BERAT KANDİLİ

<alpurungu> Resul-u Ekrem şöyle buyurmuştur:
<alpurungu> "Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Ve o gecenin gündüzünde (şaban ayının on dördüncü günü) oruç tutunuz.
<alpurungu> Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ o andan fecir oluncaya kadar: `Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. (Bir belâ ile) müptelâ olan yok mu, ona kurtuluş vereyim` buyurur." (İbn Mâce)
<alpurungu> .
<alpurungu> Ayrıca, Berat gecesi, Kuran-ı Kerimin Levh-i Mahfuzdan dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna inzal denir. Kadir gecesinde ise Peygambere ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da tenzil denir.
<alpurungu> .
<alpurungu> .
<alpurungu> .
<alpurungu> Bi-ismillah-ir-rahmanürrahim
<alpurungu> .
<alpurungu> .
<alpurungu> değerli Dava arkadaşlarım
<alpurungu> bu gece bilindiği üzere Beraat Kandilidir
<alpurungu> Beraat kandilinin cümle Türk ve İslam alemine mübarek olmasını
<alpurungu> inşaallah hayırlara vesile olmasını dileriz
<alpurungu> bu gecenin yani Beraat Kandili geleneğinin İslam dini emirlerinden biri olmadığı kesindir
<alpurungu> ancak Resul-i Ekrem efendimiz bu gece ve gündüzünün ihya edilmesini tavsiye buyurmuşlardır
<alpurungu> kandil geceleri Hicri 3. asırdan itibaren
<alpurungu> tasavvuf ehli tarafından belirlenerek gelenek şekline getirilmiş
<alpurungu> Beraat Kandili de Osmanlı Han`ı 2. Selim zamanında
<alpurungu> ayrıca minarelere kandil asılarak ilan edilen diğer mübarek gecelerden olup
<alpurungu> bu kandil asma geleneği sebebiyle de Kandil adı verilmiştir
<alpurungu> bu kandillere iki minare arasında gerilen hatlara yapılmış dizilişler sağlanmış
<alpurungu> buna Mahya adı da verilmiştir
<alpurungu> Mahya`lar genel olarak Ramazan ayında sürekli asılır olmuşlardır
<alpurungu> Kadir Gecesi, Mir`ac Gecsi gibi isimler işte bu kandilli mahya asma geleneği de Türk Dünyası içinde yaylımış
<alpurungu> diğer İslam ülkelerinde bilinmemektedir
<alpurungu> bu mübarek gecelerin pek çokları diğer İslam ülkelerinde pek önemsenmezken
<alpurungu> Türk dünyası bu gecelere çok değer vermiştir
<alpurungu> yine bu hususta da Türk Tasavvuf yapılanmalarının yaygın ve etkin olması dikkat çekicidir
<alpurungu> Türk Dünyası`nın kendine has kültür yapısının İslam Dini`ni yaşama ve hayatın içine nakış nakış işleme
<alpurungu> metodolojisinde
<alpurungu> İslam Öncesi Türk Kültür yapısının da çok etkisi olmuştur
<alpurungu> Türk İslamı denecek kadar İslam dinine farklı bir bakış açısı ve
<alpurungu> bidat-ı hasene denebilecek eklemeler yapılmış olması
<alpurungu> İslam dinini anlama ve yaşama yorumları
<alpurungu> tümüyle değişiklikler kazandırmış
<alpurungu> Kuran tefsiri ve yorumlarını da etkileyecek kadar kapsamlı anlama kabiliyetleri de kazandırmıştır
<alpurungu> Türk Kültürü İslam dinini yaşama gayretinden etkilendiği kadar
<alpurungu> İslam Dini`ni pratik hayatta yaşama gayretine de büyük etkiler bırakmıştır
<alpurungu> bir örnek vermek gerekirse
<alpurungu> şu örneğimiz çok çarpıcıdır diyebiliriz
<alpurungu> bilindiği üzere
<alpurungu> bu gün pek çok hassasiyetlerin deforme olduğu, dejenerasyonun en koyu şekillerinin yaşandığı
<alpurungu> şu gevşemiş toplumsal ve milli kültür değerlerimiz
<alpurungu> ve hatta İslam dinine lakayt bakış açılarımıza rağmen
<alpurungu> sokakta bir kişinin sözgelişi yumruk büyüklüğünde bir ekmeğe tekme atmasının
