<alpurungu> Bi-ismillah-ir-rahmanurrahim
<alpurungu>
<alpurungu>
<alpurungu> Değerli dava arkadaşlarım
<alpurungu> bu gün 3. Mayıs 1944 olayları diye bilinen
<alpurungu> tarihe Türkçülük Turancılık davası olarak geçen
<alpurungu> olayların bu yıldönümü gününde
<alpurungu> bu davanın meydana çıkma sebepleri ile sonuçlarını ele almak
istiyoruz
<alpurungu> 1940`lı yıllardan bu yana Türk Milliyetçiliği Hareketi`nin her
türlüsüne
<alpurungu> Türkçülük dediğimiz Türk Milletini sevme ülküsüne
<alpurungu> Irkçılık diye bir suçlama her zaman ve her zeminde yönetilmiştir
<alpurungu> biz burada 1944 olayları diye kısaca söylediğimiz bu hareketin o
zamanki şartlarını
<alpurungu> olayların iç yüzünü ve sonuçlarını açıklarken
<alpurungu> ümidimiz odur ki ırkçılık denilen iddialara da bir cevap vermiş
olacağız
<alpurungu> herhangi bir olayın meydana geldiği zaman
<alpurungu> eğer eski bir tarih ise ve oluş şekli ile etkileri bakımından da
<alpurungu> toplumu topyekun ya da bir kısmını ilgilendiren bir şey ise
<alpurungu> ona tarihi olay demeyi bilimsel prensip kabul ederiz
<alpurungu> bu bakımdan
<alpurungu> bir saat önceki bir olay dahi
<alpurungu> toplumu ve önemli bir kesimini ilgilendiriyorsa tarihin bir bölümüne
de kayıt düşüldü demektir
<alpurungu> ancak tarih okuyan ve değerlendirenlerin de
<alpurungu> olayları temel bir ilkeyle ele almaları gerekir
<alpurungu> bu ilke de şudur
<alpurungu> her olay olduğu zaman ve şartlara münhasırdır
<alpurungu> yani her olay olduğu zamanın şartları çerçevesinde görülmeli ve o
zamanın
<alpurungu> şartları ve düşünceleri dikkate alınarak irdelenmelidir
<alpurungu> sonucu hakkında da ancak bu asgari şart ile doğru bir noktaya
varılabilir
<alpurungu> 1944 olayları denilen Türkçü Turancı davası olaylarını da işte bu
asgari şart çerçevesinde
<alpurungu> inceleyerek doğru sonuca varabiliriz
<alpurungu> bu olayların temel niteliği ırkçılık iddiaları üzerinde dolaşır
<alpurungu> ırkçılık için bir kaç soruyu kendi kendimize sorarak ortaya koymamız
gerekir
<alpurungu> ırkçılık suç mudur?
<alpurungu> ırkçılık milliyetçilik midir?
<alpurungu> ırkçılık bilimsel midir?
<alpurungu> ırkçılık bir milletin temel inanç profili olabilir mi?
<alpurungu> İslam dinine göre ırkçılık ne olarak görülmelidir
<alpurungu> Türk Milliyetçiliği Hareketi ırkılık mıdır?
<alpurungu> Ülkücüler ırkçı mıdır?
<alpurungu> bu soruları daha da fazla sorabiliriz
<alpurungu> fakat bu sıraladığımız sorular dahi diğer sorulabilecek soruları
kendinde toplar
<alpurungu> ve cevapları da yeteri kadar vermiş olur bu bakımdan
<alpurungu> 1944 olaylarını doğru değerlendirmek için
<alpurungu> ırkçılık nedir ve o tarihte ırkçılık ne olarak görülüyordu
<alpurungu> sorusuna öncelikle cevap vermek gereklidir
<alpurungu> ırkçılık dünya fikir sistemleri içerisinde
<alpurungu> tarihi bakımından binlerle yıl öncelere dayanan bir geçmişe sahiptir
<alpurungu> ancak çok defa ırkçılık adıyla değil ama bir milletin yahut bir
toplumsal mutabakat çevresinin
<alpurungu> kendi varlığını dayandırdığı özellikle inanç potansiyelleri
bakımından ortaya koydukları görülür
<alpurungu> buna İslam dini ve Resulullah "asabiyetçilik" adını veriyor
<alpurungu> asabiyetçilik fikrini benimsemek soyunu üstün ve emsalsiz saymak
<alpurungu> Yahudi ırkının ve kendi çabalarıyla bozup işledikleri Tevrat
kitabının
<alpurungu> temel fikirleri işte bu çerçevede belki de en temel metedolojiye
sahip ırkçılık şeklidir
<alpurungu> çünkü Tevrat ve İsrailiyat iddialarına göre
<alpurungu> Yakup isimli peygamber onların kendi uydurdukları şekliyle
<alpurungu> güya Yahova (Allah) ile üç gün güreş tutar ve üç gün de berabere
kalırlar
<alpurungu> üçüncü günün akşamı Yahova
<alpurungu> Yakup`a adın İsral olsun der
<alpurungu> ve bu Yakup yeni adıyla İsral o yenişemediği Yahova`nın kızları ile
evlenir
<alpurungu> bu evlilikten İsrailoğulları meydana gelince
