadece isim sayma sıralamasıdır yoksa önem
sıralaması değildir
<alpurungu> üçüncü madde olan Ahlakçılık hazmedilmeden kimse Ülkücü olamayacağı
gibi
<alpurungu> Milliyetçi de olamaz
<alpurungu> işte bu asgari
<alpurungu> şartlardan hareketle varılması hedeflenen
<alpurungu> büyük ideale de Turan diyoruz
<alpurungu> Sohbetimizin ikinci bölümü de işte bu Turan kavramı üzerine
olacaktır
<alpurungu> ...
<alpurungu> Ülkücü terbiyesi deyince Müslüman Türk insanının
<alpurungu> İslam öncesi tarihinden de kaynak bulan bir milli kültür değerler
manzumesi vardır
<alpurungu> bunu Ülkü Ocağı dediğimiz çatı altında öğrenmek
<alpurungu> Ocak kavramını benimsemek
<alpurungu> öncelikle Ülkücü terbiye yani Ahlakçılığı hayata geçirmekle
mümkündür
<alpurungu> bunu yapamayanların ne Ocak ne de kendi aile yapılarına hiçbir
faydaları olacağını sanmıyoruz
<alpurungu> bir küçüğün el öperek alına koyması
<alpurungu> sadece Türk milletinde var olan bir davranıştır
<alpurungu> daha yaşlı olanın yaşlılığını hayat tecrübesi birikimi olarak
almanın
<alpurungu> bir şekli olarak küçükler büyüklerin elini öper alına koyarlar
<alpurungu> alın dediğimiz başımızın üst ön kısmı bir işe daha yarar
<alpurungu> secde etmeye
<alpurungu> bu Allah´ın Kur´an ahlakıyla ahlaklanın emrine uymanın da bir
şeklidir öyleyse
<alpurungu> yine bu nedenle büyüğünün elini öpmeyi bilemeyenler
<alpurungu> asla teşekkür etmeyi de asla tam bilmiş olamazlar
<alpurungu> çünkü insana teşekkür etmeyi bilmeyenler
<alpurungu> şükretmeyi de bilmezler
<alpurungu> şükretmeyi bilmeyenler de bizden değildir
<alpurungu> hiçbir millette olmayan bir davranışımız daha vardır
<alpurungu> bu da ekmeği yere düşürmekten korkmaktır
<alpurungu> yere düşen ekmeği dahi
<alpurungu> bugünün serseri anlayışı ile unutmaya başlasak da
<alpurungu> yerden alır öper ve alnımıza koyarız
<alpurungu> bunun iki anlamı vardır
<alpurungu> birincisi Allah´ın bize rızası ve rızkı olan nimete şükranımızı
özürümüzü söylemektir
<alpurungu> diğeri ise
<alpurungu> kutsal emeğe
<alpurungu> alın terine gösterdiğimiz saygıdır
<alpurungu> buna da helal kazanmak diyoruz
<alpurungu> iki Müslüman arasında ilk hak selam vermek ve selam almaktan doğar
<alpurungu> selam kelimesi İslam kelimesinin hayat içinde davranış tarifi olarak
söylenmesi demektir
<alpurungu> yani selam deyince İslam demiş oluruz
<alpurungu> bu her iki kelime de
<alpurungu> İslam ve selam kelimeleri aynı anlama gelirler
<alpurungu> ayrılık sadece birinin Din mahiyetinde tarifi demek olan İslam
şekliyle adının ifade edilmesidir
<alpurungu> diğeri
<alpurungu> hayatımıza hangi açıdan baktığımızı söylemek için söylenen Selam
kelimesidir
<alpurungu> İslam ve Selam kelimelerinin aynı kelime olduğunu belirttik
<alpurungu> Türkçe tam anlamları ise tek kelimedir
<alpurungu> B A R I Ş
<alpurungu> Allah size İslamı din olarak seçtim buyuruyor
<alpurungu> yani size Barışı din seçtim buyuruyor
