|
|
Aydınlık baltayı taşa vurdu
|
| |
Aydın dergisi baltayı taşa vurdu. Kandil'de gizli çekilmiş fotoğraflar diye sundu. Oysa işin aslı başkaydı.
Aydınlık dergisi Taraf gazetesini hedef aldı. Yayınladıkları
fotoğraf silahı kendilerine döndü. Resimde Ahmet Altan ve Yasemin Çongar
terör örgütü yöneticileriyle poz veriyordu.
Gizli çekilmiş havası veren dergi, örgütle bağlantıları olduğu iddiası
izlenimini verdiler. Oysa işin aslı başkaydı. O fotoğraf gizli değildi.
İnternet haber sitelerinin hemen hepsinde çıktı.
Sınırötesi operasyonla vurulan Kandil'deki izlenimler ve söyleşilerdi. O
günlerde bütün gazeteciler Taraf'ın yaptığı gibi Kandil'in yolunu tutmuştu.
Ocak ayı sonunda yapılan söyleşi sadece Taraf'ta çıkmadı.
Yani fotoğraf gizli değil, aleniydi. İnternet haber sitelerinin hemen hepsi
bu haber ve fotoğrafları kullandı. Dahası da var. Kimsenin giremediği
Kandil'e giren gazetecilerle Sabah gazetesi yaptığı röportajı 1. sayfadan
verdi.

4 Şubat 2008 tarihinde Sabah'ta Ecevit Kılıç imzasıyla Altan ve Çongar'ın
izlenimleri yer aldı. PKK yöneticilerinin sınırötesi operasyonla ilgili
görüşlerinin yanı sıra yandaki bu fotoğraf yayınlanmıştı.
Dergi ayrıca Taraf'ın finans kaynağına ilişkin iddiaları tartışmaları
yeniden alevlendirecek gibi. İşte
Aydınlık dergisi tarafından ileri sürülen iddialar:
DÜĞMEYE BASILDI, DÖRT KOLDAN PARA AKIYOR
Taraf’ın finansörü Fethullah!
Taraf’ı çıkaran Alkım Gazetecilik, 1992’ye kadar küçük bir yayıneviyken ve
batma noktasındayken birdenbire durumu düzeltti. Alkım Yayınevi’nin
borçlarını Fethullah bağlantılı Albaraka Türk çekleriyle ödemesi
yayıncıların dikkatini çekmişti. O tarihten sonra, birileri, Savaş ve Başar
Arslan kardeşlere “yürü…” dedi. AKP iktidarıyla birlikte ise
“kanatlandılar”! Arslan kardeşler, Brüksel’de büro açıp AB’yle de ilişkiye
geçtiler…
Fethullahçı gladyo TSK’ya karşı Ergenekon operasyonunu başlatırken,
Pentagon, Taraf için de düğmeye bastı.Yasemin Çongar, Amerika’dan görevli
olarak gönderildi. Burada, ABD İstanbul Başkonsolosluğu kolları sıvadı.
“Vatanı bir kadın memesine satarım” sözüyle meşhur Ahmet Altan, 30 bin YTL
maaşla gazetenin kuruluş görevini üstlenmesi için ikna edildi. Taraf yayına
başladıktan sonra ayrılacağını söylemişti, ayrılmadı, genel yayın yönetmeni
oldu.
Gazetenin sahibi, Alkım Gazetecilik adına Başar Arslan oldu. Ahmet Altan’ın
belirttiğine göre Başar Arslan yayın çizginse hiç karışmadı, odasını bile
Altan’a bırakıp gitti.
İLK DESTEK FETHULLAH CEMAATİNDEN
Ahmet Altan 10 Kasım 2007 tarihli Zaman gazetesinde yayımlanan röportajda,
Taraf gazetesinin ilan gelirlerine dayanacağını söylemişti.
15 Kasım 2007 tarihinde yayına başlayan Taraf’taki ilanlara bakıyoruz,
“Alkım Yayınları” dışında, 2008’e kadar ilk bir ayda “Kimse Yok mu
Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği” ağırlıkta.
