SADECE ANALAR MI AĞLAR!

               Öncelikle Şüheda diyerek canlarını NAMUS, BAYRAK, TOPRAK ve ALLAH yolunda hesapsızca feda edenleri rahmetle anıyoruz ve;

* “Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin. Aksine onlar diridirler ancak siz fark edemiyorsunuz.” (Bakara, 2/154)

Ayetine bizleri de mahzar etmesini niyaz ederek, yazımıza konu olan “Sadece ANALAR MI ağlar!”’a o duygu yüklü hislerle cevap arayalım:

               Gün geldi bu kutsal toprakları fethetmek için, gün geldi HAKKA hizmeti ibadet saydığımız için yiğitler pusatlandı ve meydanlara indi. Analar, yarenler bağrına taş bastı ve bizi merak etme gözün arkada kalmasın diyerek “yiğitlerini, meydanlarda namın yürüsün adın Mehmet olsun. Bu yoldan dönersen hakkım sana haram olsun” sözleriyle cepheden cepheye gönderdi. Sahi Mehmetler neden şehit oldu! Sahi analar neden ağlar! Sesinizi duyar gibiyim. Eğer, ağlamaya sadece iki damla tuzlu su gibi bir mana yüklemeden bakarsak, ‘Anadolu ağlıyor’ dediğinizi duyar gibiyim…

               Evet Anadolu! Her karışı şehit kanıyla sulanan bu kutsal topraklar, uğrunda can alınıp can verilen o kutsal topraklar. Her şehidi için manayı hüzünle birleştiren o kan kırmızısı olan ve sinesinde hayat bulan narin çiçeğe “Ağla Karanfil Ağla” şehidinin arkasından sen ağla diyerek hayat veriyor ve ALLAH’ın (c.c) ayetine kayıtsız teslim oluyor. Her şehidine sinesinde can veriyor.

               Anadolu’m mahsun çiçeğim!

Bir Cuma günü, kılıp Cuma Namazını, açıp ellerini Rahman’a: “Ya Rabb’i! Kalbim sana ayandır. Niyetim halistir…” diyerek, nusret-i ilahiyi talepten sonra; giyip beyaz urbalarını kefen belleyerek… Sonra, bağlayıp atının kuyruğunu Türk töresince kendi elleriyle ve en ön safa geçip ölüme meydan okuyan Sultan Alp Arslan’ı yad’ edip ağlıyor mudur?

Anadolu’m ağlıyorumdur acep çağ açıp çağ kapatan Hanlar Hanı Fatihine? Ya da "Korkan eteklik giyip karısının dizinin dibinde otursun. Ben, gerekirse, tek başıma da giderim…" diyerek cihana yiğitlik dersi veren Yavuz Hanına?
Nebiliyim işte İffet ve namus abidesi olan Nene Hatununa, ya da düşmanlarınca; savaş ve siyaset dehası olarak saygıyla yad edilen;

Türk’ün cesaret ve kahramanlığını bir kez daha cihana gösteren Mustafa Kemal Atatürk çapında devlet büyüklerinden mahrumiyetin ızdırabını duyarak ağlıyor mudur?

Acaba, Anadolu ağlıyor mudur?

Şöyle kulağınızı yaklaştırın kara bağrına o toprağın göreceksiniz ve duyacaksınız ki size şöyle ses verecektir Anadolu’m

Yeter artık!..

Yetmeli artık!..

Bu mübarek toprak da, bu toprağın üzerinde yaşayan ne necip Türk Milleti, ne de Analar ağlamamalı… Titreyip kendimize gelmeliyiz. Aslımıza rücû etmeliyiz… Bunun için de, vatan toprağıyla sadece ayaklarımızla irtibatlı olma hastalığından kurtulmalıyız…
 


Yazar: Talha Alp
Tarih: 2008-02-29


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Uchilal.net
http://www.uchilal.net

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.uchilal.net/bilgi.php?name=Yazar&op=viewarticle&artid=57