<alpurungu> neyin barışıdır bu öyleyse
<alpurungu> giriş bölümünde bahsettiğimiz
<alpurungu> insan yaratılışının anlatıldığı sahneleri hatırlayınız
<alpurungu> Adem ve eşi ile
<alpurungu> onlara gönül kablolarıyla bağlı olan diğer insanlık
<alpurungu> bir söz dinlememe durumu da kalmışlar
<alpurungu> bundan doğan tatsızlığın barışına hak kazanmak için de
<alpurungu> güzel ahlakla ahlaklanmakla görevli oldukları
<alpurungu> yer yüzü hayatına gönderilmektedir
<alpurungu> işte bu güzel ahlakla yıkanan nefislerimiz gusul abdestlerini
böylece alacaklar
<alpurungu> Allah huzuruna öylece temizlenmiş olarak döneceklerdir
<alpurungu> bu da kendimizle barışmamız demektir
<alpurungu> Mukarrebun cennetlerinde selam ve selam diyerek
<alpurungu> iki defa selam vererek gezenler
<alpurungu> işte buradaki o güzel ahlakla yıkanabilenlerdir
<alpurungu> Ülkücü bu nedenle
<alpurungu> A H L A K Ç I L I K
<alpurungu> maddesini hazmetmekle yükümlüdür
<alpurungu> aksi halde değil ülkücü olmak
<alpurungu> insan olmak hasletini dahi yitirmiş boş bir varlıktan başka
<alpurungu> hiçbir anlamı olmayacaktır
<alpurungu> güzel ahlakın selamdan engelleyen ilk şekli dargın durmaktır
<alpurungu> bu nedenle Müslümanın Müslümana dargınlığı haramdır
<alpurungu> dahası gönül incitmesi daha da haramdır
<alpurungu> ve en fenası da
<alpurungu> bunu bilip de hala daha dargınım diyen ahmaklardan olmaktır
<alpurungu> Müslümana ahmaklık da haramdır
<alpurungu> Resulullah (s.a.v.)
<alpurungu> Ebu Cehil gibi kafirlerden dahi ümitsiz olmamıştır
<alpurungu> dargın da olmamıştır
<alpurungu> Ebu Cehilin kapısına defalarca gidecek kadar güzel ahlakın örneğidir
<alpurungu> ülkücü için takip edilecek yolu rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş
<alpurungu> ne güzel özetlemiştir
<alpurungu> demiştir ki
<alpurungu> İslam ahlak ve fazileti, Türklük gurur ve şuuru bizim şiarımızdır
<alpurungu> müslüman müslümana kırıcı olamaz
<alpurungu> müslüman müslümana dargın olamaz
<alpurungu> müslüman müslümanın öz kardeşinden daha kardeştir
<alpurungu> Ülkücü bunların iki katına sahip olan kişidir ve sorumludur
<alpurungu> öyleyse
<alpurungu> Ülkücü olduğunu söyleyen her kim olursa
<alpurungu> kırdığı diğer ülkücü başta her insandan özür dileyecek
<alpurungu> bunu ar etmeyecek
<alpurungu> küçülme saymayacak
<alpurungu> aksina bununla büyüklük ortaya koyacaktır
<alpurungu> işte Ahlakçılık budur
<alpurungu> işte Ülkücü terbiyesi budur
<alpurungu> değerli dava arkadaşlarım
<alpurungu> geçen her saniye Allah emrinden uzak kalmış olmak istemiyorsanız
<alpurungu> onun habibi Resullullah ahlakından ahlaklanıyorsanız
<alpurungu> hemen barış yapın
<alpurungu> ,hemen İslam olun
<alpurungu> hemen Selam diyenlerden olun
<alpurungu> vesselam
<alpurungu> bu bölümü burada tamamladık Allahın izniyle
<alpurungu> şükür
<alpurungu> 10 dakika tenefüse çıkalım
<alpurungu> ardından inşallah devam ederiz
<alpurungu> T U R A N
<alpurungu> .