Kimse Yok mu Derneği 2002 yılında Fethullah’ın Samanyolu Televizyonu
bünyesinde “Kimse Yok mu?” programı ile başladı. AKP iktidarı Kimse Yok mu
Derneği benzeri vakıf ve dernekler için gelir vergisi kanununu değiştirdi,
bu derneklere yapılan bağışlar vergiden muaf tutuldu… “Kimse Yok mu
Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği”, şimdi 5 kıtada faaliyet yürütüyor,
katrilyonlara hükmediyor.
Uzmanlar, Fethullah cemaati üzerinden aktarılan paraların asıl kaynağının
Amerika olduğunu, Soros’un açık toplum enstitüsünden geldiğini
belirtiyorlar.
Devletin Halkbank ve Vakıfbank’ı ile Fethullah Gülen, daha ilk aydan Taraf’a
ilan verenler arasındaydı!
DEVLETİN TMSF’Sİ BASTI, DAĞITTI
Taraf’ın tanıtım ilanları da Fethullahçı Zaman gazetesi tarafından
yayımlandı. Hem Zaman, hem Fethullah’ın diğer yayın organı Aksiyon, Ahmet
Altan ve Yasemin Çongar röportajlarıyla gazetenin tanıtımını yaptı. Taraf’ın
iki de transferi var Zaman’dan. Biri, bildiğiniz Etyen Mahçupyan, öbürü
Gülen bursuyla Amerika’da eğitim gören Leyla İpekçi.
Taraf, bir devlet kuruluşunun, TMSF’nin elindeki Sabah’ın baskı tesislerinde
(Princity) basıldı, dağıtımını da TMSF’ye teslim edilen Merkez Dağıtım
yaptı. Alkım’ların TMSF Başkanı Ahmet Ertürk’le yakın ilişkisi olduğu
belirtiliyor.
Sabah gazetesi tüm tesisleriyle birlikte Damat Bey’in Çalık Holdingine
devredildikten sonra ise Taraf, yine aynı tesislerde basılıyor, yine Çalık
Holding’in elindeki Turkuvaz Dağıtım tarafından dağıtımı yapılıyor.
Çalık dışındaki taliplilerin Sabah ihalesinden en ufak bir ses çıkarmadan
çekilmesinde de Amerikan-İsrail diplomatlarının ya da istihbarat
kuruluşlarının etkisi var mıdır, ne dersiniz?
ALTAN, “EGEMEN GÜÇ”TEN DAHA FAZLA DESTEK TALEP EDİYOR
“Eğer sizin sattığınız mal zararla satılıyorsa, bu zararı başka yerden
karşılamak zorundasınız” demişti Ahmet Altan, Taraf gazetesi çıkmadan 5 gün
önce. 10 Kasım 2007 tarihli Zaman’da yayımlanan röportajda Altan, sözlerini
şöyle sürdürüyordu: “Bu da sizi bir yere karşı boynu eğik hale getirir. O
yerin neresi olacağına siz kendiniz karar verirsiniz. Ya bir iktidardır, ya
bir hükümettir, ya egemen bir güçtür, ya size ilan verecek olandır. Biz hiç
kimseye karşı boynumuz eğik olsun istemiyoruz. 1 YTL’den satmamızın nedeni
bu.”
Ahmet Altan’ın anlattığına göre Fethullah cemaatinden gelen ilan paraları
ile iktidarın baskı-dağıtım desteği, gazetenin 1 milyon liradan daha ucuza
satılmasına olanak vermiyordu. Daha büyük paralar gerekiyordu.
Kendi deyimiyle “Vatan satıcısı” Altan, bağlı olduğu “egemen güç”ten daha
fazla destek talep ediyordu.
O destek 4 ay içinde geldi. Taraf, 8 Mart 2008 tarihinden itibaren 40 kuruşa
düşürüldü.
AYDA EN AZ 500 BİN DOLAR!
40 kuruşa gazete çıkarmak, ayda en az 500 bin dolar zarar demek. Yayın
sektöründen işadamları, “Matbaanız ve dağıtım şirketiniz yoksa, zarar 1
milyar dolara yaklaşır” diyor.
