ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN

  Sık kullanılanlara Ekle  |  Açılış Sayfası
    Bölümler

  Ana Sayfa

  Duvar Kağıtları

  Başbuğ Yazıları

  Ülkücü Hareket

  Bir Şehit Adı Yaşat

  E-Kartlar

  Programlarımız

  Yazarlarımız

  Haber Arşivi

  Anketler

  Türkçe İsimler

  Türk Dünyası

  Tavsiye Et

  İletişim

  Radyo Ekleyin

  Yayın Akışımız

  Künyemiz

    Resimler

 Başbuğ Resimleri

 Bozkurt Resimleri

 Asker Resimleri

    Ses / Görüntü

 Müzik / MP3 Dinle

 Başbuğ Görüntüler

 Ülkücü Hareket

 Klipler

 Osmanlı Padişahları

 Çizgi Filmler

 Filmler

 Belgeseller

 İslam Büyükleri

    Sanatçılarımız

 Ahmet Şafak

 Ahmet Yılmaz

 Ali Aksoy

 Ali Kınık

 Aşık Sefai

 Araz Elses

 Arif Nazım

 Atilla Yılmaz

 Aybüke Ayberk

 Başkal

 Cafer Altun

 Grup Gökçen

 Grup Ötüken

 İbrahim Dülger

 İbrahim Sadri

 F. Kaya Kuzucu

 Mahmut Polat

 Mustafa Yıldızdoğan

 Osman Öztunç

 Ozan Arif

 Ozan Nihat

 Serdarcan

 Yıldırım Gürses

 Yıldırım Yıldızdoğan

 Zafer İşleyen

    Dede Korkut

    Destanlar

    Yatan Asker
    Günün Duası

    Proje
Siz de bir şehidimizin adını yaşatmak ister misiniz ?
 
Ahmet Kerse
Cevdet Karakaş
Dündar Taşer
Dursun Önkuzu
Fikri Arıkan
Halil Esendağ
Mustafa Pehlivanoğlu
Nurullah Ceren
Ruhi Kılıçkıran
Selçuk Duracık
Süleyman Özmen
Velican Oduncu
 


