ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN

  Sık kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası
    Bölümler

  Ana Sayfa

  Radyo 3 Hilal

  Duvar Kağıtları

  Başbuğ Yazıları

  Ülkücü Hareket

  Bir Şehit Adı Yaşat

  E-Kartlar

  Programlarımız

  Yazarlarımız

  Haber Arşivi

  Anketler

  Türkçe İsimler

  Türk Dünyası

  Tavsiye Et

  İletişim

  Radyo Ekleyin

  Künyemiz

    Resimler

 Başbuğ Resimleri

 Bozkurt Resimleri

 Asker Resimleri

    Ses / Görüntü

 Müzik / MP3 Dinle

 Başbuğ Görüntüler

 Ülkücü Hareket

 Klipler

 Osmanlı Padişahları

 Çizgi Filmler

 Filmler

 Belgeseller

 İslam Büyükleri

    Sanatçılarımız

 Ahmet Şafak

 Ahmet Yılmaz

 Ali Aksoy

 Ali Kınık

 Aşık Sefai

 Araz Elses

 Arif Nazım

 Atilla Yılmaz

 Aybüke Ayberk

 Başkal

 Cafer Altun

 Grup Gökçen

 Grup Ötüken

 İbrahim Dülger

 İbrahim Sadri

 F. Kaya Kuzucu

 Mahmut Polat

 Mustafa Yıldızdoğan

 Osman Öztunç

 Ozan Arif

 Ozan Nihat

 Serdarcan

 Yıldırım Gürses

 Yıldırım Yıldızdoğan

 Zafer İşleyen

    Dede Korkut

    Destanlar

    Yatan Asker
    Günün Duası

    Proje
Siz de bir şehidimizin adını yaşatmak ister misiniz ?
 
Ahmet Kerse
Cevdet Karakaş
Dündar Taşer
Dursun Önkuzu
Fikri Arıkan
Halil Esendağ
Mustafa Pehlivanoğlu
Nurullah Ceren
Ruhi Kılıçkıran
Selçuk Duracık
Süleyman Özmen
Velican Oduncu
 


Ahmet Turan TİRYAKİ



Tarih: 17 Haziran 2007 Pazar

NEDEN 3 MAYIS, NEDEN BAYRAM


3 Mayıs 1944 tarihi, kendisinden sonraki yılları nasıl şekillendirdiği dikkate alınırsa hayli önemli bir gündür. 3 Mayıs’ı ortaya çıkaran süreçle ilgili malumat yeter derecede uzmanlar tarafından ortaya konulduğu için olayların akışı bu yazının konusu değildir.

Bu günün sonraki yıllarda algılanışı üzerinde çok mühim iki ismin çelişkili ifadelerine dikkat çekmek ve ilk bakışta çelişki gibi duran bu ifadelerin zihnî arka planına ait tahminler yürütmek istiyorum.

Bildiğiniz gibi 3 Mayıs gününün en dikkat çekici ismi Hüseyin Nihal Atsız’dı. Sabahattin Ali’yi açıktan ve çok sert eleştirerek sürecin başlamasını tetiklemiş ve bütün mahkeme boyunca da dik duruşuyla abideleşmiştir.

Türkçülük – Turancılık davası ilk olarak 26 Nisan 1944’te başlamış, Sabahattin Ali’nin Atsız Bey’den davacı olduğu için açılan mahkemenin ilk duruşmasında Atsız Bey “Sabahattin Ali’den sorulsun, hıyanetini ispat edelim mi? Buna razı mı?” diye sormuştur. Sabahattin Ali’nin sessiz kalması sonucu mahkeme 3 Mayıs 1944 tarihine ertelenmiştir.

3 Mayıs 1944 tarihinde mahkemenin dışında binlerce Türkçü genç yürümüş ve kolluk kuvvetlerinin şiddetli mukavemeti ile karşı karşıya kalmıştır.

Bu kısa bilgiden sonra Atsız Bey’e kulak verelim:

“Türkçülükte ilk hareketi 3 Mayıs 1944 Çarşamba günü, Ankara’daki birkaç bin meçhul Türk genci yaptı. Bu bakımdan Türkçülük tarihinde onların hususi bir şerefi vardır.

Bundan sonra 3 Mayıs Türkçülerin günüdür. Ona bir bayram diyemiyeceğiz. Çünkü yıllarla süren büyük ızdırabımız o gün başlamıştır. Ona bir matem demek de kabil değildir. Çünkü bunca sıkıntıların arasında bize büyük bir imtihan vermek, yürekliyle yüreksizi er meydanında denemek, yahşı ile yamanı ayırmak fırsatını vermiştir. O güne kadar tehlikelerden gafil bir çocuk toyluğu ile yürüyen Türkçülük 3 Mayıs’ta gafletten ayrılmış, maskelerin arkasındaki iğrenç yüzleri görmüş, can düşmanlarını tanımış, dost sandığı hainleri ayırt etmiş, hayalin yumuşak bulutlarından gerçeğin sert topraklarına düşmüştür. Böyle sağlam bir sonuca varmak için çekilen bunca sıkıntılar boşa gitmiş sayılmaz. Bundan dolayı biz 3 Mayıs’a Türkçülerin günü deyip çıkıyoruz.” (İlk olarak Kür Şad Dergisi’nde, 1946 yılında, ikinci sayıda, daha sonra ise Orkun Dergisi’nde, 1962 yılında, üçüncü - dördüncü sayıda yayınlanmıştır.)

