Beyninde birisine karşı kişisel kin, nefret duyguları besleyen ve eli kalem
tutan yazar; okuyucular ve okuyucuları tarafından pek sevilmez. Yazdıkları
konularda geçen tespitlerine ise hiç itibar edilmez.
Kişinin hata yaptığını, bu hatasını tekrarlayarak toplumuna zarar verdiğini
düşünen ‘önyargılı’ konu yazarı: Seçtiği konuya din(inanç) gözlüğünden bakarak
kişiye zarar vermeyi düşünürse vay haline, üstelik birde gülünç hale düşer.
“Yeni Çağ gazetesi yazarı Selahattin Önkibar’ın "Politika Günlüğü"
başlıklı dünkü köşesinde, "Bahçeli, MHP Genel Merkezi’ndeki imamı neden kovdu?"
başlıklı yazısındaki iddiaları gündeme bomba gibi düştü.” Haberi bu
şekliyle veren haber7.com sitesi altın madeni bulmuş gibi Cuma namazının
önemini vurgulayan hadisleri de yayınlayarak, imamı destekleyen cümleler kurdu.
MHP Genel Merkezinin imamı; Sayın MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’yi Cuma
namazına davet etme yetkisini nerden almış ve neden bu ‘kovulma’ olayını
Selahattin Önkibar’a anlatma ihtiyacı hissetmiş? Artı: Selahattin Önkibar
Yeniçağ Gazetesinde MHP ile ilgili yazılarında, genellikle; MHP Genel Başkanı
Dr. Devlet Bahçeli’yi hedef alan eleştiri yazıları yazıyor? Kişilerle uğraşmak
sayın yazarın kişisel bir zevki midir?
Bu soruların cevapları benim için çok önemli.
Çünkü; Dr. Devlet Bahçeli Laik Cumhuriyeti yönetmeye talip bir partinin Genel
Başkanıdır. Din içerikli görsel ibadetler ile ülke siyaseti yapılmayacağını
hepimiz “laiklik” çerçevesinde biliyoruz.
Namaz, İslam dininin görsel olarak yapılan bir ibadet şeklidir. Cuma namazı da
halk ile camide kılınan bir ibadettir.
Üç kere üç Cuma’ya gidilmezse; gitmeyen kişi ne olur?
Bu bir inançtır. Bu inancı kimlerin yapıp kimlerin yapmadığı gibi bir sorunun
cevabı; köşe yazılarında aranmaz.
Bir siyasetçinin seçimde talip olacağı oyların ölçüsünü Cuma namazı da tayin
etmez. Sayın yazar bir çok ilde MHP’nin aldığı düşük oyların sonucunu Cuma
namazına bağlaması bu sebeple çok komiktir. Laikliği de zedeler.
***
İstiklal Harbi zamanında: İngiliz ajanı sahte imam Sait Molla’yı Mustafa Kemal
Atatürk keşfettiği gibi Nutuk kitabına da bugünlere örnek olsun diye hainliğini
içeren sayfaları yazdı. Tabi ki bu tespitleri okuyup okutturması gerekenlerin
gözünden kulağından, kaçmaktadır.
Bugün hala Sait Molla’nın yaptığı fitneliklere benzer söylemler bir çok ulusal
gazetelerin bazı ulusal köşe yazarlarınca yazıla gelmektedir.
***
Eleştiri yapıcı olduğu sürece, eleştiri özelliğini kazanır. Yıkmak için yapılan
eleştirilerin amacı ise rakip olmaktır. Rakip, rekabet eder. Rekabette ise
kazanmak hedeflenir. Sahi; MHP yıkılınca sizce kazanan kim olur?