SEMİNERLERİMİZ



Tarih: 21 Nisan 2008 Pazartesi

ÜLKÜCÜLERE TUZAK SORULAR


<alpurungu> Selamun aleyküm
 <alpurungu> .
 <alpurungu> Bi-ismillah-ir-rahmanürrahim
 <alpurungu> .
 <alpurungu> Değerli dava arkadaşlarım
 <alpurungu> bu günkü seminer çalışmamız iki bölümden meydana gelecektir inşallah
 <alpurungu> birinci bölümde Ülkücüler tuzak sorular ele alınacaktır
 <alpurungu> ikinci bölümde ise Kızılelma nedir sorusuna
 <alpurungu> cevap verdikten sonra tarihçesini kısaca arz edeceğiz
 <alpurungu> .
 <alpurungu> Ülkücülere Tuzak Sorular
 <alpurungu> .
 <alpurungu> Fikir mücadeleleri genelde masa başı tartışmaları olarak düşünülür
 <alpurungu> asncak genel olarak ise topluma hitabeden fikirlerin çarpışması
 <alpurungu> daha çok kitlesel taraftarlık kurmayı hedef aldığından
 <alpurungu> toplumları şu veya bu şekilde ikna ederek yahut şartlandırarak
 <alpurungu> ihtiyaç duyulan kamuoyu meydana getirmeye yönelik yapılır
 <alpurungu> bu yapılırken de toplumlar her zaman doğru bilgilerle ikna edilmezler
 <alpurungu> toplumlar daha çok tahrik edilmeye müsait kabul edilerek
 <alpurungu> cevap vermek hemen mümkün olmayan şekillerde
 <alpurungu> bazı söz veya bilgilerle bilgilendirilerek
 <alpurungu> meydana getirilecek kaotik fikir yapılarından etkilenmeye mecbur bırakılırlar
 <alpurungu> toplumlar üzerinde fikirlerini hakim kılmaya çalışanların
 <alpurungu> propaganda denilen bir sistematik metod takip edilir
 <alpurungu> doktrinler ve ideolojilerin toplumlara duyurulması ve taraftar kazanılması için
 <alpurungu> her ne kadar propaganda metododlojisi ilk anda göze çarparsa da
 <alpurungu> fiili anlamda propaganda tek başına yeterli olamayabilmektedir
 <alpurungu> işte propagandanın yetli olmadığı
 <alpurungu> fikirleri ortaya koyan yeterli eğitimli kadrolar bulunmadığı zamanlarda
 <alpurungu> ajitasyon denilen taktikler devreye sokulur
 <alpurungu> bilindiği üzere Komünist ideolojinin önde gelen isimlerinden
 <alpurungu> Lenin elliden fazla kitap yazmıştır
 <alpurungu> ancak bu kitaplarının neredeyse tamamına yakın bir bölümünü
 <alpurungu> ihtilal metod ve taktikleri üzerine yazmış olup
 <alpurungu> bu ihtilal teknik ve metodlarının da yine neredeyse tamamının temeline
 <alpurungu> propaganda ve ajitasyon teknikleri
 <alpurungu> dediği sistemleri koymuştur
 <alpurungu> bu uygulama sadece Markist ihtilalcilik (diğer adıyla devrimcilik) sistemleri sanılmamalıdır
 <alpurungu> propaganda ve ajitasyon teknikleri evrenseldir
 <alpurungu> insan fikirleri ile ne kadar ayrı olurlarsa olsunlar
 <alpurungu> insanlar neticede duyguları olan, düşünen varlıklardır
 <alpurungu> her insan da etkilenebilecek potansiyele yaratılışından sahiptir
 <alpurungu> işte insanların üzerinde bu bir zaaf olarak görülmekte olan duygu ve düşünce yeteneği
 <alpurungu> yine duygu ve düşünce metodları ile
 <alpurungu> propaganda ve ajitasyon saldırılarına maruz bırakılırlar
 <alpurungu> günümüzde buna toplum mühendisliği deniliyor
 <alpurungu> Ülkücü hareket de doğal olarak insanlardan meydana gelmektedir
 <alpurungu> yine doğal olarak İslam inancı ile Türklük değerlerinin her bir hücresine
 <alpurungu> en derininden nüfuz eden bu insanlarımız
 <alpurungu> az önce zaaf olarak nitelediğimiz duygu ve düşüncelerini
 <alpurungu> merhamet ve mertlikle yoğurmaktadırlar
 <alpurungu> dolayısıyla
 <alpurungu> ülkücü hareketin insanları dipdiri olması gereken duygu ve düşünce yapılarının
 <alpurungu> bilmek gibi bir değere
 <alpurungu> ilim yapmak ve öğrenmek gibi bir göreve de sahip olması gerekir
 <alpurungu> Ülkücü Hareket muhatapları şayet onların karşısına rekabet ile çıkar
 <alpurungu> Ülkücü Harekete sekte vurmayı hdefler isler
 <alpurungu> propaganda ve ajitasyon silahlarının her türlüsünü
 <alpurungu> acımadan ve hiçbir şeyden çekinmeden uygulayacaklardır
 <alpurungu> bu propaganda ve ajitasyon saldırılarının başında da
 <alpurungu> Ülkücü dinamiğin çelik yapısını süngere dönüştürmek gelecektir
 <alpurungu> bu zayıflamayı sağlamak için duygu ve düşüncelere en çetin kelimeleri
 <alpurungu> cümleleri ve hatta ses tonlarını kullanacaklardır
 <alpurungu> işte bu saldırı şeklinde en fazla TUZAK sorular kullanılmaktadır
 <alpurungu> butuzak sorular yahut iddialardan en başta gelenlerine bakalım şimdi:.