<alpurungu> yarım Yahova (Allah) yarım da insan soylu İsrailoğulları meydana
geldi sayarlar kendilerini
<alpurungu> böylece İsrailoğulları yani Yahudiler kendilerini yarı Tanrı
gördüklerinden
<alpurungu> Yahudi ırkının insanüstü olduğunu
<alpurungu> diğer insanların da nasıl Allah emirlerine itaat mecburiyeti varsa
<alpurungu> bu tarı Tanrı İsrailoğullarına da itaat etmelidirler düşüncesi
Yahudi inancının en temel prensibi olur
<alpurungu> Yeryüzünün gelmiş geçmiş en gerçek ırkçıları işte bu Tevrat`a kadar
sokuşturulmuş olan
<alpurungu> bu yarı Tanrı soylu Yahudi ırkı olma iddiası ve Yahudi ırkçılığıdır
<alpurungu> asabiyetçilik bu ırkçılığı da kapsayacak şekilde
<alpurungu> babadan oğula geçen üstün nitelikler ve kan bağı ile var olduğuna
inanılan soyculuk kavramına denilmektedir
<alpurungu> İslam ve Resulullah da işte bu ırkçılığı asbayitçilik olarak niteler
ve reddeder
<alpurungu> İslam`a göre her insan Allah`ın yeryüzünde halifesidir
<alpurungu> onların buluşmak zorunda oldukları ortak nokta budur ve Allah`ın
ipine sarılmış olmak yani takva sahibi olmaktır
<alpurungu> bunu sağlarken insanların bir kadın ve erkek mevcudu ile aileyi
<alpurungu> onların yakın akrabalık çevresiyle aşiret şube guruplarını
<alpurungu> bunların da ortak kültür ve gelenek bağları ile bu akrabalık
bağlarını da birleştirerek millet varlığını
<alpurungu> bir mutabakat halinde birleştirmeye Milliyet olarak kabul etmektedir
<alpurungu> bu Millet özelliklerine dahil olan
<alpurungu> mensubiyet fikrini birleştirici kabul eden insanların da
<alpurungu> Allah`ın emirlerine
itaat etme
<alpurungu> dolayısıyla size en yakın olandan başlayınız
<alpurungu> hükmü gereğince de
<alpurungu> kendi milletinden olanlarla hareket etmeye
<alpurungu> takva çerçevesinde hareket etme hükmü getirilmiştir ki
<alpurungu> biz buna milliyetçilik
<alpurungu> bunu benimseyen Türk Milletine de Türk Milliyetçileri demek
durumundayız
<alpurungu> burada ırk kavramı bu tarif içinde görülemeyebilir
<alpurungu> ancak ırk bir kan bağı
entegrasyonu ise
<alpurungu> buna da akrabalık halkalarının birleşmesi anlamı veriliyorsa
<alpurungu> Türk ırkının var olduğundan söz
edilebilir
<alpurungu> dolayısıyla Türk Milliyetçiliği fikir sisteminde temel değil ama bir
faktör olarak Türk ırkı vardır
<alpurungu> Türk Milliyetçiliği yapan bir kişi sırf bir faktör olan ırk
kavramını taşıyor diye de ırkçı olamaz
<alpurungu> Milliyetçiliğine de ırkçılıktır denilemez
<alpurungu> ancak
<alpurungu> bu asgari tariflere ulaştığımız çağımızdan çok önce
<alpurungu> 1944 olayları öncesinde
<alpurungu> insanlık bambaşka bir ırk anlayışı daha benimsiyordu
<alpurungu> Türk Milleti değil insanlık diyoruz
<alpurungu> çünkü dünya genelinde 1940`lı yıllar gelene kadar
<alpurungu> evrim teorisini ortaya atan Charles Darwin`den önce de aslında
evrimciler vardı
<alpurungu> ve bu evrimciler bazan güçlü organizmanın güçsüz organizmalar
arasında
<alpurungu> doğal seleksiyon prensibi uygulayacağını
<alpurungu> üstün nitelikli organizma olan primat saydıkları insanı da
<alpurungu> güçsüz yani geri primat yani insanlara karşı güçlü olanlara mahkum
kabul ederler
<alpurungu> doğada görülen doğal eko sistem de olan seleksiyonu insana da
uygulamak gerektş
<alpurungu> gerektiğini savunurlardı
<alpurungu> mesela MÖ asırlarda Yunan filozoflarından Eflatun`un Devlet isimli
kitabında
<alpurungu> sakat ve akıl hastalarının öldürülmeleri gerektiğini
<alpurungu> güçsüzlere hayat hakkı verilmemesini
<alpurungu> üstün insanlar üretmek için özel üretme çiftlikleri kurulmasını
tavsiye eden konular işlenebilmiştir
<alpurungu> Nazi Almanyası`nın nasyonal sosyalizmi de bu insan üreme
çiftliklerini
<alpurungu> İnsan Haraları adıyla kurmuşlar
<alpurungu> seçkin Alman kahramanları ile ülkenin seçkin aileleri ile seçme
Alman güzelleri kadınları çiftleştirerek