<alpurungu> kızdırmayacağı hiç kimse neredeyse yoktur
<alpurungu> o ekmeğe telme atanın başına bir çok şeyler o anda geliverir
<alpurungu> o kişinin sağlığı orada bozuluverebilir
<alpurungu> neden
<alpurungu> toplum bunu sağlıklı bir davranış karşılamadığından filan değil
<alpurungu> tamamen inanç ve kültür değerlerimizin en zayıf kişilikli insanımızda bile ne derece
<alpurungu> içimize işlemiş olduğunu gösterir
<alpurungu> ekmeğe tekme atmanın bu denli kızgınlık doğuracağı Türk Dünyası dışında
<alpurungu> ne bir toplum ne bir ülke daha gösterilemez
<alpurungu> aynı kişi Suudi Arabistan`da aynı ekmeğe tekme atsa ona hiç kimse kızmayacaktır
<alpurungu> Mısır yahut Libya`da da olsa kimse bunu umursamayacaktır
<alpurungu> İslam Dini hükümleri içinde ekmeğe tekme atmanın haram yahut başka bir yorumu yoktur
<alpurungu> bu davranışa kızgınlık gösteren Türk düşünce sistemidir
<alpurungu> Türk`ün İslam`a, emeğe, alın terine, Allah`ın verdiği rızıka bakış açısından başka bir neden yoktur
<alpurungu> işte aynen bunun gibi
<alpurungu> Kandil Geceleri de Türk dünyası içinde çok farklı ve önemli bir yer tutmaktadır
<alpurungu> bu farklı bakışın geri planında Türk`ün İslam`ı anlama ve yorumlamada
<alpurungu> kültür-zihniyet yapısının tümden gelimci karakteri yatar
<alpurungu> Türk düşünce sistematiği dediğimiz Türk kültür -zihniyet yapısının tümden gelimci metodolojisi
<alpurungu> yeryüzünde hiçbir millet ve kültürde bulunmamaktadır
<alpurungu> sosyolojik bir kesinlikle biliyoruz ki
<alpurungu> tümden gelimci kültür-zihniyet yapısını taşıyan yegane Millet
<alpurungu> Türk Milletidir
<alpurungu> nedir tümden gelimci düşünce yapısı?
<alpurungu> maddi ve manevi
<alpurungu> akla gelen ve gelebilecek ne varsa
<alpurungu> her şeyin bir yaratan esasından başladığını
<alpurungu> her şeyin sebebinin bir yaratan olduğunu
<alpurungu> düşünce sistemine yerleştirerek
<alpurungu> hayatı ve evreni ve hatta evrensel olan her değer ve nicelik ve nitelikleri
<alpurungu> yaratıcıdan başlayan bir ortaya çıkış süreciyle ele almakta ve
<alpurungu> yukardan aşağıya doğru genişleyen bir yapı içinde tasarlamakta ve düşünmektedir tümden gelimci metodoloji
<alpurungu> her şeyin başlangıcını
<alpurungu> zamanın, hayatın, varlığın ve hatta yok oluşun başlangıcını yaratıcıyla başlatan bir yapıdır tümden gelimci kültür zihniyet yapısı
<alpurungu> Türk Milleti için
<alpurungu> bunu başka hiçbir millette yahut kültürde ve ülkede bulmak mümkün değildir
<alpurungu> sözgelişi konuşma şeklimizde cümle kuruşumuz dahi
<alpurungu> yüklemi sona
<alpurungu> işi yapanı başa yerleştirerek
<alpurungu> bu karakterde yapılanmaktadır
<alpurungu> Arapça, Rusça, Farsça, Almanca, İngilizce, Hintçe, Çince vbg daha diğer bütün milletlerin dillerinde
<alpurungu> yüklem başta yahut ortada
<alpurungu> yüklem denen eylemin faili yani yapıcısı ise cümlenin çok defa sonında yer almaktadır
<alpurungu> Ku`an-ı Kerim kitabımızın da dili Arapça olmakla cümleleri, ayetleri Arap dil yapısı nedeniyle tüme varımcı
<alpurungu> yani eylem yapıcıyı-faili cümlenin sonuna getirmektedir
<alpurungu> ancak Ku`an bu dil yapısına rağmen Arap dili ve kültürü gibi tüme varımcı değildir
<alpurungu> tam aksine tüme varımcı dil ile tüme varımcı bir millete ilk defa vahyedildiği halde
<alpurungu> bütün Kuran anlam ve kabiliyeti tümüyle tümden gelimci metodolojiyi kullanmaktadır