Taraf, ilk 4 aylık yayın çizgisiyle bu parayı “hak etmişti”! Pentagon
güdümlü Fethullahçı gladyo da daha çok satan bir “tetikçi gazete”ye ihtiyaç
duyuyordu. Değişik gazetelerdeki bağlantı mekanizmaları artık temel
operasyonlar için yeterli sonuç vermiyordu. ABD-İsrail bağlantılı Fethullah
sermayesi daha aktif bir biçimde Taraf’a para akıtmalıydı.
4. ayında, Taraf gazetesine ve Alkım Yayınevi’ne “çok büyük para akışının
başladığı” belirtiliyor.
Taraf odaklı para akışı ve karmaşık ilişkiler öyle boyutlara geldi ki,
Aydınlık’ın edindiği bilgilere göre, 40 yaşında medya patronu olan Başar
Arslan şu sıralar paniğe kapılmaya başladı.
İLK BÜYÜK ERGENEKON BASKININDAN 13 GÜN ÖNCE
Taraf gazetesinin 40 kuruşa düşürüldüğü tarih 8 Mart.
Fethullahçı gladyonun üçüncü ve ilk geniş kapsamlı Ergenekon operasyonunun
tarihi 21 Mart.
21 Mart’ta Türkiye, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’ten,
Cumhuriyet, Aydınlık ve Ulusal Kanal Genel Yayın yönetmenlerine, Prof. Dr.
Kemal Alemdaroğlu’na varan geniş çaplı bir operasyonla sarsıldı.
İşte, Taraf o günler için çıkarılmıştı.
FETHULLAHÇI İSTİHBARATIN PSİKOLOJİK SAVAŞ BÜLTENİ
Taraf işin öylesine göbeğindeydi ki, sanık avukatlarına
gösterilmeyen “belgeler” Fethullahçı gladyo tarafından Taraf’a servis
ediliyordu. Bunların en çarpıcısı, baskından önce Alkım Yayınları’nın
Ankara’daki bürosundan Taraf’a fakslandığı anlaşılan “Yargıtay Krokisi”
belgesiydi…
Fethullah, Taraf’ı yalnız parayla değil, kirli haberlerle de besliyor.
Taraf, Fethullahçı istihbaratçıların servis ettiği haberlerle çıkıyor.
Emniyet’te yuvalanmış F tipi istihbararatçıların basın bülteni gibi.
Ahmet Altan’ın medyayı peşlerinden sürükleme iddiasıyla, “Babıâli’nin
kimyasını değiştireceğiz!” sözleri böylece anlam kazanıyordu.
Gazete hem F tipi istihbaratçıların yürüttüğü psikolojik savaşın aracı
misyonunu yürütüyor, hem de haber kaynaklarının Genelkurmay’dan olduğu
yalanını ortaya atıyor. Bu da tipik bir istihbaratçı numarası. Fethullahçı
Gladyo’nun çok sık başvurduğu bir tertip.
HER GÜN SATIR SATIR ÇEVİRİSİ YAPILIP, AB’YE SUNULUYOR
Gazeteyi çıkaran Alkım Yayınevi’nin sahibi Savaş-Başer Arslan kardeşler,
Brüksel’deki büroları kanalıyla Avrupa Birliği’yle de ilişkiye geçtiler.
Taraf gazetesi’nin satır satır çevirisi yapılıp her gün Avrupa Birliği’nin
önüne konuluyor!
AB, gazetelere doğrudan hibe yapamıyor ama yayınevlerine yapabiliyor. Alkım
Yayınevi’nin, Ahmet Altan’ın “İçimizdeki Bir Yer” adlı romanının, 2004’te AB
parasıyla basıldığı belirtiliyor. 1 milyon adet basılıp maliyetinin 4’te
biri fiyatına satılan Altan projesi, AB fonlarınca desteklendi. Gazete
bayilerine kadar ulaştırılan kitap için bakkallara bile standlar
yerleştirmişti. Ardından, Alkım yayınları Sabah Gazetesi’yle işbirliği
yaparak Milli Eğitim Bakanlığı onaylı Yüz Temel Eser’i basmıştı.
AB ile kurulan bu köklü ilişkilerin, bugün para kanallarının çeşitlenmesinde
etkili olduğu belirtiliyor.
