Bugünlerde alışkanlık haline getirilen ve manası bayağılaştırılan Türk Dünyası
Kurultayından söz etmeden önce bilinmesi elzem olan en önemli konu Türk Dünyası
neresidir?. Hangi bölgelerde ne kadar Türk var sorusunun cevabını vermek ve ona
göre stratejiler belirlemek daha akla uygun olur
Türk dünyasına, nüfus ve coğrafi ölçümüne göre şöyle bir bakacak olursak sadece
geleneksel ve kutlama gününde hatırlanılan bir etkinlikten öte neler ifade
ettiği daha anlam bulur kanaatindeyim.
Türkiye, Kafkasya, Kuzey ve Güney Azerbaycan, Hazar Gölü’nün bütün çevresi,
Kadim Doğu ve Batı Türkistan, Afganistan ile Doğu, Güney ve Batı Sibirya, Türk
Boğazı’na kadar bütün Saka diyarı ve bugünkü Moğolistan’ın ortasından Batı’sına
kadar olan yerlerin tamamına TÜRK DÜNYASI denir. Bu sınırlamaya üzerinde
milyondan az Türk yasayan ufak toprak parçacıkları eklersek (Fars (İran),
Kerkük, Bayır bucak, Kıbrıs, Batı Trakya, Makedonya, Romanya, Gagavuz Eli, Kırım
Eli vs.) coğrafya daha da genişlemiş olur. İşte burada Ömer Seyfettin’in meşhur
hikayesinde “Türk hakanı’nın atının gidebildiği yerdir.” ifadesinde dediği Turan
bugün sınırları çizilebilse de, yarın bu sınırların değişmeyeceğini kimse
garanti edemez. Mesele, Kızıl Elma idealinin gönüllerde yaşatılmasıdır.
Bugün gerçekçi olarak düşünürsek; yukarıda tanımlamaya çalıştığımız toprakların
sınırları içinde kalan bölge, Türk siyasi terminolojisinde ”TÜRK DÜNYASI” olarak
anılmaktadır. Bu bölge içerisinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye,
Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan olmak üzere yedi
bağımsız, Tataristan Çuvaşistan, Başkırdistan, Hakasya, Tuva, Sakaeli ve Doğu
Türkistan olmak üzere yedi otonom cumhuriyeti bulunmaktadır. Bölgede, büyük Türk
ağacının dalları olan; Azeriler, Özbekler, Tatarlar, Çuvaşlar, Kazaklar,
Kırgızlar, Uygurlar, Karakalpaklar, Balkarlar, Türkmenler, Nogaylar, Altaylar,
Hakaslar, Sakalar, Tuvalar, Televütler, Şorlar, Karaimler, Dolganlar ve Oğuzlar
yaşamaktadır.
Bölgenin dışında, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Moldavya ve Ukrayna’da
azınlık olarak ABD, Avrupa ve Avustralya’da işçi veya akademisyen olarak yaşayan
milyonlarca Türk bulunmaktadır.
Şimdi düşünülebilir bu bilgiler zaten bildik olanlardı yada ne gerek duydunuz da
yazdınız gibi sorular akla uygun sorulardır. Ozaman lafı fazla uzatmaya gerek
yok.
Benim topraklarımda hak iddia edenlere, birliğimi bozmaya yönelik faaliyetlerde
bulunanlara aleni ve açık olarak ifade ediyorum. Bir karış toprağımıza on karış
toprak alırız. Bir ser verirsek on ser alırız. Bugün ülkemde çıkartılan kaos
ortamında “azdan az çok dan çok” mantığını aynen sizin topraklarınızda da
uygulamaktan geri durmayız. Tarih tekerrür ederken sadece bize yönelik tekerrür
etmez.
İşte bu temenni ve düşüncelerimde eksik olan sadece ve sadece siyasi irade ve
cesarettir. Ümit ediyorum ki Türk Milleti bu gaflet ve delalet uykusundan “Ey
Türk titre ve kendine dön” diyerek geleceğe yönelik 2023 lider ülke Türkiye
Ülküsünden şaşmayacaktır.
Azmi ve cesareti Türk’e göre, yaşam gayesi Türk için olan bilge liderlerle
aydınlık Türkiye ve Büyük Türk Birliğine doğru yolumuz açık olsun
temennisiyle…..