 <alpurungu> .
 <alpurungu> Soru: Önce Türk müsün yoksa önce müslüman mısın?
 <alpurungu> bu soruya muhatap olan herhangi bir mülüman Türk
 <alpurungu> şayet yeterli bilgi ve tecrübeye sahip değilse
 <alpurungu> duygularına bakacak ve
 <alpurungu> iki şekilde cevap verecektir
 <alpurungu> İslami eğitim ve birikimi yeterli değilse
 <alpurungu> tarihi kronolojik sıralamayla bakacaktır ve önce Türküm diyecektir
 <alpurungu> çünkü Türk Milleti diye bir millet İslam dini vahyedilmeden önce vardı diyecektir
 <alpurungu> bu cevap ile ilk muhatap kalacağı suçlama da ırkçı olduğu şeklindedir
 <alpurungu> ikinci cevap verme şeklinde
 <alpurungu> İslam ve Türklük manevi dünya terazisinde tartılacak
 <alpurungu> elbette önce İslamım cevabı verilecektir
 <alpurungu> bu cevabın da nedeni yine yeterli bilgi ve tecrübenin yokluğudur
 <alpurungu> soru doğru bir soru mudur
 <alpurungu> önce lisan (Türkçe dili) bakımından soruyu analiz edelim
 <alpurungu> bir insana önce acıkır mısın yoksa anneni mi fazla seversin
 <alpurungu> diye sorsak
 <alpurungu> bu soruda nasıl bir mantık buluruz
 <alpurungu> insanın acıkması bireysel ama tüm insanların ortak özelliğidir
 <alpurungu> anne sevmek de bireysel ama bütün insanların ortak özelliğidir
 <alpurungu> bu ortak özellik nedeniye bakarsak
 <alpurungu> önce acıkır mısın yoksa anneni mi fazla seversin sorusu gayet doğrudur
 <alpurungu> insanların bireysel ve genel özellikleri olması bir mantık varlığının ispatı değildir
 <alpurungu> acıkmak biyolojik bir ihtiyaçtır ve olmazsa olmaz şartlarındandır
 <alpurungu> anne sevgisi belki biyolojik bir doğum hadisesi ile meydana gelir
 <alpurungu> fakat biyolojik vasıflardan ne devam eder ne de gelişir
 <alpurungu> anne sevgisi tamamen duygusal bir devamlılık ve gelişme şarına bağlıdır
 <alpurungu> acıkmak bireyin ihtiyacıdır
 <alpurungu> anne sevgisi tamamen gönül hadisesidir
 <alpurungu> önce İslam mısın yoksa Türk müsün denildiğinde
 <alpurungu> birisi bireyin aidiyet duygusunu içine alan fakat bir kültür değerler mutabakatı ile akrabalık bağlarının varlığından meydana gelir
 <alpurungu> buna Türklüğün şekil alma satandardı diyebiliriz
 <alpurungu> oysa İslam bireyin başlattığı bir değer değildir
 <alpurungu> İslam varlığın temel nedeni olan
 <alpurungu> Allah’ın kullarına tebliğidir
 <alpurungu> kimsenin mutabakatı istenmemektedir
 <alpurungu> emreden Allah mutlaktır
 <alpurungu> emri alan insan kuldur
 <alpurungu> ilişki de bundan meydana gelir
 <alpurungu> Türklük mutabakatında dinin emredici ve Yaratan niteliği bulunmaz
 <alpurungu> iki ayrı kavramdan bahsediyoruz demektir
 <alpurungu> İslam olmak için Türklük şartı yoktur
 <alpurungu> Türk olmak için de İslam dininde olmak şartı yoktur
 <alpurungu> fakat İslam dini kitabında
 <alpurungu> Kur’an-ı Kerim’de Hucurat suresinde 10-13. ayetler muhtevasında
 <alpurungu> millet (kavim) olmak Allah takdiridir
 <alpurungu> Türklük ve İslam arasında mensup olmak gerekliliği bakımından
 <alpurungu> bir tercih yarışması sözkonusu değildir
 <alpurungu> kişiler imanla mükelleftir
 <alpurungu> kişiler topluma karşı sorumludur
 <alpurungu> toplum bireyi ve toplumu aynı anda gözetmek zorundadır
 <alpurungu> bu şartlaryla birlikte düşünüldüğüne
 <alpurungu> önec Türk yahur İslam olmaya gerek de yoktur
 <alpurungu> böyle bir tercih seçeneği iki kavram arasında yapılamaz
 <alpurungu> kişi hiçbir millete mensup olmadan da din sahibi olabilir
 <alpurungu> yine kişi hiçbir dine mensup olmadan da bir millet mensubu olabilir
 <alpurungu> birinin varlığı diğerine bağlanmış değildir
 <alpurungu> böylesine iki ayrı kavram arasında tercih sorgulaması
 <alpurungu> mantığa aykırıdır
 <alpurungu> verilecek cevap her durumda
 <alpurungu> Müslüman Türküm demekten ibarettir
 <alpurungu> soru sorana verilecek hüküm de
 <alpurungu> bu birleşikliği bozmak istediğidir ve bu İslam dinin de bozgunculuk olarak haramdır
 <alpurungu> haramla meşgul olanın tercih sorgulama hakkı da peşinen yoktur
 <alpurungu> .
 <alpurungu> Soru: Allah mı dersiniz Tanrı mı
 <alpurungu> yahut
 <alpurungu> Allah adının yerine Tanrı denebilir mi?
 <alpurungu> buna göre
 <alpurungu> Tanrı Türkü korusun demek doğru mudur?