<alpurungu> binlerce çocuğun dünyaya gelmesi sağlanmıştı
<alpurungu> neki, bu üstün ırk üretme çiftliklerinden beklenen üstün insanlar
yerine çok sayıda
<alpurungu> doğuştan engelli çocuklar daha çok görülmüştü
<alpurungu> antik çağlarda üstün insan düşüncesi pek çok kültürde değişik
şekillerde de görülmüştü
<alpurungu> Pers Kralı Kirus`un hanımı Kraliçe üstün insan ve özel olduğu kabul
edildiğinden
<alpurungu> güzelliğini korumak için
<alpurungu> ülke çapında her yıl bir yaşını doldurmamış en güzel 200 erkek
bebeği toplanır başları kesilir ve bu bebeklerin beyinlerini
<alpurungu> yemeke hakkı tanınırdı
<alpurungu> Afrika yerlilerinde de Krallar pek uzun ömürlü olmazlardı
<alpurungu> çünkü yamyamlık doğaldı ve öldürülen insanların en değerli yeri olan
kafalarını kral yahut kabile reisleri yerdi
<alpurungu> bu da fosfor deposu beyin yemekten dolayı fosfor zehirlenmesine yol
açar
<alpurungu> kral yahur kabile reisleri fosfor zehirlenmesinden genç yaşta
ölürlerdi
<alpurungu> antik çağlardan beri kendilerini üstün gören
<alpurungu> ya da toplumları tarafından üstün görülen soylar ve guruplar hep
olmuştur
<alpurungu> asilzadelik de böyle bir kavramın belki en yumuşatılmış şeklidir
diyebiliriz
<alpurungu> babadan oğula yönetim hakkı geçmesi ilkesinin İslam`da hiçbir kabulu
olmadığı halde
<alpurungu> bir başka deyişle saltanat fikri İslam tarafından kabul edilmediği
halde
<alpurungu> Emevilerle İslam dünyasına saltanat sokularak
<alpurungu> halkın liyakatlısına reis olma yolu İslama aykırı olarak kesilmiş
oluyordu
<alpurungu> denebilir ki Türkler`de de babadan oğula geçen sistem yok muydu?
<alpurungu> elbette vardı
<alpurungu> ancak Türk Kültür yapısında babadan oğuladan çok o aileye öncelik
tanınmakla beraber
<alpurungu> millet içinde liyakatını isbat etmiş olmak daha önemli ve temel
kanundu
<alpurungu> bu bakımdan her Han, Kaa, Yabgu, Bey ve benzerleri mutlaka en küçük
topluluk biriminden
<alpurungu> Millet seviyesine kadar
<alpurungu> aile meclisleri boy meclisleri ve nihayet Millet meclisi olan
Kurultay kararı ile seçilir veya azledilirlerdi
<alpurungu> babanın hükümranlığını oğluna bırakması bir hak olmakla birlikte
kurultay kararı bir başkasını emredebilirdi ve
<alpurungu> bu kurultay kararı daha asıl olarak kabul edilirdi
<alpurungu> bir bakıma İslam dini kabul edildikten sonra saltanat sistemi bütün
kurumları ve değerleriyle
<alpurungu> Türk Kültür sistemine girmiştir ve Türk Töresi bozulmuştur
<alpurungu> bu bakımdan İslami hükümlere daha uygun olan Türk Töresinde yönetim
belirleme kuralı kaybedilmiş olması
<alpurungu> toplumun diğer Türk Kültürü kurumlarına da çok büyük zararlar
vermiştir
<alpurungu> İslam zannı ile Arap ve Fars geleneklerini almış olmak hiçbir zaman
İslam adıyla tarif edilmemelidir
<alpurungu> bir aileden çok ferdin faydalı ve liyakatlı olma ilkesi denebilir ki
<alpurungu> Türk dünyası dışında pek rastlanmayan bir temel kuraldır
<alpurungu> işte bu bakımdan en yoğun soyculuk özellikle batı toplumlarında
görülmüştür
<alpurungu> onlara göre Kilise papazları bir mesleki kurumda başarının makamını
işgal ediyor olmak yolundadır
<alpurungu> fakat feodal beyler prenslikler
<alpurungu> Rex, Tex, Kral ve Lord yahut Dük sistemleri daima babadan oğula
geçmekle beraber yetki büyüdükçe
<alpurungu> Krallar Allah`ın mülkü idarede en yetkili vekili sayılmışlardır
<alpurungu> dolayısıyla en küçük yetkili olan feodal beyi
<alpurungu> sözgelişi Rusya Boyarları
<alpurungu> bir vatandaşını dövebilir, hapsedebilir veya öldürebilir
<alpurungu> bu bakımdan da köylü köle demek olan serf adı verilirdi halka
<alpurungu> halk böylece sistemin yöneticilerinin malı olan köleleri olurdu
<alpurungu> asırları çağları böyle yaşamış bir Avrupa özellikle
<alpurungu> endüstri devrimleri olup kapitalizm feodalite ve Krallıkların yerine
yeni rejimler getirirken