HARİRİ’DEN ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ’NE…
Haziran alından itibaren Taraf’ta yayımlanan ilanlar çoğaldı ve çeşitlendi:
Uluslararası Af Örgütü, Toplum Gönüllüleri Vakfı, Asya Finas… İsrail-MI6
bağlantılı Hariri’ye satılan Türk Telekom’un tam sayfa ilanları Taraf’ta
dikkat çekici sıklıkta yayımlanıyor.
İlan, bir gazeteye para aktarmanın yasal ve gözle görülür yöntemi. Ama tek
yöntem değil.
Bir bankacı, “Unutmayın Türkiye'de para giriş çıkışı çok kolaydır. Hiç bir
denetim yok” diyor.
TARAF AKP’Yİ HİZAYA SOKUYOR
Taraf, Nisan-Mayıs aylarında yaptığı yayınlarda “Ergenekon Ordu’ya uzanmalı”
kampanyası yürüttü. Bu yayınlar sırasında Taraf, Tayyip-Gül bölünmesinde
açıkça Abdullah Gül yanlısı yayın yaptı. Zamanında Taraf’a destek veren
Tayyip Erdoğan, bu kez Taraf gazetesinde “korkaklıkla” suçlandı…
Yasemin Çongar, 2 Haziran 2008 tarihli Aksiyon’da yayımlanan röportajında
şöyle diyordu:
“Diyelim ki AK parti büyük bir pazarlık yaptı, Ergenekon’u güdük bıraktı, AB
konusunda zaten durgun olan politikasını sürdürme sözü verdi, diyelim ki
devletin antidemokratik alışkanlıklarını ve uygulamalarını sorgulamayacak
noktaya geldi, o zaman kapatılmaz belki; ama AK Parti, AK Parti olmaktan
çıkar. Bu toplum da önümüzdeki seçimde başka bir parti bulur kendine.”
PSİKOLOJİK SAVAŞIN KARARGÂHI
Haziran’dan itibaren Taraf gazetesi, hemen her gün TSK’ya karşı bir yalan
uydurup manşetine taşıdı. İşte birkaç manşet “haber”:
- Genelkurmay’ın yeni kontrgerilla planı (2 Haziran).
- Asker- Rektör kumpası (8 Haziran).
- Yakında darbe olacak (10 Haziran).
- Genelkurmay’ın Türkiye’yi biçimlendirme planı (20 Haziran).
- Dağlıca baskını biliniyordu (25 Haziran).
ORG. BÜYÜKANIT: O GAZETEYİ FİNANSE EDEN KİM ONA BAKIN!
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 20 Haziranda Deniz Kuvvetleri
Komutanlığı duvarına asılan Atatürk Rölyefi’nin açılış töreni sonrasında
verilen resepsiyonda şunları söyledi; “ O gazeteyi finanse eden kim, siz ona
bakın; bakın sadece o gazetenin finansörü diyorum.” Orgeneral Büyükanıt’ın
“O gazete” dediği Taraf. Genelkurmay Başkanı, aynı resepsiyonda şunları da
söyledi; “Dünyada bu kadar saldırıya uğrayan başka bir silahlı kuvvvetler
var mı? Hele ki bu dönemde. Terörle mücadelede en başarılı olduğu bir
sırada.”
Gazete, 20 Haziran 2008 tarihli sayısında, Genelkurmay Karargahı’nda
hazırlandığını iddia ettiği bir dökümanı manşet yapmıştı. İşte Org.
Büyükanıt da “o gazetenin finansörü” nü bu son saldırıdan sonra gündeme
getirdi. Aydınlık’a ulaşan bilgiye göre Genelkurmay Başkanı, bunları
söylerken “finansörün” kim olduğunu da bilerek söylüyordu. Ama Taraf’ın
Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan, Fethullahçı para kaynakları apaçık olduğu
halde, bu sefer de Genelkurmay Başkanı’nı “bildiği para kaynağını
açıklamaya” çağırdı. Gazetenin 22 Haziran 2008 tarihli manşeti de bu
yöndeydi.
… VE 1 TEMMUZ
Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli iki subayın, Org. Hurşit Tolon ve Org.
Şener Eruygur’un tutuklanmasıyla sonuçlanan son operasyonla birlikte Taraf,
adeta bayram ilan etti. 2 Temmuz günkü manşet şöyleydi: Cumhuriyet tarihide
ilk defa/ Darbeci paşalar göz altında.