 <alpurungu> İslam’ın kitabının ve Resulullah’ın ortaya koyduğu İslam olmak şartları kesin ve nettir
 <alpurungu> kelimei şehadet sözünü inanarak söyleyen ve kalben de tastik eden herkes müslümandır
 <alpurungu> İslam dinine girmek için kelimei şehadet sözünü söylemek kafidir
 <alpurungu> İslam’a girdikten sonra İslam’ı yaşamak için
 <alpurungu> imanın altı şartı ile başlayan ameller ve yasaklar sırlanır
 <alpurungu> bunu kısaca şöyle de söyleyebiliriz
 <alpurungu> müslüman olunur ama iman da etmiş olmak ayrıca gerekir
 <alpurungu> kelimei şehadet ile müslüman olunur
 <alpurungu> iman etmek İslamın diğer hükümlerini anlamak kabul etmek ve yaşamakla olur
 <alpurungu> demek ki İslam olmaya girişte kelimei şehadet vardır
 <alpurungu> iman edişe geçişte bir ara geçiş dönemi başlar
 <alpurungu> buna İslamın beş şartı diyoruz
 <alpurungu> İslamın beş şartını anlayıp kabul ettikten sonra iman devresi başlar
 <alpurungu> işte bu İslamın hiçbir alanında
 <alpurungu> hiçbir ayetinde kesin sayıda Allah’adı beyan edilmemiştir
 <alpurungu> Allah adı İslam dininde müslümanın varlığının mutlak nedenine hangi isimle hitabedeceğinin tebliğidir
 <alpurungu> bu nedenle Allah diyoruz
 <alpurungu> bu tebliğe göre kulların mabudu Allah’tır
 <alpurungu> fakat Allah adı da kesin ve tek adı değildir
 <alpurungu> bu adın da ilerisinde İsmi azam vardır ve Allah bu adını alenen tebliğ etmemiştir
 <alpurungu> bu nedenle kesin şekilde bu ismi azam bilinememektedir
 <alpurungu> İslam dünayası 1400 yılı aşkın süredir Kuran ve Sünnet içerisinde başlıca sıfatlar olarak
 <alpurungu> esmaül hüsna adı verilen Allah’ın sıfatlarını da Allah’ın adları çerçevesinde belirlemeye çalışmıştır
 <alpurungu> Türk dünyasında genel olarak bu Esmaül Hüsna denilen sıfatlar miktarı
 <alpurungu> Allah’ın 99 adı diye belirlenmiştir
 <alpurungu> Müslüman Türkler de bu bakımdan genel olarak Allah’ın 99 adet daha adı olduğuna inanmışlar ve
 <alpurungu> daha fazlası olabileceğini pek düşünmemişlerdir
 <alpurungu> oysa İslam dini literatüründe
 <alpurungu> ilahiyat biliminde 1400 senedir uğraşan bilimadamları
 <alpurungu> sadece Kur’an ayetlerinde Allah’ın 1000’den fazla isim-sıfatını belirlemişlerdir
 <alpurungu> yine İslam dini literatüründe esmaül hüsna denilen isimlerin de bu 1000’den fazla belirlenen isim-sıfat içinden
 <alpurungu> seçmeler olduğu anlaşılmaktdır
 <alpurungu> nitekim
 <alpurungu> Türkiye’de sıralanan ve bilinen 99 adın dışında da isimler vardır
 <alpurungu> sözgelişi
 <alpurungu> hiçbir esmaül hüsna listesinde Allah’ın
 <alpurungu> Rab olan sıfatı olmadığı gibi Allah adı dahi bu listede yoktur
 <alpurungu> yani Rab adı da Allah adı da 99 adın dışındadır
 <alpurungu> bu da yine 99 diye kesin bi
 <alpurungu> bir sınırlama olmadığını, bu isimlerle beraber 101 adın ortaya çıktığını gösteri
 <alpurungu> Türk İslam alimleri bunu daha da ilerletmişler ve toplamda başlıca Allah sıfat-isimlerinin 114 tane olduğunda birleşmişlerdir
 <alpurungu> neden 99 adet isim diye de bakmak gereklidir
 <alpurungu> İslam’ın başta gelen ibadetlerinden namaz ibadeti bittiğinde tespih çekilmesi
 <alpurungu> en çok uyulan sünnetlerdendir
 <alpurungu> namazda okunan tespihlerde 33’defe söylenen Allahuekber, Elamdulillah ve Subahanallah zikri vardır
 <alpurungu> bunların toplamı 99 eder ve tespih taneleri de bu sayıya uyar şekilde 99’luk tespih kullanılması yaygındır
 <alpurungu> işte bu tespihi diğer zamanlarda da değerlendirmek adına
 <alpurungu> her bir boncuğa bir isim-sıfat sıralamsı yapılarak 99 isim listeleri düzenlenir
 <alpurungu> Türkiye’deki 99’luk esmaül hüsna listeleriende olduğu halde mesela Mısır’da müslümanların listelerinde
 <alpurungu> 114 isimden daha başkaları eklenir veya çıkartılır ama sayı yine 99 yapılır
 <alpurungu> Allah’ın Allah adından başka diğer isimleri de en az 114 olarak belirlenmiştir tespitimizden sonra
 <alpurungu> İslam Allah için sadece bunları diyebilirsiniz diye bir sınır getirmemiş olduğunu tekraren belirtelim
 <alpurungu> Allah; ayet-i kerimede buyuruyor ki
 <alpurungu> en güzel isimler Allah!ındır
 <alpurungu> yani bir sayıya bağlı olmadığı gibi en güzel isimler genellemesi de vardır
 <alpurungu> Sahabe zamanında ilk müslüman olan Farslar