<alpurungu> icatlar ve keşiflerle üretim araçları modernleşip
<alpurungu> gelir kaynakları gelişirken
<alpurungu> yeni gelişmeleri de eskinin halkının yani serflerinin sahibi olan
yöneticilerin yeni adları
<alpurungu> kapitalist, fabrikatör, bankacı vbg olur ise de yetki ve hakları da
bu yeni adlara göre düzenleyeceklerdi
<alpurungu> işte bu dünya genelinde yürütülen hakimiyet parasal ve sömürü
hakimiyeti şeklinde olunca
<alpurungu> kaçınılmaz olarak toplumları kendi istekleri doğrultusunda organize
edecek fikirler ve idealler
<alpurungu> etrafında toplayacak felsefelere ve siyasetler de yol verecekler
destekleyeceklerdi
<alpurungu> Darvin, Hegel, Engels, Marx ve diğer düşünür ve ideologlar bilim
adına hep bu hakimiyet için vasıta olacaklardır
<alpurungu> bu sözde bilimsel çalışmalara göre Norveçli coğrafyacı Kjellen`in
ortaya attığı
<alpurungu> jeopolitik kuramları kısa zamanda Almanya merkezli fikir
organizasyonlarının da temeli yapıldı
<alpurungu> buna göre insan gelişmiş bir organizma olarak
<alpurungu> güçlenen zayıfı yer ve beslenir diyorlar
<alpurungu> bu beslenen organizma yani insan topluluğu beslendikçe daha güçlenir
<alpurungu> daha güçlenen yopluluk daha büyükleri yutar ve iç bölünme ile
entegrasyon hayat kurulur
<alpurungu> teorileri işleniyor
<alpurungu> ırkçılık da bu organizma temelli iddiaların sosylal hayatı ırk
kavramında değerlendirmeye yönlendiriyordu
<alpurungu> Alman Nasyonal Sosyalizmi ile Marxist kökenden gelen İtalyan Benito
Mussolini Faşizmi
<alpurungu> dünyanın gizli kapıları ardında hazırlanan senaryolardan en
geçerlisi sayılan ırkçılığa kolayca geçiş yaptılar
<alpurungu> 1900`lü yıllar başlarken
neredeyse bütün dünya siyaseti ve bilim
çevreleri
<alpurungu> ırkçılığı geçerli bir bilim dalı sayıyorlar
<alpurungu> devlet yönetimlerini de ırkçılık
prensiplerine göre düzenliyorlardı
<alpurungu> ABD o tarihlerde ırkçı prensiplere sahipti
<alpurungu> çünkü ABD halkı daha kısa zaman önce beyaz ırk adına Kızılderili
milyonları katlederek bir ülke kazanmış
<alpurungu> Cermen milletler gurubundan olan Alman, İngiliz, Fransız, Hollanda,
İskandinav soyları koalisyonuydu
<alpurungu> haliyle Cermenlik ortak paydası ırkçı olmalarına yetiyordu
<alpurungu> İngiltere ırkçıydı
<alpurungu> 1900`lü yıllar girerken bile zenciler hayvandır ve miras kalır diyen
ysaları hala yürürlükteydi
<alpurungu> Avrupa genelinde kadını bile yarı insan sayan bir anlayış vardı
<alpurungu> 1905 yılına kadar kadınlar kocaları ölünce kocalarınınkardeşlerine
miras kalıyordu
<alpurungu> İskandinav ülkelerinde evlenen kızlar gerdek gecesini lordun, dükün
yatağında geçirmeye mecburdu
<alpurungu> İsviçre`de bu gün bile kadınlar milletvekili seçme hakkına sahip
değiller
<alpurungu> oysa biz medeni kanunu bu İsviçre`den almıştık
<alpurungu> ırkçılık bir insan türünü diğerine üstün saymak ise
<alpurungu> kadını ikinci tür saymak da bir ırkçılık anlayışı değil midir
<alpurungu> oysa İslam kadının adına Sure indirmekte, hiçbir ayetin adını erkek
koymamaktır
<alpurungu> Kadını ana yapan niteliği ile cennetin üzerine çıkarmakta
<alpurungu> ayağının altında cennet inşa etmektedir
<alpurungu> yoksa İslam sokakta kafeslemek için kadını kafes arkasından
kurtarmamaktadır
<alpurungu> İslam diyerek kadını kafes arkasına sokanlar
<alpurungu> Resulullahın savaşlarında kadınların askere bile komuta
edebildiklerini
<alpurungu> hatta annemiz Ayşe`nin dahi Hz.Ali`ye karşı ordu komutanı olduğunu
görmemektedirler
<alpurungu> insanı kendi içinde birinci ikinci sınıf yapan her anlayış üstün
insan fikrine girer ve ırkçı olur
<alpurungu> işte bu kavram etrafında birleşen bütün Avrupa ve Amerika
topyekun
olarak
<alpurungu> bir asır boyunca ırkçılığın en acımasız şekillerini devletlerine
hakim kıldılar
<alpurungu> onların arasından bir Hitler çıktığında
<alpurungu> hiçbir Avrupa milleti ona ırkçı olduğu için karşı çıkmıyordu