Görüldüğü gibi Atsız Bey, kendisinin Sabahattin Ali’ye karşı vatan haini ithamını, dava açılmasını, 26 Nisan’daki mahkemeyi önemsememekte, Türkçülük şuurunun bir “aydın hareketi olmaktan çıkıp halka ve özellikle gençlere mâl olmasını”, ileride hatırlanacak bir olay olarak değerlendirmektedir. Burada asıl olan Atsız Bey’in yargılanması olsaydı, bugün 26 Nisan tarihini takvimlerimizde işaretlemiş olacaktık. Atsız Bey’e göre altı çizilmesi gereken Türk gençliğinin bu davaya sahip çıktığı gündür. Bu bakımdan 3 Mayıs tarihi tekrar değerlendirilmeli ve bu bakış açısıyla gözden geçirilmelidir.

Daha sonraki yıllarda, Türkçülük-Turancılık davalarında piyade üsteğmen iken yargılanan Rahmetli Alparslan Türkeş 3 Mayıs için “Bayram” ifadesini kullanmıştır:

“3 Mayıs, Türk Milliyetçilerinin bayramıdır. 3 Mayıs, bundan otuz iki yıl önce idealist ve vatanperver bir grubun, o devrin dikta rejimine karşı başlattığı kutsal gayeli bir hareketin ilk adımıdır.” (Alparslan Türkeş, 30 Nisan 1976, Milliyet Gazetesi)

1944’ten hemen iki yıl sonra taptaze hatıralarla 3 Mayıs’ı yazan Atsız Bey bu gün için bayram diyemezken, davadan otuz iki sene sonra Türkeş Bey bu günü bayram olarak ilan etmiştir.

Takvimler 16 Aralık 1986’yı gösterdiğinde Kazakistan’ın o zamanki başkenti Almatı’da dünya tarihini etkileyecek olaylar yaşanmıştı. Kazakistan’ın başına bir Rus’un başbakan olarak atanması üzerine Almatı’daki Türk gençliği buna isyan etmiş ve olaylar çıkmıştı. Almatı tam 2 ay süreyle yasak şehir ilan edilmiş, birçok Kazak genci öldürülmüştü. Ancak başlayan bu isyan bütün Sovyet coğrafyasına yayılmış, Sovyetlerin dağılma sürecini başlatan glastnost ve perestroyka tartışılmaya başlamıştı. Neticesinde Sovyetler Birliği kendi kendini dağıttı ve Türk Cumhuriyetleri bağımsızlıklarına kavuştular. 16 Aralık 1986’da başlayan olaylar Jeltoksan Olayları olarak tarihe geçti.

Bugün Kazakistan Jeltoksan’ı bir bayram olarak kutluyor. Rus tanklarının Almatı’da yaptığı vahşet, hürriyet yolunda verilmesi gereken diyet olarak görülüyor ve Kazak halkı bu diyeti ödemenin gerekliliğinin idrakinde. Böyle bir diyet ödenmesi gerektiğinde bunu ödeyebilmiş olmanın da gururunu yaşıyor.
Şüphesiz ki Jeltoksan Olayları hatıraları taze iken bayram olarak kutlanamadı. Üzerinden uzun yıllar geçti, yaşanılan olayın sonuçları Kazak halkına ve tüm Türk Milleti’ne güzel günler olarak yansıdı.

Rahmetli Başbuğumuz da 3 Mayıs günü üzerindeki tasarrufunu, bu düşünce ve hislerle kullanmış olmalıdır.

3 Mayıs neresinden bakılırsa bakılsın buruk bir bayramdır. Bu günü yaşarken Atsız Bey ve arkadaşlarını daha iyi anlamaya çalışmak, verilen mücadelenin bugünkü ortağı olmaya gayret etmek en büyük vazifemiz olsa gerektir.
Türkçülüğün aydın hareketi olmaktan çıkıp halkın fikri olduğu gün 26 Nisan değil, 3 Mayıs olduğu için, gün 3 Mayıs’tır; bu gün Türk milletine aydınlık bir çağ açtığı için de acı hatıralarına rağmen kutlu bir gündür ve bayramdır.

Yaşasın Türkçülük mücadelemiz.

Ahmet Turan Tiryaki
3 Mayıs 2007


  
Ahmet Turan TİRYAKİ




Bu köşe yazısı 514 defa okundu. Toplam 706 kelime



YAZIYA YORUM YAPMAK İÇİN TIKLAYINIZ



[ Geri Dön: Ahmet Turan TİRYAKİ ] - [ Yazarlar Bölümü ]

   
   

    Köşe Yazarları

AY YILDIZ - Son Bölüm

TERÖRÜN YENİ ADI “DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ”

KUANTUM FİZİĞİ - YARATILIŞ VE ANATOMİMİZ 3

NEDEN VE NE ZAMAN BİRLİK ?

    Hesabınız
Üye Olun
Kayıp Şifre

 
Üyelik:
Bugün: 40
Dün: 38
Toplam Üye: 20,203
Son Üye: ersin42

Şu An Bağlı:
Misafir(ler): 198
Üye(ler): 18
Toplam: 216
    Anket
Yayınlarımız da aşağıdaki müzik türklerine yer verilsin mi ?

Arabesk
Fantezi
Türkçe Pop
Hepsi
Hiçbiri



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 2732
Yorum: 37
    AKP`nin İlkleri

    Günlük Ziyaretçi
Pazartesi3091
Salı3005
Çarşamba2907
Perşembe3315
Cuma3075
Cumartesi3333
Pazar3274
Toplam:5205515
En Çok:3678
    Destekleyenler
Aytwien.com

Kırşehirliler.net

Kielturkocagi.de

Mhpcanik.com

Reis66.net

Turklugundestani.com

Ulkucutavir.com

Sizin Siteniz
www.uchilal.net

Anti SPAM - SPAM Avcısı