 <alpurungu> Arapça bilmediklerinden Allah’ın Allah adından başka bir isimiyle bahsetmek istediklerinde Huda demelerinde mahzur bulmamışlardır
 <alpurungu> sahabeden Selma-ı Farisi’nin kendi öz lisanında Hüda dediğine de Resulullah engel olmamıştır
 <alpurungu> Hüda isimi Arapça değilidr ve Kura’da geçen bir isim de değildir
 <alpurungu> yine Hüda kelimesi aslen Türkçe olup Fars diline yerleşmiş bir kelimedir
 <alpurungu> bu konuda uchilal.net sitesinde açılmasını arzuladığımız Türkçe isimlerin anlamları
 <alpurungu> başlıklı bir sayfada inşallah benzer ve diğer Türkçe isimlerin anlamlarını
 <alpurungu> alfabetik guruplar halinde her harften on adet olacak şekilde
 <alpurungu> haftalık olarak yayınlamayı arzu ediyoruz
 <alpurungu> İslam ve dolayısı ile Kura’an en güzel isimler Allah’ındır tespitini yapmıştır diye arzettik
 <alpurungu> Türklerin de 1400 yılı aşkın süredir
 <alpurungu> İslam tarihiyle yaşıt mülüman oluşları tarihi vardır
 <alpurungu> bu süre içerisinde Türkçe konuşan ve yazan müslüman Türk bilimadamları sayılamayacak kadar çoktur
 <alpurungu> bu müslüman Türk bilimadamlarının hiçbirisi 20. asıra gelene kadar
 <alpurungu> Allah’ın bir sıfatından, bir vasfından yahut adından Türkçe bahsetmeye karşı çıktığı görülmemiştir
 <alpurungu> nitekim Yunus Emre
 <alpurungu> Allah’ın bir sıfatına işaret ederek
 <alpurungu> Türkçe olarak "kaadiri mutlak" anlamına gelen ÇALAP adını "çalabım" diyerek kullanmıştır
 <alpurungu> yine Türkçe olarak "Kerim" anlamına gelen bir kelimeden doğan "Huda" adını da Mevlana kullanmıştır
 <alpurungu> yüzlerce yıldır Allah’ın bu güzel sıfatlarını Türkçe ve Farsça olan isimlerle söylemekte bir muahzur görmeyen
 <alpurungu> bu mana deryaları ortada dururken
 <alpurungu> tekil ilah kelimesine karşılık ve Rezzak anlamı taşıyan Tanrı adını illada put manasına geliyor
 <alpurungu> diyerek yasaklamaya kalkışmak İslam’ın en güzel adlar Allah’ındır ilkesine açıkça aykırıdır
 <alpurungu> daha da ötesi Türkçe İslam düşünmeye karşı gizlice yürütülen bir Süfyani Arap Milliyetçiliği kesinlikle vardır
 <alpurungu> her kandil gecesinde birbirimiz KUT’larız
 <alpurungu> KUT’larken kullandığımız KUT kelimesi de bir Allah sıfatının
 <alpurungu> Türkçe karşılığıdır ama kimse bunu yasaklamayı düşünemiyor
 <alpurungu> sanırız ki Tanrı kelimesinin hakkından gelince belki sıra KUT’lamaya da gelecektir
 <alpurungu> içeriği ve maksadı tertemiz olan bir söz ile Türkçe Allah’a yalvarmak, dua etmek İslama aykırı olmadığı gibi
 <alpurungu> İslami bir gereklilikti de
 <alpurungu> Türkçe konuşurken kullandığımız ama anlamını bilmediğimiz
 <alpurungu> aslında Türkçe de olamdığı ve çok defa Farça olan
 <alpurungu> hatta İslam’da haram ve yasak olduğu kesin olan anlamlar taşıyan
 <alpurungu> bazı kelimeler de vardır ki
 <alpurungu> dilimize güzel manalarla geçmişlerdir ve bu kelimeleri dua ederken pekala kullanmaktayız
 <alpurungu> yine yukarıda arzettiğimiz Türlçe isimler szölüğü sayfamız olduğu taktirde
 <alpurungu> bu kelimeleri de açıklayarak daha doğrularının neler olduğunu göstermeye çalışırız inşallah
 <alpurungu> yapmış olduğumuz bu açıklamalardan sonra
 <alpurungu> Resulullah sünnetlerinden ve en güzellerinden biri olan
 <alpurungu> Türk Milleti’nin güzeller güzeli kültürününün de en değerli bir bölümü olan
 <alpurungu> misafirperverlikte
 <alpurungu> Tanrı misafiri sözüne başka hangi kelimeyi koyarak bu güzellikteki manayı yakalayabiliriz
 <alpurungu> şüphesiz ki Allah’ın vahyettiği İslam dininde namaz gibi bir ibadette Ku’an okumak mecburiyeti vardır
 <alpurungu> Kuran ise lisanı ve anlamıyla bir bütünlük ile namazda okunabilmektedir
 <alpurungu> namazı bu bakımdan Türkçe kılmak mümkün değildir
 <alpurungu> fakat ne dilediğini bilerek ve kendi geleneklerini İslam ile güzelleştirerek duasına taşımak
 <alpurungu> her halde insanın daha samimi olmasını sağlayacaktır
 <alpurungu> öyleyse niyet Allah’tan dilemek olduktan sonra bir dua niteliğinde olan
 <alpurungu> Tanrı Türkü korusun demekİslama aykırı değildir ve yasaklayan bir İslam hükmü de yoktur
 <alpurungu> birinci bölümü
 <alpurungu> şimdilik burada bitiriyoruz
 <alpurungu> ilerdide başka sohbetlerimizde inşallah bu konuya devam ederiz
 <alpurungu> ikinci bölüm olan KIZILELMA bahsinde buluşmak üzere ara vaeiyoruz