<alpurungu> o yıllarda Türkiye`de dünya genel politikalarına ayak uyduruyor
<alpurungu> rejiminin temel faktörlerinden birini ırkçılık olarak görüyordu
<alpurungu> Fakat Türkiye`nin benimsediği ırkçılık insanı birinci ikinci sınıf
diye bir tanımlama değil
<alpurungu> Osmanlı zamanında özellikle çok ihmal edilmiş olan Türklük bilincini
uyandırma amacına yönelik olarak
<alpurungu> Millet kavramında merkez kabul edilen ırk kavramının işlenmesi
önceliğini kabul ediyordu
<alpurungu> ikinci dünya savaşı başladığında dünya
topyekun bir ırkçılık
politikası güderken
<alpurungu> belki en masum ve en doğru olan şeklini Türkiye uyguluyordu
<alpurungu> 1944 yılı olayları olmadan sadece iki yıl önce bu devletin Başbakanı
Şükrü Saraçoğlu
<alpurungu> Türk Ocakları`nda
yaptığı konuşmasında biz Türkçüyüz diyordu
<alpurungu> aynı Başbakan iki yıl sonra Türkçüyüz diyenleri tutuklayan hükümette
yine Başbakandır
<alpurungu> 1944 yılı gelirken dünyada büyük bir savaş vardı
<alpurungu> Aman-Japon ittifakına karşı diğer devletler savaşıyordu
<alpurungu> savaşa başlarken de hileler hakimdi savaş devam ederken de
<alpurungu> Irkçı cephe diye çok sonra tanımlanan Almanya
<alpurungu> Yahudi düşmanlığı ile ortada boy gösteriyor
<alpurungu> güya Yahudi katliamı yapıyordu
<alpurungu> katledilenlerin yarısı sünnetli oldukları için
<alpurungu> yine sünnet olduklarından sünnetleriyle tanınan Yahudilerden
sanılarak Türkler katlediliyordu
<alpurungu> katledilenlerin en az yarısı Rus orduları saflarından
<alpurungu> Romanya Polonya ovalarından ele geçirilen Müslüman Türklerdi
<alpurungu> Yahudi düşmanı denen Hitle kendisi de ABD ve Avrupa basını
tarafından hala işlendiği şekliyle
<alpurungu> Avusturya asıllı diye reklamı yapılmış ve bir Alman diye unulmuştu
<alpurungu> oysa Hitler
Çekoslovakya asıllı Musevi bir köyde Musevi bir aileden
dünyaya gelmişti
<alpurungu> Hitler rejiminin milyonları katletmeye gönderdiği tanklarının
kototları
<alpurungu> Amerikalı Yahudi şirketi olan General Motor tarafından veriliyordu
<alpurungu> Alman savaş giderleri de Amerika`da yerleşen Alman Yahudisi sanılan
ama Selanik Yahudisi asıllı olan Rodchilds ailesinden sağlanıyordu
<alpurungu> bu aslında gelecek dünyası için yeni bir paylaşım savaşıydı ve dünya
milletleri bu ekonomik ırkçılığı görmek istemiyorlardı
<alpurungu> yine bir Gürcistan Yahudisi olan ve gerçek adı Çukaş Villi olan ama
Çuka Şivili diye Gürcü olduğu reklamı yapılan
<alpurungu> Çukaş Villi ile Çuka Şivili arasındaki benzerliği görmeyenler
sayesinde Yahudi ırkına hizmet ettiği görülemeyen
<alpurungu> 20 milyon Türk katletmesiyle meşhur Stalin Rusya`sı
<alpurungu> Hitler Almanya`sı ile çıkar savaşındadırlar kısaca
<alpurungu> insanlık düşmanı dedikleri ama nedense 1942 yılına kadar Hitler
Fransa`yı bile işgal ederken dahi susan ABD
<alpurungu> ancak 1942 yılında savaşa tenezzül edip girerken
<alpurungu> yeni dünya düzeni senaryoları gündemdeydi aslında
<alpurungu> işte bu dünya savaşı içinde haritalara bakarak Türkiye güneyi ve
kuzeyinde ne var diye yeniden değerlendirirsek
<alpurungu> bu bölgede kime ne intikamlar ne katliamlar tasarlanmış
<alpurungu> hangi ülkeler nereleri kaybedip nereleri kimler almış bir daha
görürsek
<alpurungu> savaşın asıl maksatları görülecektir
<alpurungu> o yılların Türkiye yönetimi
<alpurungu> Atatürk`ün tam bağımsızlık ilkesini daha savaş başlamadan 1939 Mart
ayında Fransa-İngiltere askeri ittifakına girerek
<alpurungu> çoktan terk etmiştir
<alpurungu> diğer yandan bu ittifak tarafı Türkiye
<alpurungu> Almanya ile de gizli anlaşmalar yapmaktadır
<alpurungu> Alman tanklarının ihtiyacı olan demir ülkemizden gönderilmekte
<alpurungu> Bulgaristan ve diğer Balkan işgalcisi Alman ordularının akaryakıt
ihtiyacı Türkiye üzerinden sağlanmakta
<alpurungu> aynı Türkiye Alman gemilerini takibindeki İngiliz gemilerine