<alpurungu> İran edebiyatı Turan kelimesini yazılı olarak kullanan ilk kaynaktır
denilebir
<alpurungu> bu nedenle de Tuan kelimesi için bir yanılgı olarak
<alpurungu> Farsça bir kelime nazarıyla bakılmıştır
<alpurungu> bunun asıl nedeni ise daha da başka bir husustur
<alpurungu> bu da Türk dünyasının kendi tarihini ciddi bir şekilde yazmamış
olmasındandır
<alpurungu> bir bakıma İran kaynaklı Farsça eserlerden alınma bir kelime
demekten
<alpurungu> daha kötü bir durumdur Turan kelimesinin Türkçe olduğunu bilmemek
<alpurungu> bunun korkunçluğu sadece Turan kelimesini
<alpurungu> Türkçe olduğunu bilmemek de değildir
<alpurungu> Türk milletinin kendi vatan adını bilmemesidir
<alpurungu> kendi kavim adını da bilmemesidir
<alpurungu> daha önce bir sohbetimizde bu bilmezliklerimizden birini de
<alpurungu> şu andaki ülkemiz olan Anadolu adının anlamını bilmeyişimiz olarak
belirtmiştik
<alpurungu> bir milletin kültürü sadece yazılı edebiyatı
<alpurungu> sadece tarihi eserleri
<alpurungu> mimari eserleri
<alpurungu> folkloru
<alpurungu> kurduğu devletleri
<alpurungu> ve daha başka şeyleri tek başına ya da bir ikisi bir araya gelerek
gösteriyorsa
<alpurungu> bu o milletin zengin olmadığını köklü de olmadığını gösterir
<alpurungu> bu gün tarihimizin pek çok gerçekleri maalesef ne yeni nesiller ne
de belli bir yaşın üstünde olanlar bile değil
<alpurungu> neredeyse bütün bir millet tarafından bilinmemektedir
<alpurungu> ancak bunların bilinmemesi de o değerlerin gerçeklerin yokluğunu
göstermez
<alpurungu> millet olarak öğrenmediğimiz
<alpurungu> öğretilmeyen ve öğretilmemeye çalışılan pek çok gerçeğimiz ve
değerimiz vardır
<alpurungu> sözgelişi tarihte ilk cumhuriyetler deyince
<alpurungu> milattan önceki çağlarda Yunan Cumhuriyeti - Roma Cumhuriyeti ilk
örnek diye gösterilir
<alpurungu> hatta bu günkü hukuk sistemlerinin temelinin Roma hukuku olduğu
gösterilir
<alpurungu> tarihi doğru yerden ve doğru kaynaklardan olduğu kadar
<alpurungu> doğru bakış açılarıyla öğrenseydik
<alpurungu> il göreceğimiz gerçeklerden birinin
<alpurungu> Roma hukuku denen kombinasyonun aslında Türk asıllı Etrüsk
Medeniyeti olduğunu görecektik
<alpurungu> Mora yarımadasında ve dünyanın her hangi bir yerinde daha Yunanlı
diye bir millet yokken
<alpurungu> Mora Yarımadası ve Balkanlar’da
<alpurungu> Kumanlar (Kıpçaklar) soyundan boyların bulunduğunu
<alpurungu> hatta Türk adını kullandıklarını görecektik
<alpurungu> örneğin
<alpurungu> Trakya’da değişik yerlerde yapılan kazılarda
<alpurungu> elde edilen Rurik Yazı örnekleri tabletlerde T R K harflerine çok
sık rastlanmaktadır
<alpurungu> batılı araştırmacılar bu rurik yazıları çözümledikçe dehşete
kapıldılar
<alpurungu> gördükleri şeyi açıklarlarsa yaptıkları bütün planları sona erecekti
<alpurungu> neydi gördükleri şey
<alpurungu> rurik yazılarda olsun ve o dönem arkaik denen belgelerinde sessiz
harf kullanılır
<alpurungu> sesli harflere ait bir işaret kullanılmamakla beraber sessiz harfler
arasına hangi sesin geleceğini
<alpurungu> gösteren işaretlemelere de yer verilirdi
<alpurungu> buna göre bu T R K sessiz harfleri arasına - Ö - harfi geliyor