 <alpurungu> KIZILELMA

 <alpurungu> Türk kültür tarihinde
 <alpurungu> tarihin izlerini takip ederken bazı özel şeylere özellikle çok rastlarız
 <alpurungu> bunlardan biri renk ve renklerle anlatılmak istenen manalar
 <alpurungu> bazıları hayvanlar ve bunlarla anlatılmak istenilenler
 <alpurungu> dağlar, kıyafet ve kıyafet şekilleri
 <alpurungu> bayraklar ve semboller
 <alpurungu> sağ elle yapılan bozkurt işareti
 <alpurungu> ya da çiftetelli veya semah / sema yaparken kollarla yapılan
 <alpurungu> şahin / doğan / kartal uçuş taklitleri
 <alpurungu> bunlar gibi daha bir çok özel kavramlar
 <alpurungu> Türk kültür tarihinin bir anlamlar manzumesi
 <alpurungu> bir anlamlar zinciri kurduğunu gösterir
 <alpurungu> bazan bu anlamlar manevi değerleri
 <alpurungu> bazan millet olmanın vasıflarını
 <alpurungu> bazan da tarihe karşı olan görevleri
 <alpurungu> ifade eder
 <alpurungu> dilimizde de benzer anlamlar taşıyan kelime, deyim ve cümleler vardır
 <alpurungu> Kızılelma kelimesi de bunlardan biridir
 <alpurungu> Kızılelma kelimesinden de anlaşılacağı üzere iki kelime birleşimi vardır
 <alpurungu> Kızıl ve elma
 <alpurungu> bu kelimelerin ne olduğundan başlayarak
 <alpurungu> Kızılelma kelimesiyle ne anlatıldığını da açıklamış olalım
 <alpurungu> Kızıl kelimesi renk kavramı olarak görülür en başta
 <alpurungu> ancak kızıl kelimesi Anadolu’ya gelene kadar taşıdığı anlamı Anadolu’da biraz kaybetmiştir
 <alpurungu> kızıl eskiden ve İç Asya’da halen Altın rengi karşılığı olarak kullanılıyor
 <alpurungu> kızıl denince Altının rengi denilmek isteniyor kendisi değil
 <alpurungu> Kızıl renk çoğu sarı olan ve az miktarda kırmızı rengin karıştırılmasından elde edilir
 <alpurungu> bunu Türk dil ölçülerinden bakarak
 <alpurungu> alev rengi, ateş koru olarak da söyleyebiliriz
 <alpurungu> yine halen yaşlıların bildiği bir meteorolojik olay vardır
 <alpurungu> yazım güneş batarken yahut doğarken
 <alpurungu> güneşin doğduğu ya da battığı yerde ufuk kızıllaşmış ise
 <alpurungu> ertesi gün havanın açık ve yağışsız olacağı anlaşılır
 <alpurungu> işte o güneşin doğum/batım yerindeki rengine de altın madeninde olmasına da kızıl denilir
 <alpurungu> bu ren ufukta sadece ufkun değil aynı zamanda çok defa güneşin de rengi olur
 <alpurungu> o anda güneş altın bir top gibidir
 <alpurungu> güneşin altın top olmasının inanç sistemiyle alakalandırılması
 <alpurungu> Türk tarihinde yoktur
 <alpurungu> güneşin böyle renk göstermesine kutsallık verenler
 <alpurungu> Şeytana tapanlar, Zerdüştiler, Hindular, Konfuçyanistler, Taocular (Japon dini gibi)
 <alpurungu> Hıristiyanlıkta ve Yahudilikte
 <alpurungu> Yunan mitolojisinde, Fenikelilerde, Mısırlılarda ve Roma inanç sisteminde
 <alpurungu> kızıl güneş kutsaldır ve dini mana taşır
 <alpurungu> Türk kültür sistemi ise kızıl güneşin kendini değil bulunduğu ufku değer kabul eder
 <alpurungu> ve bu değeri de manevi anlamlandırmaya çevirir
 <alpurungu> ufkun kendini değil
 <alpurungu> ufkun güneş-dünya ilişkisindeki fiziki neden sonucu değil
 <alpurungu> insanların zaman olarak o andan ne derecede etkilendiğini dikkate alırlar
 <alpurungu> yukarıda kutsallaştıranlar dediğimiz pagan topluluklar ise
 <alpurungu> ufkun yahut güneş-dünya ilişkisini de değil
 <alpurungu> doğrudan güneşi kutsallaştırırlar
 <alpurungu> mesela Roma inancında Apollon güneşle göterilir
 <alpurungu> Zerdüştlükte antik İran dininde ateşin kaynağı
 <alpurungu> ve dolayısıyla iyilik ve kötülük tanrıları olan
 <alpurungu> Ahura-Mazda ülkesini bizzat güneş gösterir
 <alpurungu> bu Ahura-Mazda kavramı sembolu MÖ.5 asırdan kalan Zerdüşt kabartmalarında gösterildiği şekliyle
 <alpurungu> kutsal şeytanı da ifade ederdi ve bu Şeytan-Ateş-Güneş kutsallığı sembolü
 <alpurungu> günümüzde aynen Irak Kuzeyinde peydahlanan Barzani bayrağındaki Güneş işaretinin de anlamıdır
 <alpurungu> bu bir bakıma günümüzde sözde Nakşi Barzanilerin İslama başkaldırı sembolüdür
 <alpurungu> İslam görünerek İslama saldırının bayrağıdır orada dalgalandırılmak istenen paçavra
 <alpurungu> Türk kültür tarihi
 <alpurungu> Tanrı kelimesini meydana getiren etimolojik açılımı ile işte bu ufkun niteliklerine yüklenen manevi değerleri anlatır
 <alpurungu> Tan yeri kelimeleri diyebileceğimiz Ten-g-ri kuruluşu işte bu kzıl ufuktan doğan
 <alpurungu> hayatiyetin beslenmesi demek olup rızık kazanmaya başlamak demektir
 <alpurungu> ve bu da Rezzak yani rızık vereni ifade eder ki fiziksel olayın değil görünümün anlamlandırılması ile
 <alpurungu> Rızkın gündüz kazanıldığını
 <alpurungu> bunu verenin tan yeri gibi sabahları yapanın olduğunu
 <alpurungu> bu nedenle de yaratan o görünmeze Tengri /Tanrı demek gerektiğini ifade eder
 <alpurungu> özetlersek
 <alpurungu> güneş doğunca tabiat canlanır
 <alpurungu> aydınlık başlar karanlıklar ve karanlığın vahşeti sona erer
 <alpurungu> insanlar da bu aydınlıkta görüş alanlarını genişletirler ve rızıklarını aramaya çıkarlar
 <alpurungu> bunu sağlayan o ufkun en belirgin görünümü olan kızıllık ile söylemek gerekir
 <alpurungu> işte o kızıllık yarına da işaret eder
 <alpurungu> sabah bu günedir ama o kızıllık akşam da olur ve yarını yarın olmadan haber verir
 <alpurungu> öyleyse kızıl renk kavramı yarına işaret edecektir
 <alpurungu> yarının da yarını olacaktır ve bu ilanihaye devam edecektir
 <alpurungu> Altın dediğimiz maden eski çağlarda bakır madenlerinden çok fazla elde edilirdi
 <alpurungu> bu madenlerde bakırla beraber altının bulunması
 <alpurungu> potada eritilen işlenen altına işte o ufkun rengi olan kızıllığı verirdi
 <alpurungu> altına gümüş veya platin kattığımızda açık sarı altın elde ederiz
 <alpurungu> hatta platin fazla olursa yeşil altın elde ederiz
 <alpurungu> Türk coğrafyasının altını ise bakır karışımlı olduğundan kızıldır
 <alpurungu> altın en değerli maden ve binlerce hayvandan meydana gelen bir ticarette elde edilen bir külçe kadar küçük karşılıktır
 <alpurungu> bu külçe altın karşılık da sermayenin bir ifade edilişidir ve günümüzde bile önemli yatırım alanıdır