sahillerini açmaktadır
<alpurungu> bunu adı tarafsızlık diye sunulmaktadır
<alpurungu> bu ülkenin insanları karneyle adam başı bir ekmek alabilirken
unlarımız buğdaylarımız
<alpurungu> batını ve muhatabı Almanların alımına sunulmaktadır
<alpurungu> devlet 1943 yılına kadar ırkçı söylemde Almanya yanındadır
<alpurungu> ama siyasal söylemlerde Avrupa ve Amerikan yanındadır
<alpurungu> karasızlığını yenemeyen bir İnönü politikası vardır
<alpurungu> savaşa girmemekle batıya en büyük yardımı yapan Türkiye
<alpurungu> batının müttefiki Rusya tarafından tehdit edilmekte
<alpurungu> Kars Ardahan bölgesi Ermeniler adına Erzurum`a kadar talep
edilmektedir
<alpurungu> kuzeydeki komşu Rusya savaşın 1944 başlarında farklı bir konuma
gelmiştir
<alpurungu> Kızıl ordu Stalingrat galibiyetiyle Almanlar karşısında ilerlemeye
başlar
<alpurungu> haliyle Kafkasya`ya doğru da hareketlenmeler vardır
<alpurungu> Kızıl emperyalizme karşı isyan eden Türk orduları da vardır
<alpurungu> Alman desteği kaybedilince Kafkasya Türk tümenleri de gerilemeye
başlar
<alpurungu> 300 bin kişilik Kafkas tümenleri geri çekilmeye mecburdur
<alpurungu> çünkü savaş içinde bu tümenlere biz de geliyoruz diyen Türkiye
hiçbir zaman geldiğini göstermemektedir
<alpurungu> 300 bin kişilik Kafkas tümenlerinin geri çekilme harekatı büyük
zayiatlar verir
<alpurungu> Türkiye sınırına yaklaştıklarında 35 bin kişi kalmışlardır ama
Türkiye hala sessizdir
<alpurungu> sınırımızdan ancak 554 kişi geçebilir ve Türkiye`den siyasi iltica
talebinde bulunurlar
<alpurungu> 554 Türk siyasi iltica istemektedir
<alpurungu> sınır karakolu Ankara`ya bilgi verir
<alpurungu> Ankara`da İsmet İnönü doğrudan üç kelimelik bir emir verir
<alpurungu> geri iade edin
<alpurungu> oysa uluslar arası savaş hukukuna göre siyasi iltica talebinde
bulunanlar kabul edilmeseler de savaş durumunda geri verilemezler
<alpurungu> üçüncü bir ülkeye gönderilirler
<alpurungu> bu 554 Türk ise siyasi mültecidir ve iade edilecektir
<alpurungu> bir üsteğmen tarafından ilk 30 kişi Kars kapıdan Rus yetkililere
teslim edilir
<alpurungu> ilk 30 kişi Türkiye tarafındayken soyunur iç çamaşırları ile
kalırlar
<alpurungu> neden soyunuyorsunuz diyen üsteğmen Saffet`e
<alpurungu> elbiselerimiz hür vatanımızda kalsın
<alpurungu> Ruslar bizi mutlaka kurşuna dizecekler
<alpurungu> ilerde çocuklarımıza tek hatıramız da bu olsun
<alpurungu> 30 kişi köprünün öbür tarafına geçer geçmez kurşuna dizilir
<alpurungu> üsteğmen Ankara`ya bilgi verir durumu anlatır telgrafla
<alpurungu> gelen telgraf emrinde sadece
<alpurungu> teslime devam edin yazılıdır
<alpurungu> üsteğmen her 30 kişide Ankara`ya sorar
<alpurungu> her soruşuna cevap aynıdır
<alpurungu> 554 kişi orada şehid edilirler
<alpurungu> çok sürmez üsteğmen vicdan azabına dayanamaz ve aklını oynatır
<alpurungu> bu üsteğmenimiz 1979 yılında hala Bakırköy akıl hastanesindeydi ve
sağdı
<alpurungu> işte bu katliama o zamanın meşhur Azeri şairi Elmas Yıldırım bir
ağıt yazar
<alpurungu> bu ağıtında
<alpurungu> Taşa desem ses gelirdi
<alpurungu> Türkiye`den ses gelmedi der
<alpurungu> Ankara ve İstanbul bu haberi duymuştur
<alpurungu> benzeri olaylar da olmaktadır pek çok yerde
<alpurungu> ve hükümet Rusya`yı
<alpurungu> Kars Ardahan isteğinde bulunmasın diye sakinleştirmek için
<alpurungu> yeni politik yaptırımlar da sergilemeye başlamıştır
<alpurungu> 1943 yılında tanınmış komünistler çeşitli bakanlıklarda devlet
dairelerinde
<alpurungu> önemli makamlara getirilmektedir
<alpurungu>
İnönü yeni bir politika olarak
<alpurungu> Rusya`ya da göz kırpmaktadır
<alpurungu> 1 Temmuz 1943 tarihinden itibaren
<alpurungu> Tan Gazetesi Türk Milliyetçiliğine karşı yayınlara başlamış
<alpurungu> Gizli Komünist Partisi Türk Milliyetçilerini hedef alan iftiralar
yazmaktadırlar
<alpurungu> hükümetin 554 Türk için yürüttüğü ya da yürütmediği politika bardağı