6 Temuz 2008 tarihli Taraf’ın manşeti şöyleydi: Yargılanacaklar! Aynı gün,
Emekli Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu öne sürülen “Darbe günlükleri”
Taraf gazetesince yeniden piyasaya sürüldü. Taraf bununla da kalmadı, bir
darbe planı daha piyasaya sürdü.
Operasyon günü Taraf yine TSK’ya saldırı halindeydi. 1 Temmuz günü Taraf
gazetesi, CİA’nın kontrolundaki Tuncay Güney’in ifadelerine dayanarak,
Ordu’nun bölündüğünü öne süren bir manşetle çıkmıştı…
NEDEN TSK HEDEF?
Yasemin Çongar, Aksiyon’daki röportajında TSK’yı neden hedef aldıklarını
anlattı. 1 Mart Tezkeresinin reddedilmesi Çongar’da, onların jargonuyla
travma yaratmış anlaşılan. “Amerikan Merkezî Kuvvetler Komutanlığı askerleri
gemide bekliyordu Türkiye üzerinden Irak’a geçmek için. Son anda savaş
planları bozuldu” diyor Çongar, “Amerika’nın çıkarları Irak’ın
bölünmemesinden yana. Yine o çıkarlar, Irak’ın bugünkü federal yapısını
koruyarak Türkiye ile sağlam ilişkiler kurmasını gerektiriyor.”
Ahmet Altan da Zaman’a konuşurken TSK’nın Kuzey Irak operasyonuna şiddetle
karşı çıkıyor ve şöyle diyor:
“Bunun bedelini kim ödeyecek? Onlar mı, çocuklar mı?”
Yine Yasemin Çongar, “Genç Siviller”in düzenlediği bir panelde “Ergenekon
sadece toplum düşmanı değil, dünya düşmanı bir örgüt” diyordu, “Türkiye’yi
dünyadan koparmaya çalışıyor.” Kimden? Çongar’ın yanıtı şöyle: “Başta Avrupa
Birliği’nden, ABD’den ve diğer ülkelerden de.”
TSK DÜŞMANLIĞI, TARAF İÇİNDE DE TARTIŞMA YARATTI
Taraf’ın yayınları gazetenin kadrosu içinde de tartışma yarattı. Mayıs ayı
içinde bazı muhabirler gazeteden istifa etti. 27 Mayıs 2008 tarihli Gerçek
Gündem internet sitesinde “Ahmet Altan’a istifa şoku” başlığıyla yer alan
habere göre istifacılar arasında Alev Er de vardı:
“Taraf Gazetesi’nin yayın politikasına dayanamayan yedi kişi ilişiğini
kesti. Taraf Gazetesi’nin Fethullah Gülen-Abdullah Gül hayranlığı
çalışanlarını da bıktırdı. Gazetenin yedi çalışanı yönetime istifasını
sundu. Gazetecilerin ayrılma gerekçesinin ‘yayın politikası’ olduğu
öğrenildi…”
“Bize böyle bir gazete yapılacağı söylenmemişti” diyordu ayrılanlar.
“Demokrat, sivil, özgürlükçü bir gazete yapılacaktı. Ancak 17 Mayıs günü
Deniz Gezmiş hakkında (ırkçı-yabancı düşmanı) diye bir yazı basıldı.
Herkesin kafası karıştı. Biz de bu tablo içinde görünmek istemedik.” Bir
başkası şöyle konuşuyordu: “Fethullah Gülen ve Abdullah Gül yanlısı gazete
yapılıyor. Belgesiz bilgisiz bir şekilde TSK karşıtı haberler yer alıyor.
Bunu anlatmaya çalıştık. Ama kimse dinlemedi.”
Haziran başında ise bir kısım Alkım Kitabevi üyeleri “sola ve devrimci
değerlere karşı kampanya başlattığı için” üyeliklerinden istifa ettiler.
“Biz artık niyetin ne olduğunu anlamış bulunuyoruz” diyordu istifacılar,
“Vakit, Yeni Şafak, Zaman gibi bir yayın olacaksa Taraf gazetesi, kimsenin
tuttuğu yok. Ancak net olarak açıklasın, Truva atını kimse oynamasın!”
