
Tarih: 17 Haziran 2007 Pazar SEVGİYİ SONSUZ YAŞAMAK
Aşkın ömrü, yaşamın sebebi, huzurun yolları. “İşte geldik gidiyoruz şen
olasın Halep şehri” diye bir söz vardı, yaşamın hızlı geçişini, bizlerin çekip
gitmesine rağmen kalan şeylerin olduğunu anlatan güzel bir sözdür. Eskiden sık
kullanırdım, uzun süredir kullanmıyordum bu sözü, uzun zamandır aynı yerlerde
dolaşmışım demek ki. Yer değiştirmemişim, iş değiştirmemişim. Çok mu durağan
kalmışım şu son on yıldır acaba. Durup beklemediğim halde, kalkıp gitmemişim de.
Beden yer değiştirmese de, düşüncelerin yer değiştirmesi de “işte geldik
gidiyoruz şen olasın eski düşünceler” şeklinde bir sözle veda etmeyi gerektirir
mi? Hangi düşüncenin tamamı beni kendinde tutabilir ki, fanatik yapabilir ki?
Çok zor, düşünceler, felsefeler de kıvırtıp durdukça, beyin de kıvırıp durmaz
mı? Bu beyin o nedenle boğum boğum değil midir, her boğumunda eski düşünceleri
boğsun öğütsün diye.
Zaman geldi ve unutmanın
ihanetini içimizde hissettik. O karlı günde hep bir ağızdan söz verdik unutmadık
unutturmayacağız diye avazımızın çıktığınca ama beynimizin kıvrımları
sözlerimize, yüreğimize sirayet etmişçesine kıvırdık. Yaşayamadık, yaşatamadık
ve sözlerimiz havanda su dövdü izi bile kalmadı. Unutmayanlar elbette var
kıvırmayanlarda…
İşte Başbuğum sözünün eri, yüreğinin sesi bir ülkücü gençlik emanetini el
üstünde tutmaya yeminli ve “ebed müddet hâkim olsun diye devlet” gecesini
gündüzüne katan bir gençlik sevdasını yaşıyor;
Yaprak gibi savrulur DÖKÜLÜR MÜ bu sevda
Ve yahut yüreğimden SÖKÜLÜR MÜ bu sevda
Ve hep bir ağızdan kutlu yolda yürümeye yemin ediyor. Gösterdiğin ülküde, aynı
çatı altında ve daha azimli olarak “BİZ GELİYORUZ LİDER ÜLKE TÜRKİYE HEDEFİNİ
GERÇEKLEŞTİRMEK ÜZERE” ve saflar daha sıkı yürekler daha samimi olarak….
Rahat uyu kabrinde Başbuğum. Emanetin yüreklerde her daim baki kalacaktır.
Talha Alp

Bu köşe yazısı 304 defa okundu. Toplam 248 kelime
YAZIYA YORUM YAPMAK İÇİN TIKLAYINIZ
|