taşırır ve
<alpurungu> 1 Nisan 1944 günü Orkun dergisinde Başbakan`a Hüseyin Nihal Atsız
imzası ile bir açık mektup yayınlanır
<alpurungu> bir ay önce de 1 Mart tarihinde de aynı dergide bir mektup daha
yayınlanmıştır ama
<alpurungu>
ikinci mektup daha sert olunca
<alpurungu> İsmet İnönü ve Başbakan Şükrü Saraçoğlu
<alpurungu> kendilerine ağır suçlamalarda bulunan bu mektuplara sessiz kalmazlar
<alpurungu> Prof.Zeki Velidi Togan hükümeti devirmeye teşebbüs, Hüseyin Nihal
Atsız bu amaçla örgüt kurmakla suçlanırlar
<alpurungu> onlarla ilişkisi olanlarla beraber 34 kişi özellikle suçlanarak
<alpurungu> haklarında 26 Nisan 1944 günü dava açılır
<alpurungu> duruşma 3 Mayıs günü olacaktır
<alpurungu> Ankara kaynamaya başlar
<alpurungu> gençlik
Ulus Kızılay arasında yürüyüşe geçer
<alpurungu> kalabalık bir yandan da mahkemeyi sarar
<alpurungu> hakimler bile mahkemeye ancak pencereden sokulabilirler
<alpurungu> gençliğin bu kalabalıkları ve ülke genelindeki etkisi
hükümettekileri çok etkiler
<alpurungu> 19 Mayıs günü bayram gösterilerini izleyen İnönü
<alpurungu> bu Türkçüleri
<alpurungu> Türkiye`ye zararlı faaliyetler yürütmekle suçlar ve haklarında
gerekenleri yapmaktan çekinmeyeceklerini açıklar
<alpurungu>
İnönü bu açık çeki de verince
<alpurungu>
tutuklamalar başlar
<alpurungu> 34 kişi tutuklanır
<alpurungu> mahkemeler 1 nılu Sıkıyönetim
mahkemesinde yapılır
<alpurungu> mahkemeler 29 Mart 1945 de sonuçlanır
<alpurungu> Zeki Velidi Togan ihtilal yapmaya teşebbüsten 10 yıla
<alpurungu> Hüseyin Nihal Atsız 6 yıl 5 aya
<alpurungu> Alparslan Türkeş 9 ay 10 gün
<alpurungu> hapis cezasına çarptırılır
<alpurungu> diğer sanıklar da bir yıl ile dört yıl arasında cezalara çarptırılır
<alpurungu> mahkumlar son derece insanlık dışı uygulamalara tabi tutulurlar
<alpurungu> bir çokları ağır işkenceler görür
<alpurungu> aralarında subaylar gazeteciler doktorlar
bilim adamları
çoğunluktadır
<alpurungu> temyiz davasına bakan Askeri
Yargıtay
<alpurungu> mahkemelere bakan 1. sıkıyönetim mahkemesinin tarafsız olmadığını
<alpurungu> kararların bu bakımdan geçersiz olduğunu
<alpurungu> davaya 2. sıkıyönetim
mahkemesinin bakmasını ister
<alpurungu> tutuklular 23 ekim 1945 de salıverilirler
<alpurungu> ikinci mahkeme safhası da başlar ve tüm sanıklar beraat ederler
<alpurungu> gerek
Yargıtay gerek askeri mahkeme kararları
<alpurungu> Türkçülerin ırk anlayışlarının mensubiyet esaslı olduğunu
<alpurungu> Türk varlığını savunduklarını
<alpurungu> Turan fikrinin de Türk
kültürün bir parçası olduğunu karara bağlar
<alpurungu> on yıl kadar sonra
<alpurungu> Hüseyin Nihal Atsız 3 Mayıs 1954 tarihinde bu günü Türkçülük bayramı
olarak ilan eder
<alpurungu> duruşmalar yapılırken Komünist dergi ve bildiriler alenen yayınlanır
<alpurungu> Türkçülük ve Turancılık adeta vatana ihanet gibi anlatılır
<alpurungu> Hükümet de bu tarihten itibaren
<alpurungu> Atatürk`ün de biz Türkçüyüz dediğini inkar eder ve artık bütün
hükümetler Türkçülük kelimesini kullanmayan
<alpurungu> bir söylem benimseyerek Mustafa Kemal Politikaları aşama aşama
terkedilerek günümüze kadar
<alpurungu> Türk Milliyetçiliği devlet değeri olmaktan tümü ile çıkartılır
<alpurungu> 1944 yılı
<alpurungu> gerek bu dava
<alpurungu> gerekse dünya dengelerindeki yenilenme ve bloklaşmalar
<alpurungu> gerekse ekonomik çıkar alanlarının güçleri
<alpurungu> sonucunda
<alpurungu> Türkiye açısından Türk Milliyetçiliği fikrinin eritilmesine
başlangıç yapılır
<alpurungu> 3 Mayıs 1944 tarihinin Türkçülük bayramı yapılması işte bu yok
edişin karşısına
<alpurungu> var olmaya devam edişin bir azim tarihi olarak kaydedilir
<alpurungu> bu 1944 olayları
<alpurungu> Türk Milliyetçiliği Hareketi`nin harekete geçmek tarihidir
<alpurungu> çünkü artık devlet seviyesinde Türk Milletinin tam bağımsız bir
devlet olmadığı