 <alpurungu> sermaye yahut yatırım
 <alpurungu> dökülen alın terinin, emeğin, bir koca yılın bedelidir
 <alpurungu> yarının garantisi de o külçedir
 <alpurungu> eski çağlarda
 <alpurungu> Türk Milleti sınıflı bir topluluk özelliği taşımaz
 <alpurungu> devleti yöneten han bile halkın içinden çıkar
 <alpurungu> seçilir ve azledilir
 <alpurungu> bu devletin seçilen milletvekilleri bakanları başbakanları vardır
 <alpurungu> bozkır cumhuriyeti diyoruz biz Türk Hun ve Göktürk hatta onlardan da eski olan Saka medeniyetlerine
 <alpurungu> bu devletlerde halk devlettir
 <alpurungu> devlet halktır
 <alpurungu> aynı zamanda halk ordudur
 <alpurungu> ordu da halktır
 <alpurungu> zengin derebeyliği yoktur
 <alpurungu> arazi sahipliği de yoktur
 <alpurungu> bütün ülke toprakları bozkırdır ve bütün milletin malıdır
 <alpurungu> milletin malı da devletindir ama tekrar milletindir
 <alpurungu> o nedenle herkesin her karışında hakkı ve mesuliyeti vardır
 <alpurungu> yapılan hayvancılık, ipekçilik ve diğer demir, alüminyum, bakır, çinko gibi metallarin bedelleri altındır ve istikbalin teminatıdır
 <alpurungu> istikbalin teminatı derken
 <alpurungu> altının kızıllığı da kendiliğinden istikbalin adı oluverir
 <alpurungu> devletten maksat
 <alpurungu> geleceğin teminatı olmaktır
 <alpurungu> halktan maksat millet olup devlete sahip çıkmaktır
 <alpurungu> Millet olup devlete sahip çıkmak hak edene hanlık vermek
 <alpurungu> haketmediği anda da indirip yay kirişiyle boğmaktır
 <alpurungu> altın kızıllığı bu sistematiğin teminatı ve göstergesidir
 <alpurungu> bu sisteamtik korunur ve yaşatılırsa
 <alpurungu> halk huzurludur
 <alpurungu> çıplak giyinir aç doyar ilsiz il bulur
 <alpurungu> dizli diz büker başlı baş eğer
 <alpurungu> o zaman millet olmak vardır
 <alpurungu> millet var olmuşsa devlet vardır
 <alpurungu> ve devlet bağımsız
 <alpurungu> devlet geleceğe yürüyen millettir
 <alpurungu> öyleyse yeryüzü Türk Milletinin sorumluluğundadır
 <alpurungu> sorumluluk taşınırsa dünya barışı kontrol edilebilir
 <alpurungu> yoksa kendi bile esir olacaktır
 <alpurungu> öyleyse doğudan batıya her yer ufuktur ve Türkün mesuliyet alanıdır
 <alpurungu> mesulu olduğun yerin de hakimiyeti gereklidir
 <alpurungu> işte buna da Türk Cihan Hakimiyeti diyoruz
 <alpurungu> bu mesuliyeti duyan Türk birliğinin adı da TURAN
 <alpurungu> Turan dünyayı ufku sayar
 <alpurungu> ufkun sonu var mı ki
 <alpurungu> sonu olmayanın adına
 <alpurungu> devleti ebed müddet der Türk Kültürü
 <alpurungu> işte bütün bunları
 <alpurungu> kızıl bir altın küre yapar da söylersek
 <alpurungu> o küre bir anlam ifade eder ve o küreye Kızılelma deriz
 <alpurungu> elma kelimesine de bakalım
 <alpurungu> elma basit elma değildir sadece
 <alpurungu> asıl adı AL-MA dır
 <alpurungu> Al kelimesi ULU, KUTLU demektir
 <alpurungu> Ma kelimesi toprak ve su beraberliği demektir
 <alpurungu> toprak su yoksa işe yaramaz
 <alpurungu> su varsa toprak canlanır
 <alpurungu> Türkçede ma kelimesi su demektir ve bu kelime diğer dillere de aynı anlamda geçmiştir
 <alpurungu> sulu toprak deyince bir yer gelir aklımıza
 <alpurungu> Sum-Yir
 <alpurungu> Sum-Yir denen yer batılıların Sum Yir’i Sümer diye okuduğu yerdir
 <alpurungu> Sümer denen yerin asıl adı da zaten Sümer tabletlerinde de SumYir olarak geçer
 <alpurungu> şimdiki Türkçe ile dersek
 <alpurungu> Sulu vatan demektir Sum-Yir
 <alpurungu> yeryüzü de zaten sulardan (okyanuslar, denizler, göller, akarsular) ve topraktan (kıtalar) meydana gelir
 <alpurungu> alma denilen işte bu yeryüzü fakat özde Türk coğrafyasının adıdır
 <alpurungu> mesuliyet sahasının adına buradan geçilir
 <alpurungu> bu yeryüzünü kızıl denen altın ile birleşik söyleyelim şimdi
 <alpurungu> KIZILELMA
 <alpurungu> bu kızılelma Türk aile yapısının da önemli bir sembolüdür
 <alpurungu> eskiden varlığı olanlar altın bir küre yapar oba çadırı Yurt’ta saklarlardı
 <alpurungu> birisi evlenince gerdeğe giren damat ve gelinin sırtına bu küreyle vurulurdu
 <alpurungu> günümüzde Azerbaycan, Anadolu, Kafkasya ve Hıristiyan Macaristan’da bile hala
 <alpurungu> evlenenlerin sırtına altın küre yerine kırmızı elma ile vurulur
 <alpurungu> elma olmadığında yahut kızılelmayı unutmuş olanlar
 <alpurungu> elma yerine yumruklarıyla vururular
 <alpurungu> bunu anlamı
 <alpurungu> bu gece bir aile oluyorsunuz
 <alpurungu> bu gerdek bunu sağlıyor
 <alpurungu> ve bu evlilikten doğan yeninesillerde mesuliyetiniz var
 <alpurungu> gelecek sizin bu gecenile başlıyor
 <alpurungu> bu geleceğe sahip olacaksınız uyanık olun
 <alpurungu> dünya sizden sorulur
 <alpurungu> bunu İslam ile söylersek
 <alpurungu> her insan yeryüzünde halifedir buyurur ayeti kerime
 <alpurungu> halife de sorumluluğu olan amirdir
 <alpurungu> yeryüzüne insanı halife yapan İslam’ın
 <alpurungu> kızılelam ile yeryüzü mesuliyetini yaşayan Türk insanının kütür sistemi arasında böylece
 <alpurungu> istikbale ve hale bakış ortaklığı başlar
 <alpurungu> KIZILELMA Türk milletinin tarihi misyon adıdır
 <alpurungu> Fatih İstanbul fethine çıkarken Justinyen heykelinin elindeki dünya küresini
 <alpurungu> Otranto seferine çıkarken Roma’daki Sen Pol kilisesinin altın kaplama kubbesini Kızılelam ilan ediyordu
 <alpurungu> bu gün de Ülkücü Hareketin ve Türk Milleti’nin Kızılelması
 <alpurungu> her türlü saldırıya karşı dimdik ayakta kalmak
 <alpurungu> çağlar üzerinden aşmak
 <alpurungu> ve öncelikle
 <alpurungu> Turan ellerinde tam bağımsız Türk birliğini
 <alpurungu> TURAN’ı kurmaktır
 <alpurungu> ALLAH EN DOĞRUSUNU BİLENDİR
 <alpurungu> vesselam
 <alpurungu> .
 <alpurungu> .
 <alpurungu> .
 <alpurungu> Allah rızası için
 <alpurungu> Resulullah başta olmak üzere
 <alpurungu> cümle ashaba,
 <alpurungu> cümle şühedaya
 <alpurungu> ve cümle müslümanların ruhlarına
 <alpurungu> Başbuğ Alparslan Türkeş ve Ülkücü şehitlerin ruhlarına
 <alpurungu> lillahül Fatiha
 <alpurungu> .
 <alpurungu> .
 <alpurungu> ..
 <alpurungu><