<alpurungu> T R K harfleri bu ses ile okununca T Ö R Ö K diye okunması ortaya
çıkıyor
<alpurungu> bu da binlerce yıl önce Anadolu dahil
<alpurungu> İskandinavyadan Mora Yarımadasına
<alpurungu> Aanadoludan Mısır ülkesinde Habeş sınırlarına
<alpurungu> Arap yarımadasında Yemenden Çine
<alpurungu> Japon adalarının kuzeyinden Sibirya steplerine kadar
<alpurungu> her yerde T Ö R Ö K adına rastlandığı meydana çıkıyordu
<alpurungu> bunu açıklamış olurlarsa
<alpurungu> yazdıkları tarihler paçavraya dönüyor ve yırtıp atmaları gerekiyordu
<alpurungu> oysa en az üç asırdan beri politikaları olan
<alpurungu> ama daha Selçuklular Anadolu’ya ilk girdiğinden beri
<alpurungu> Türkleri buralardan sürüp çıkarmaya kendilerine planlar programlar
<alpurungu> AB ve BOP senaryoları yazanlar
<alpurungu> asırlara yayılan mücadelelerinin boşuna olduğunu
<alpurungu> itiraf etmiş olacaklardı
<alpurungu> en önemlisi de tarihin hiçbir zamanında adı anılmamış olan
<alpurungu> 17 asır senaryoları ile ortaya atılan ve gerçekten varmış gibi
dünyayı inandırdıkları A R İ ırk kavramını da
<alpurungu> terk etmeleri gerekiyordu
<alpurungu> bu onların emperyalist amaçlarına da uymaz
<alpurungu> uydurdukları tarihe de uymaz
<alpurungu> öyleyse yalana devam etmeliydiler
<alpurungu> ve tarih yazdılar bol bol kendi bildikleri gibi
<alpurungu> istedikleri gibi yazdılar ve tarih bilimini büyük bir A R İ ırk
yalanı üzerine kurmaya çalıştılar
<alpurungu> bu da bizim yerli batı hayranlarını
<alpurungu> batının aklını akılları yerine koyanları kolayca aldattı ve
<alpurungu> bildiğimiz sahte tarihlere inanan
<alpurungu> günümüzde 30 dan çok etnik yapınız var denerek
<alpurungu> kendinden şüphe eden bir Türk Milleti ortaya çıkardılar
<alpurungu> bazı kavramları zamanında ve gerçekleri ile anlamadığımız zaman
<alpurungu> insan hayatının da normal olmayan istikametler yönelmesine
<alpurungu> sebep olunur
<alpurungu> çok basit olarak insana sorarlar
<alpurungu> Laz Türk değildir derler Lazlar siz niye etnik haklarınızı
istemiyorsunuz derler
<alpurungu> Kürtler dedikleri gibi derler
<alpurungu> kan dökülür
<alpurungu> kan döküldükçe o fikir ve inanç şekli kök salar <alpurungu> ve insan
kanını akıttığı yalanı gerçeği sayarak
<alpurungu> hangi sonuç istenirse o yolda hizmete de başlar
<alpurungu> işte bu kavramlardan biri olarak
<alpurungu> Türk kelimesi bilimsel olarak hiçbir ders kitabımızda
açıklanmamıştır
<alpurungu> Turan kelimesi adeta Türk milletini felakete götüren bir hayal diye
sunulmuştur
<alpurungu> Kızılelma hiçbir okul kitabında yer bile bulamamıştır
<alpurungu> Ay Yıldız nedir diye bu millete kendi bayrağının anlamı
açıklanmamıştır
<alpurungu> vatanlarının adı Anadolu kelimesi bir sürü uydurma hikayeye
bağlanmıştır
<alpurungu> bu kadar yok bu kadar yalan ve masal arasında yetişen hiçbir nesil
<alpurungu> öz varlığına sahip çıkamaz
<alpurungu> pekala gerçeklere bakınca ne göreceğiz
<alpurungu> Türk milletinin atasını neden bir dişi kurdun doğurduğunun
<alpurungu> böyle sembolik olarak anlatıldığını öğreneceğiz
<alpurungu> Yahudi hikayelerine dayanarak aslı astarı olmayan bir şekilde