<alpurungu> olamayacağı empoze edilmeye başlanmıştır
<alpurungu> zaman içerisinde de
<alpurungu> kimi zaman ortanın solu politikaları potasında
<alpurungu> kimi zaman Milliyetçi Muhafazakar söylemleri potasında
<alpurungu> ısrarla Türk Milliyetçiliği eritilmek istenmiş ve oldukça da mesafe
alınmıştır
<alpurungu> Türk Milliyetçiler daha İsmet İnönü politikaları bitti şimdi daha
rahat olacağız dedikleri sırada
<alpurungu> Menderes hükümetinin başa geçmesiyle birlikte
<alpurungu> İnönü kadar sert tedbirlerle tabi tutulmuşlar
<alpurungu> il olarak da Milliyetçiler derneği kapatılarak
<alpurungu> gözdağı verilmek istenmiştir
<alpurungu> Türk Milliyetçiliğinin
bizatihi kendi içinde var olan İslami
değerler sarılma ve sahip çıkma ilkesi
<alpurungu> yok sayılarak
<alpurungu> Milliyetçi Muhafazakar sözü yaygınlaştırılarak
<alpurungu> Milliyetçiliğin Muhafazakarlıktan ayrı olduğu işlenmiş
<alpurungu> toplumlar zamanla da Milliyetçi ile Muhafazakar arasında pay
edilmeye başlanmış
<alpurungu> Ilımlı İslam statüsü de bu ilerlemenin son noktası olmuştur
<alpurungu> Ilımlı İslam ile Türk Milliyetçiliği karşı karşıya getirilmekle
<alpurungu> hassas toplum değerlendirmeleri
<alpurungu>
maneviyata doğru meyledeceği düşüncesiyle
<alpurungu> Milliyetçiliğin tümüyle
terk edileceği planlanmıştır
<alpurungu> 1944 sonrası
Milliyetçileri
<alpurungu> devlet içinde yerleşen dini siyasallaştıran Amerikan İngiliz Almam
şebekelerini dikkatle izlemeye almış
<alpurungu> ama bu arada bunu hiç de tehlike olarak görmeyen siyaset dışı
milliyetçilik akımı da doğmuştur
<alpurungu> siyaset içi milliyetçilikle siyasal İslam çetelerine karşı mücadele
yanında komünist ve her türlü Türklük ve Türkiye hatta Türk dünyası
<alpurungu> düşmanıyla mücadeleyi esas alanlar
<alpurungu> önce 1960 yılı 27 mayıs ihtilal döneminde devlet içinde yer almaya
öncelik vermişler
<alpurungu> Milliyetçi
Hareket Partisi adıyla yeni hedeflerine yönelmişlerdir
<alpurungu> diğer yandaki siyaset dışı Türk Milliyetçiliği fikri Reha Oğuz
Türkkan H. Nihal Atsız gibi değerli kişiler etrafında toplanmış
<alpurungu> fakat devlet içinden yapılan
tahribatlara karşı duruşta pasif kalan
Türkçüler kesimini temsil eder duruma düşmüşlerdir
<alpurungu> 12 Eylül 1980 ihtilali Türk gençliğini on yıl süre ile depolitize
(siyasetten uzak) tutunca devlet içinde yıkıcı her kesim rahatça yerleşmiş
<alpurungu> ANAP politikacılarını yönetimine terkedilmiştir
<alpurungu> 1920 ile 1939 arsındaki Türkçü dolayısı ile Türk Milliyetçiliği
merkezli devlet politikaları
<alpurungu> sonraki dönemlerde adeta suç işler gibi gösterilmiş
<alpurungu> Turancılık hiçbir yasada suç diye tarif edilmediği halde 1944 dahil
1980 yargılamaları bile bu Turancılık adını suçmuş gibi
<alpurungu> mahkemelere getirebilmişlerdir
<alpurungu> bunu sağlayan sadece soruşturma yapan askeri sivil soruşturma
makamları değil bizzat devletin en tepelerinde olabilen
<alpurungu> devlet yönetenlerdir
<alpurungu> 12 Eylül cuntacısı Kenan Evren için Turancılık
<alpurungu> meydanlarda attığı nutuklara göre
<alpurungu> sağa sola önüne gelene savaş ilan edip oralardaki Türkleri
Türkiye`ye getirmektir
<alpurungu> bu devletin ordularının başında olabilmiş
<alpurungu> derken başkomutanlık olan cumhurbaşkanlığına gelmiş olan bu gayri
Türk adam
<alpurungu> denge adıyla Türk Milliyetçilerini idam ederken elinin titremediğini
ve Turancılığı da böyle bir ucube şeklinde anladığını
<alpurungu> söylemek cehaletine sahip kişidir
<alpurungu> Türk Milliyetçiliği hareketine inanan herkesin
<alpurungu> Türk Milleti için bir de vatan düşünmesi
<alpurungu> Türkiye dışı Türk Ellerini de vatan bilmesi
<alpurungu> cümlesinin adına Turan demesi kadar normal bir şey yoksa
<alpurungu> savaş filan etmeden
<alpurungu> kimseyi de göç ettirmeden
<alpurungu> bütün Türkleri hürriyet bayrağı altında olduğu yerde toplamak için
mücadele etmesi gerekir