
Tarih: 17 Haziran 2007 Pazar UYANIK OLMALIYIZ
Uyanık olmalıyız. Bilgili olmalıyız. Yorumlarımız ilmi ve teknik açıdan
olumlu ve isabetli olmalı. Plan Program dahilinde uygulamaya konulmalı.
Öyle ki; Ülkemiz üzerinde 30 yıl öncesinden planlar yapılmış bugünlerde
uygulanıyor. 2011 yılına yapılan planlarda tutarsa ki böyle giderse
tutturacaklar ülkemizin doğusunu bölecekler. 2023 e de Anadolu’nun adını
değiştirirler herhalde…
Son gelişmelere bir bakalım:
-Irak’ın kuzeyine, özellikle “Kuzey Irak” diyorlar. Mesut Barzani’yi sözde
Kürdistan Başbakanı olarak tanıtıyorlar. Uluslar arası yazışmalarda hep sözde
Kürdistan adını kullanıp kargo adresi olarak bu ismi veriyorlar. Meclis
açıyorlar, oto yollarda, kavşaklarda bu ismi kullanıyorlar, asker oluşturuyorlar
ve en sonunda banka bile açtılar. Yani devlet kurma işlemi tamam oluyor.
BAĞIMLIYIZ
Bu durumu ülkemiz adına tespit eden kim peki. Genel Kurmay Başkanı ve siyasi
erk’ten yani Meclisten yetki istiyor. Bölücülere dünyayı dar etmek için.
Bağımsız, hür bir devletin nasıl canına okumaya çalışan bir güruhun yok edilmesi
için emir verecek siyasi erk emir vermekten kaçıyor… Bu kaçınmanın tek bir izahı
olabilir. Acı ama gerçek, hür değil bağımlıyız.
Ve bugün yani 18 Nisan 2007 günü Malatya’da yayınevi basılıp Hıristiyanlar
öldürülüyor. Amaç tamamen gündem değiştirmektir. Ülkemizi zora sokmaktır… Bu
karanlıklardan bir an önce kurtulmalıyız.
Önce Fert olarak kurtulmalıyız:
NASIL:
Türk insanı çağı yakalamalı.
Çağdaşlık ne gerektiriyorsa onu yapmalı.
Çünkü; Ülkemiz üzerine hesap yapanlar çok. Bu hesapların nasıl ve ne şekilde
yapıldığını, ne zaman yürürlüğe konulacağını (Hani düğmeye basıyorlar ya işte
öyle) bilmezsek, bilip uyanık olmazsak maalesef milliyetçi olamayız. Bu ülkenin
temel üniter yapısı da bozulur gider.
Vatandaşlarımız, yani; işçi, memur, esnaf, çiftçi, köylü, iş adamı-bürokrat
vs... bu meslek guruplarına sahip insanlarımızın psikolojik savaşa kafa
yormalarını beklemek mümkün değil. Bu ülkeyi yönetmeye talip olmuş
siyasetçileri, bu ülkenin gözü kulağı olan sesi olan bilgili, tecrübeli,
kültürlü basın mensupları, bu ülkenin özellikle eğitimcisi olan öğretmenlerimiz
evet çok uyanık, çok bilgili ve teknik açıdan tecrübeli şahsiyetler olmak
zorunda. Bunlar akıllı davranmak zorundalar.
PSİKOLOJİK SAVAŞ’TA HEDEF ÜLKÜCÜLERDİR
Psikolojik savaş dediğimiz olay Türkiye üzerinde uygulanıyor. Soğuk savaş tabiri
ile de dillenen bu savaş tek yanlı yapılıyor. Türk insanı bu savaşın içinde
mücadeleci olarak yok, ama karşı tarafın hedefi. Özellikle ABD ve AB ülkelerince
uygulanan bu savaşın muhatabı Türk insanı ve özellikle MHP’liler ve de
ülkücülerdir.
Türk insanı içinde yer alan şahsiyetleri yukarıda ki meslek guruplarında
belirttim. Bu şahsiyetler ne kadar bilinçli olsalar da psikolojik savaşta
kayıtsız kalabiliyorlar. Geriye ülkücüler kalıyor. Türkiye’de psikolojik savaşın
tek hedefi ülkücülerdir.
SLOGANDAN KURTULUNMALI
Ülkücüler ise artık slogan atmaktan vazgeçmeliler. Ülkücülerin yönetim
kademesindeki liderleri psikolojik savaşın ne şekilde kendilerine silah
doğrulttuğunu görerek ülkücü gençliği uyarmalı, eğitmeli ve yönlendirmelidir.