<alpurungu> buna tasavvuf ehlimiz zıtların birliği ilkesi demişler
<alpurungu> yani diliyle tüme varımcı
<alpurungu> anlamıyla tümden gelimcidir Kuran-ı Kerim
<alpurungu> işte bu anlamının ve kapsamının tümden gelimci oluşuna uyan
<alpurungu> Türk Milleti dili ve kültür zihniyeti dışında bir örnek daha bulunamamaktadır
<alpurungu> Kuran anlamı ve kapsamını da bu oratak özellikleri sebebiyle en iyi kavramış ve anlamış yegane millet de Türk milletidir
<alpurungu> Türk Dünyasının dejenere edilmesinde batılılar kadar doğulu İslam milletlerinin de elbirliği ve işbirliği yaptığını
<alpurungu> tarih boyunca görmüş bulunmaktayız
<alpurungu> neden yapılır bu dersek
<alpurungu> Türk dünyasının İslam anlama ve uygulamada kendilerindeki yetersizliği bir türlü kabul edememektedirler
<alpurungu> ve bunun yanısıra da aynı anlayışla anlamak zor geldiğinden kendileri nasıl Kuran anlamından uzak kalıyor iseler
<alpurungu> Türk Dünyası`nı da kendilerine benzetmeye çalışmaktadırlar
<alpurungu> bunu Türkün İslam anlayışına isyan ve diğer kıtal davranışları ile tüm islam dünyası özellikle
<alpurungu> 18. asırdan itibaren ispat etmişlerdir
<alpurungu> İslam`ın kelam, itikad ve akaid alimlerine bakalım
<alpurungu> İmam Maturidi, İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam Hanbel
<alpurungu> ve benzerleri pek çok değerli kişi
<alpurungu> Türk olup çeşitli kaynaklarda bunların uydurma nesep senaryoları ile Türk olmadıkları
<alpurungu> Arap soylu oldukları asırlardır işlenmiştir
<alpurungu> İslam`ın ilk şehidi olan Hz.Sümeyye annemiz`in asıl adı Pamuk olan bir Özbek Türkü olduğunu,
<alpurungu> İslam`ın Bedir, Hendek, Uhud ve diğer kutlu savaşlarında kullandıkları kılıç ve zırhları yapanın
<alpurungu> Mekke`de ilk demirci dükkanını açan ve kılıç ustası olan sahabe Hz.Süreyc olduğunu
<alpurungu> Arap edebiyatını mahvolmaktan kurtaran ve Arap dilini de kurtarmış olan büyük edip ve şair Ubeydullah`ın Hz.Süreyc`in oğlu
<alpurungu> yine Arap Musikisini şekillendiren ve notalandıran büyük şair ve edebiyatçı aynı zamanda musiki dehası olan
<alpurungu> Abdullah`ın da Hz.Süreyc`in torunu, Ubeydullah`ın oğlu olduğunu
<alpurungu> ve daha yüzlerce örneği gösterecebileceğimiz müsbet ve nazari bilimler alimlerinin Türk soylu olduklarını
<alpurungu> hep unutturmak ve saklamak istemişler
<alpurungu> dahası illa ki bunlar Arap`tır dedirtmeye çalışmışlardır
<alpurungu> Türk`ün tarih içinde olan yeri kadar İslam dininin anlatım ve yorumunda da büyük öenemi olduğunu
<alpurungu> İmam Nakşibendi hazretleri`nin kendisi gibi hocası Hacı Ahmet Yesevinin de Türk olduğunu yine gizlediklerini
<alpurungu> görmezlikten gelmek mümkün değildir
<alpurungu> Türk Milletinin bu değerli şahsiyetlerinin
<alpurungu> Kerbala muhasarası esnasında da Resul-i Ekrem efendimizin sevgili torunu Hz.Hüseyin yanında olduklarını
<alpurungu> onun ve ağabeyi Hz.Hasan`ın kızlarının İstanbul`da Sümbülefendi Camisi bahçesindeki kabirlerinin ayak ucunda
<alpurungu> İstanbul fethinin haberini bekleyen Türk Fatih Sultan Mehmet Han`ın
<alpurungu> 300 m ilerdeki surlara tırmanarak
<alpurungu> vücuduna saplanan yüzlerce ok ve mızrağa rağmen
<alpurungu> haber bekleyen Fatih Mehmet Han`a var gücüyle bağırarak
<alpurungu> Sultanım
<alpurungu> Resulullah burada