<alpurungu> Türklerin atalarının Nuh oğlu Yafes soyuyla hiçbir ilgisinin
olmadığını göreceğiz
<alpurungu> Ay Yıldızın bir çukurda kan birikmesine ve oraya akseden hilal ve
yıldız görüntüsüne dayanmadığını göreceğiz
<alpurungu> Türk Milletine ad olan Türk kelimesinin kültür değerlerimizin
toplamının adı olduğunu göreceğiz
<alpurungu> Türk adının böylece Millet adı olduğunu ama Kavmimizin adının Türk
değil T U R olduğunu da göreceğiz
<alpurungu> T U R adı iki heceli arkaik Türkçe esaslı iki kelimeden kuruludur
<alpurungu> bu kelimeler
<alpurungu> Te - Ur kelimeleridir
<alpurungu> Te kelimesi ti, ta gibi de cümledeki anlam ve ses senkronizasyonuna
göre şekil almaktdır
<alpurungu> Te, ta, ti hece kelimesi Arapça tekil ilah kelimesi karşılığında
halık olan yani yaratan sıfatına karşılık kullanılır
<alpurungu> Ur kelimesi
<alpurungu> oğul, yerleşik topluluk, şehirli anlamlarına gelir
<alpurungu> Türkçe transkripsiyon uygulayarak T U R şekline getirildiğinde
<alpurungu> Yaratanın var ettiği oğlul (erkek değil-kadın ve erkeklerin bütünü)
demektir
<alpurungu> Yaratanın var ettiği oğullar demektir kısacası ve Türk milletinin
kavim adıdır
<alpurungu> Orhun abidelinde açık şekilde görüldüğü üzere
<alpurungu> yer ile gök arasında Gök-Tengri’nin (Rahmanın demektir) yarattığı
<alpurungu> diyerek Han kendisinin nasıl var edildiğini anlatır
<alpurungu> böyle başlar Türk destanları
<alpurungu> burada şunu da belirtelim
<alpurungu> Gök-Tengir deyişi Gök Tanrısı demek değildir Arapçadaki Rahman
karşılığıdır
<alpurungu> Yir-Tengri de Yer Tanrısı demek olmayıp Arapçadaki Rahiym
karşılığıdır
<alpurungu> bunu besmeledeki şekliyle bakarsak
<alpurungu> Bismillahirrahmanirrahim derken söylendiğindeki gibi anlamak gerekir
<alpurungu> rahman ve rahim adının üzerindeki Allah demektir besmele
<alpurungu> Türk din terminolojisinde T U R ve Türk kelimelerinde bu tarz
anlamlar yüklüdür
<alpurungu> T U R adına ilk devlet de Anadolu üzerinde kurulmuş olup sınırları
Kafkasya’ya kadar uzanmıştı
<alpurungu> bu dönemde Persler ve Partlar T U R adıyla tanışmışlar
<alpurungu> bu soyun kesimleri olan Asya Turanlıları ile eşanlamlı bir kelime
kabul etmişler
<alpurungu> T U R ların ülkesine Türklerin Turan deyişini aynen kendi yazılı
eserlerine geçirmişlerdir
<alpurungu> en geniş şekliyle de Oğuz Han’ın Turların Hanı olarak Antakya’ya
geldiği ve Antakya şehrini uzun bir kuşatmadan sonra
<alpurungu> ele geçirip burada yani Antakya’da 17 sene kaldığı
anlatılmaktadır
<alpurungu> bu olayı tarihçi Heredot MÖ 6. asır diye anlatır ise de
<alpurungu> MÖ 2000 yıllarında Hz.İbrahim zamanında olmuştur
<alpurungu> Turan adının ve ülkesinin tarihteki anlamına böylece kısa bir giriş
yapmış olduk
<alpurungu> günümüzdeki anlamı ile Turan
<alpurungu> Türk ellerinin hür ve bağımsız olarak
<alpurungu> bir entegrasyon içinde olması demektir
<alpurungu> şimdilik burada konumuzu bırakalım
<alpurungu> başka bir gün inşallah devam ederiz
<alpurungu> hakkınızı helal ediniz lütfen
<alpurungu> varsa soruları alabiliriz
<alpurungu> .
Yazar: SEMİNERLERİMİZ
Tarih: 2008-02-16