Bu savaşı kazanacak tek güç Ülkücü gençliktedir. Bu potansiyel gücü bilen ABD ve
AB 12 Eylül Hareketinde ilk darbeyi Ülkücülere vurdu.
Darbe ile kendine gelen ülkücüler “Artık meydanda yokuz, olayları balkondan
seyredeceğiz…” diyerek ilk psikolojik savaşın işaretini vermişti. Ama bir türlü
bu savaş içinde başarılı olamadılar.
Komünizme geçit vermeyen ülkücüler ABD’nin emperyalist düşüncelerinin
gerçekleşmesini sağlayan kültürel yozlaşmaya maalesef set olamadılar. Neden mi?
Çünkü psikolojik savaş bilgiyi, tecrübeyi, uyanık ve akıllı olmayı ardından da
parasal gücü gerektiriyor.
ÖZÜMÜZÜ YOK EDEN YAYINLARA DEVAM EDİYOR
Bugün Ulusal adını verdiğimiz onlarca TV kanalları, yıllarca ülkücülerin slogan
olarak söylediği “Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve fazileti”, “Her şey
Türk için Türk’e göre ve Türk tarafından”, “Kanımız aksa da zafer islam’ın”, “Ya
Allah bismillah Allah’ü Ekber”, gibi milli ve dini sloganların özünü yok eden
yayın yapmaktalar, halada yapıyorlar. Peki bu yayınlara karşılık verecek Türkün
özünü anlatacak yayın politikaları var mı? Koskoca hayır!
BAHÇELİ GERÇEĞİ GÖRDÜ
Peygamber efendimiz “Düşmanın silahıyla silahlanınız” buyurmuştur.
MHP Lideri Dr.Devlet Bahçeli Psikolojik savaşta savaşacak ülkücüleri eğitmenin
çabasıyla yıllarını geçirdi. Önce ülkücülere işaret verdi. Bıyık bırakmayın.
Tespih çekmeyin, üç hilalli rozet takmayın, çek senet işine karışmayın. Evet bu
emirler yıllar sonra yerini buldu uygulandı ve güzelde oldu. Ülkücü gibi
davrananlarla, ülkücü olanlar belli oldu. Ama bu yapılanlar parti içi
muhalefetin veya eski ülkücülerin(12 Eylül öncesi) ve yahut ta içlerindeki
dışardan beslenmeli psikolojik savaş askerlerinin hoşuna gitmedi ve MHP Lideri
Sayın Dr. Devlet Bahçeli’yi “Ülkücülere ihanet ediyor” diye eleştirmeye
başladılar.
ELİNİZE BİLGİSAYAR ALIN
Yine MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli emir verdi. “Ülkücülerin sokakta işi yok.”
Evet 198O ihtilalinden hemen sonra Sayın Yaşar Yıldırım’ da o tarihlerde
“Balkondan seyredeceğiz” diyordu. Bu gün de Sayın Bahçeli “sokakta yokuz” diyor.
Ve doğruda diyor. Sokakta olursak gençlerimiz bilgili, tecrübeli kültürlü ,
uyanık ve akıllı olamayacaklar. Bu bilinçle hareket eden MHP Lideri Sayın Dr.
Devlet Bahçeli, her ülkücünün elinde kalem ve bilgisayar olmasını istiyor.
ARTIK ÜRETİM VAR
Bu işaretler gösteriyor ki, ülkücülükte artık slogan atmak yok!.. Üretim var.
Okuyacaksın, bileceksin ve yapacaksın. Türk Milletine doğrulan silah; sokakta
İncil dağıtılarak mı geliyor… Dinler arası diyalog olarak mı geliyor, ABD’nin
kolası olarak mı, yoksa Malbora sigarası olarak mı geliyor, göstermelik pkk
terör olayları olarak mı geliyor, Türk bayrağını yakıp yerlere atmak olarak mı
geliyor, yada ipsize sapsıza, uyuşturucudan ölene de “şehit oldu” diyerek mi
geliyor… yoksa karşına koskoca bir parti olarak mı geliyor, bunların hepsinin
nedenlerini bilecek ve kimler yapıyorsa yapanlara karşı mücadele edebilecek
silahını geliştireceksin .
Yani aklını kullanarak bilgili bir şekilde vatandaşları uyaracaksın. Ne kadar
çok vatandaş uyardın, bilinçlendirdin ise o kadar insanı oy olarak
kazanabilirsin.
Kısacası her ülkücü okumalı, bilgili olmalı ve çağın silahı olan kalem ve
bilgisayar ile silahlanmalı.
Rüştü Aydın

Bu köşe yazısı 381 defa okundu. Toplam 819 kelime
YAZIYA YORUM YAPMAK İÇİN TIKLAYINIZ
|