<alpurungu> diye fethin müyesser oluşunu müjdeleyen Uluabatlı Hasan`ın da bir Türk olduğunu
<alpurungu> Hasan ve Hüseyin efendilerimizin kızlarının ayak uçlarından fetihin haberinin alınışının ardından
<alpurungu> ilk fermenın Türkçe yayınlanarak
<alpurungu> İstanbul`da artık Türkçe konuşulacağının ilan edilişini
<alpurungu> hep gizlediler veya başka şekillere soktular
<alpurungu> neden
<alpurungu> tümden gelimciliği asla anlayamamış olmalarındandır
<alpurungu> dolayısı ile tümden gelimci metodoloji ile anlamını ifade eden Kuran`ı da anck en doğru anlayacak olan
<alpurungu> yine tümden gelimci bakış açısıyla Türklerdir
<alpurungu> işte bu bakış açısıyla yaratılıştan başlayarak
<alpurungu> evren tarihine giriş yapmak
<alpurungu> insanlık tarihini öğrenmek
<alpurungu> neden yaratıldık sorularına en doğru cevabı bulmak
<alpurungu> Beraat gecesi de dahil
<alpurungu> diğer Kandil gecelerinin anlam ve değerlerini de anlamak
<alpurungu> yine bu metodoloji ile biz Türk Milleti`ne nasip edilmiş bir görevdir
<alpurungu> işte bu nedenle sahih hadiste Resul-i Ekrem buyuruyor ki
<alpurungu> İlim on ise dokuzu Türklere verilmiştir. Ümmetimin mülkünü işte bu Kantura Nesli ilk defa zaptedecek ve elinde en uzun da onlar tutacaktır
<alpurungu> yine ümmetimin mülkünü en son eline alacak ve ümmetimi kurtuluşa götürecek de bu Kantura Neslidir
<alpurungu> buyurmaktadırlar
<alpurungu> bir diğer sahih hadislerinde de
<alpurungu> Türkçeyi iyi öğreniniz, Habeşler ve Türkler size harbetmedikçe onlarla harbetmeyiniz
<alpurungu> buyurmuşlardır
<alpurungu> ayrıca kendileri de gençliği ve Hz.Hatice ile ilk evlendiklerinde
<alpurungu> bir Türk beldesi olan Merv ve o sıralarda Türk tüccarların elinde bulunan Basra Pazarı`na defalarca ticaret seferi yapmışlar
<alpurungu> bu 27 yıllık ticaret hayatlarında Türklerle çok yakın ilişkilerde bulunmuşlardır
<alpurungu> Türklerin onunla ilişkileri sadece ticaret ile sınırlı kalmamış devlet geleneğini de
<alpurungu> İstemi Han`ın oğlu bizzat Merv Şehrinde kendilerine anlatmışlar
<alpurungu> çok sonra yazılacak olan 47 asıl 2 de geçici maddesi olan Medine Deklarasyonu
<alpurungu> yani dünyanın ilk yazılı anayasasını
<alpurungu> ilk cumhuriyet anayasasını
<alpurungu> işte bu İstemi Han oğlundan aldığı fikirlerle yazdıracaktır
<alpurungu> yer yüzünde ilk yetişmiş kurmay subaylardan biridir Resulullah
<alpurungu> o sadece nebi sadece Emir değildir
<alpurungu> çok değerli bir de komutanlık vasfı vardır ve bu vasfını günümüzde kurmay subaylık olarak tarif ediyoruz
<alpurungu> Medine`de yürüttüğü sivil ve askeri icraatlar tümüyle kurmay bir subay mantığı ile ele alnmış
<alpurungu> yaptığı cephe savaşları kadar yürüttüğü gerilla (komando) savaşları da en az devlet yönetme yeteneği kadar ileridir
<alpurungu> bir aile resi, baba ve akraba olarak da örnek bir şahsiyet sergilemiştir
<alpurungu> işte bu çok yönlü muhteşem hayatın içinde
<alpurungu> Kuar dediğimiz muazzam mucize
<alpurungu> ilk defa kitap halinde bir bütün olarak kendisine bu Beraat Gecesi içinde tebliğ edilmiş, inzal olunmuştur
<alpurungu> Kadir gecesi ile de Ramazan ayı içerisinde bölümler halinde tebliği başlatılmıştır
<alpurungu> bu ilk inzal ve peyderpey tebliğin yapıldığı anda melek Cebrail aleyhisselam için Resulullah şöyle buyuruyor
<alpurungu> onun 600 kandı vardı
<alpurungu> onun 600 kanadı vardı
<alpurungu> o devirde ve uzun asırlar boyunca