  
SEMİNERLERİMİZ




Bu köşe yazısı 938 defa okundu. Toplam 4470 kelime



YAZIYA YORUM YAPMAK İÇİN TIKLAYINIZ



[ Geri Dön: SEMİNERLERİMİZ ] - [ Yazarlar Bölümü ]

yorum
ÜLKÜCÜLERE TUZAK SORULAR
Gönderen: asana Tarih: 2008-10-30 16:05:38
Puanım:


sayın alpurungu hocam yazınızı cok begendim,özellikle ülkücülere tuzak sorular bölümünü.elinize yüreginize saglık,Allah razı olsun...ne mutlu TÜRKÜM diyene...

ÜLKÜCÜLERE TUZAK SORULAR
Gönderen: Misafir Tarih: 2008-10-23 10:55:29
Puanım:


cok tesekkür ederim sevigler saygilar

ÜLKÜCÜLERE TUZAK SORULAR
Gönderen: Misafir Tarih: 2008-10-19 14:36:32
Puanım:


allah razı olsun elinize yüreğinize sağlık
allah sizi bu vatanın üstünden eksik etmesin

ÜLKÜCÜLERE TUZAK SORULAR
Gönderen: karapusat Tarih: 2008-04-30 14:21:03
Puanım:


DİLİNE BİLEĞİNE VE YÜREĞİNE SAĞLIK ALLAH ZATINDA TÜM EMEĞİ GEÇENLERDEN RAZI OLSUN ALLAHA EMANET OL

ÜLKÜCÜLERE TUZAK SORULAR
Gönderen: Misafir Tarih: 2008-04-26 18:22:17
Puanım:


Allah razı olsun kardeşim emeğine sağlık bunun gibi konularda insanları bilinçlendirmen çok güzel umarım daha iyi olur Allaha emanet ol kardeşim.

   
   

    Köşe Yazarları

AY YILDIZ - Son Bölüm

AB VE TÜRK AİLE YAPISI

KUANTUM FİZİĞİ - YARATILIŞ VE ANATOMİMİZ 3

SEÇİM, ÜLKÜCÜ HAREKET VE PARADİGMA

    Hesabınız
Üye Olun
Kayıp Şifre

 
Üyelik:
Bugün: 17
Dün: 29
Toplam Üye: 18,664
Son Üye: aydn_1984

Şu An Bağlı:
Misafir(ler): 164
Üye(ler): 10
Toplam: 174
    Anket
Yayınlarımız da aşağıdaki müzik türklerine yer verilsin mi ?

Arabesk
Fantezi
Türkçe Pop
Hepsi
Hiçbiri



Sonuçlar
Anketler

Toplam Oy: 1226
Yorum: 20
    AKP`nin İlkleri

    Günlük Ziyaretçi
Pazartesi2575
Salı2850
Çarşamba2938
Perşembe2495
Cuma2908
Cumartesi3155
Pazar3123
Toplam:5065339
En Çok:3678