<alpurungu> bu altıyüz kanat sözünü insanlar
<alpurungu> sırtında kuşların yahut kuğuların kanatları gibi 600 telekli kanat şeklinde düşünmüşlerdir
<alpurungu> bunun da nedeni melekleri insan biçimli ve kanatlı olarak tasvir eden diğer batıl dinler ve putperest anlayışların
<alpurungu> özellikle de İsrailoğullarının efsanelerinin etkili olmasındandır
<alpurungu> oysa bu 600 kanat Kuran ayetlerinin gerektiği gibi ele alınması halinde
<alpurungu> sanıldığı gibi kuş kanadı gibi kanatlar olmayıp
<alpurungu> teklik yasağı sebebiyle iki boyutluluk özelliği taşıyan
<alpurungu> iki boyutlu düzlemlerin çok yönlü ve içten dışa dıştan da içe yönelmiş
<alpurungu> boyut fazlalığını görmekteyiz
<alpurungu> bizim evren tarifimizde temel ölçü şudur
<alpurungu> bu evren dört boyutludur
<alpurungu> eni, boyu, yüksekliği ve bir de bunlara dikey olan zaman boyutu vardır
<alpurungu> biz bu dört boyutlu evrende yaşıyoruz
<alpurungu> bu dört boyutlu evrende üç ve daha az boyutları rahatça bulur ve gösteririz
<alpurungu> örneğin
<alpurungu> üç boyutlu bir nesne olarak su bardağı diyebiliriz
<alpurungu> eni, boyu derinliği ve bunların bütünü olan hacmi vardır
<alpurungu> bardağın atomlarının yarı ömrü ile de nesnel ömrünü yani zaman boyutunu tarid ederiz
<alpurungu> buna bir diğer örnek yer küre diyebiliriz
<alpurungu> çapı genişliği, çevresi boyu ve derinliği vardır
<alpurungu> yer küre dediğimiz bu dünyanın herhangi bir yerinde duran bir insan ortalama ve yaklaşık olarak
<alpurungu> saatte 1400 km den daha fazla bir hızla hareket eder ama bunu hissetmez
<alpurungu> çünkü dünya bu hızla kendi etrafında döner
<alpurungu> dünyanın güneş etrafındfa dönüşü
<alpurungu> güneşin de kendi yörüngesi üzerinde samanyolu galaksisi sarmalındaki yolunda ilerlemesi
<alpurungu> çok daha korkunç hızlarda olmaktadır
<alpurungu> işte bu hız ve mesafe kavramları evrenin en boy yükseklik ve zaman koordinatlarıonın varlığını bize ispat eder
<alpurungu> Kuran işte bunu çeşitli ayetlerle izah eder
<alpurungu> sonra da bunu ancak alimler anlar der pek çok defa
<alpurungu> yani Kuran anlamak için alimlik çok önemli bir şarttır
<alpurungu> yüzlerce defa ilim yapın, düşünün, fikir yürütün emri alimliğe yani bilime ne denli önem vermek gerektiğini anlatmak içindir
<alpurungu> alimlik deyince de şu zannedilmemelidir
<alpurungu> bilindiği üzere
<alpurungu> Kuran okuyan, Arapçadan tercüme yapan, biraz hadis bilen
<alpurungu> kelam fıkıh ve akaidden de bir şeyler anlatabilenler
<alpurungu> alim olarak nitelenmektedirler
<alpurungu> mutlaka bu da çok önemlidir
<alpurungu> ancak
<alpurungu> Kuran sadece onların dediklerinden ibaret değildir
<alpurungu> Kurn içinde ve dışında İslam biliminin çok daha başka esasları da vardır
<alpurungu> sözgelişi
<alpurungu> Tin Suresi ilk ayeti
<alpurungu> andolsun incire ve zeytine
<alpurungu> diye başlar
<alpurungu> yani Allah
<alpurungu> zeytine ve incire yemin etmektedir
<alpurungu> hiçbir tefsir kitabı incirin ve zeytinin
<alpurungu> bu ayet devamında gelen
<alpurungu> şüphesiz biz insanı en güzel şekilde yarattık
<alpurungu> buyuran ayetiyle ilgisini anlatmamaktadır
<alpurungu> incir ve zeytinin insan yaratılışı ile ne alakası olduğunu işte bu bahsettiğimiz alimlerden başka alanlarda da ilim yapmış olan
<alpurungu> bilim adamları açıklayacaklar ve ortaya koyacaklar, insanların da bundan nasıl yararlanacaklarını söyleyeceklerdir
<alpurungu> hiçbir tefsit kitabımız yahut meal kitabımız
<alpurungu> Hadid Suresinde söylenen
<alpurungu> biz size iki demiri verdik ayetindeki demirlerin
<alpurungu> bilimsel adları ile Ferrum-1 ve Ferrum-2 olduğunu söylememektedir
<alpurungu> Tarık Suresinde ilk ayette geçen
<alpurungu> Sema (gök) ve Tarık
<alpurungu> kelimelerini
<alpurungu> ayette olmadığı halde andolsun diyerek vermektedirler ve olmayan yemini yazdıktan başka
<alpurungu> Tarık da bir yıldız demektedirler
<alpurungu> oysa astronomi biliminin hiç bir devrinde
<alpurungu> hiçbir çağda Tarık adında bir yıldızı hiç olmamıştır
<alpurungu> hala da yoktur
<alpurungu> Tarık kelimesinin devamında onun karanlıkları yararak ileleyişi belirtilmekte
<alpurungu> bunun da ışın tanesi yani foton hareketi olduğunu hiçbir tefsir kitabımız söylememektedir
<alpurungu> bu şekilde verebileceğimiz yüzlerce örnek vardır
<alpurungu> görüldüğü üzere
<alpurungu> ayetler sadece helal haram, caiz, mekruh yahut başka emirler içermezler
<alpurungu> o sadece kimya fizik matematik kitabı da değildir
<alpurungu> yatalış bir bütündür ve bu bütün levh-i mahfuzdan açıklanmak üzere Kuran indirilmiştir
<alpurungu> öyleyse Kuran içinde her sahadan bilgi bulunacaktır
<alpurungu> iyi anlayanlara
<alpurungu> iyi düşünenlere
<alpurungu> ve ibret almayı bişlenlere sayılamayacak kadar çok dersler olduğu da yine Kuran içinde yüzlerce kere tekrarlanmaktdır
<alpurungu> çağmızın insanı
<alpurungu> özellikle gençliği
<alpurungu> artık sadece yüzeysel anlatımla yetinmemekte
<alpurungu> çok kapsamlı ve ileri iletişimler sayesinde
<alpurungu> çok yönlü bilgilere de ulaşmaktadır
<alpurungu> bu çerçeveden bakınca
<alpurungu> 1200 sene 500 sene hatta 100 sene önceki tefsirler ve mealler
<alpurungu> çağın aradığı pek çok şeye cevap vermemektedir
<alpurungu> bu cevap vermeyen meal ve tefsirlerle kalmak ise
<alpurungu> Kuran emrine aykırı kalmaktır
<alpurungu> Bu gece tekrarlar isek Beraat Kandilidir
<alpurungu> Beraat Kandili denen bu gece
<alpurungu> Ramazan Ayının müjdeleyici
<alpurungu> bir bakıma Kadir Gecesi müjdecisidir
<alpurungu> bu gece Kuran bir bütün olarak Levhi Mahfuzdan alınmış ve inzal buyurulmuştur
<alpurungu> Kadir gecesinde de peyder pey ayetler halinde zamana yayılarak tebliği başlamıştır
<alpurungu> dolayısı ile Beraat Gecsi en az Kadir Gecsi kadar önemli bir zaman dilimidir ve ihya edilmesi de Resul-i Ekrem tavsiyesidir
<alpurungu> cümle İslam Alemine, Türk Dünyasına hayırlar gelmesine vesile olmasını temenni ediyoruz
<alpurungu> bu geceki seminerimizin birinci bölümünü burada bitiriyoruz
<alpurungu> hakkınızı helal ediniz
<alpurungu> .
<alpurungu> .
<alpurungu> .
<alpurungu> İkinci bölümümüz
<alpurungu> Kuantum Fiziği ve yaratılış bahsidir
<alpurungu> arzu edilirse bu gün devam ederiz
<alpurungu> yahur arzu edilirse önmüzdeki hafta konumuz yaparız
<alpurungu> .
<alpurungu> .
<alpurungu> .
<alpurungu> başta Resullullah olmak üzere
<alpurungu> cümle İslam ehline, cümle şehitlerimize
<alpurungu> ve hassetan Başbuğ Alparslan Türkeş ruhuna
<alpurungu> lillahül Fatiha


Yazar: SEMİNERLERİMİZ
Tarih: 16-08-2008


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Uchilal.net
http://www.uchilal.net

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.uchilal.net/bilgi.php?name=Yazar&op=viewarticle&artid=67