İSRAİL KONSOLOSLUĞU’NDAN TARAF’A ZİYARET
Yalnızca Amerikan Konsolosluğu değil Taraf için kollarını sıvayan.
Gerçek Gündem adlı internet gazetesi, 8 Temmuz günü Taraf Gazetesi'ni İsrail
Konsolosluğu'nda görevli bir kadın ile bir erkeğin ziyaret ettiğini yazdı.
Ziyaretçilere üç de koruma eşlik etmişti. Haberde şu satırlara yer verildi:
Taraf'ın İstanbul Kadıköy'deki bürosunu ziyaret eden İsrail konsolosluğu
yetkilileri, binaya zırhlı bir araçla geldi. Taraf'taki gazetecilerin Gerçek
Gündem’e verdiği bilgiye göre, İsrail yetkilileri önce Yasemin Çongar'la
ardından ise Ahmet Altan'la görüştü. Ziyaretçiler, Altan ve Çongar, daha
sonra hep birlikte yemeğe çıktılar.
Yasemin Çongar’ın başka görevleri de var
Taraf için ta Amerika’dan getirilen Yasemin Çongar, “Milliyet’in önerdiği
tepe yöneticilik teklifini de bağımsız gazetecilik yapabilmek adına
reddettiğini” anlattı orda burda. Ayrıca onun görevi gazetecilikle, hatta
Taraf’la sınırlı değildi.
2 Haziran 2008 tarihli Aksiyon’da şöyle diyordu Çongar: “Batı artık Türkiye
ile ilişkilerini tamamen devlet üzerinden değil, iş dünyası ve sivil toplum
üzerinden de kurmaya başladı. Sadece İstanbul ve Ankara’yla değil, Anadolu
ile de temas ediyorlar artık. Taraf için döndüğümden beri 7 ay içinde birkaç
kez Güneydoğu’ya gittim, Orta Anadolu’yu 10 yıl aradan sonra gördüm…”
Çongar’la kol kola gördüğümüz isimlerin başında Yıldıray Oğur geliyor. Oğur,
“Genç Siviller” adlı örgütün başkanı. Soros’tan besleniyor, Türkiye’de de
“turuncu devrim” denemesine hazırlanıyorlar.
Adları daha yeni duyulmuştu ki, Abdullah Gül Cumhurbaşkanlığına getirilir
getirilmez Yıldıray Oğur’u köşkte konuk etti. Oğur, Genç Siviller’in simgesi
olan kırmızı Convers marka ayakkabı hediye etti Cumhurbaşkanı’na; “asker
postalını protesto” anlamı taşıyordu Gül’e verilen hediye.
internethaber
|
| |
| |
|
Tarih: 17.07.2008 Saat: 16:30 Gönderen: Emre
|
|
|
|
|
| |
| "Aydınlık baltayı taşa vurdu" | Hesap Aç | 3 yorum |
|
| | Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız. |
| | | | | | Misafir kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun | | | | | Re: Aydınlık baltayı taşa vurdu (Puan: 1) Gönderen: akindonmez Tarih: 17.07.2008 Saat: 18:15 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | selamın aleyküm.kardaş biz bu satılmışları biliyoruz ancak; görki cahil ve iyi niyetli insanlarımıza bunu açıklamakta büyük zorluk çekiyoruz.saf ve iyi niyetli halkımız amerika nın kuklası olduğu aşikar olan fettullah gülenin yılan gözyaşlarını samimi sanıp haşa allah yerine bu siyonist işbirlikçiyi ilah ediniyorlar.allah cc bunları ve yandaşları olan abd ve ab vicdansızlarını inşallah en kısa zamanda büyük acılar içerisinde kendi pislik kuyularında belalarını verir.çünki;bu beşeriyetten ayrı ne şeytan oldukları belli olmayan mahlukat zannımca yüce allah cc tarafından odunluk olarak ayrılmış kalpleri köreltilmiş bu soytarı düzenbazların ıslahı dahi hiçbir şekilde tekliği şüphe dahi götürmeyen o allah zülcelali tarafından bile uygun görülmeyeceği naçizane kalplerimizde ki niyazlarımızla birlikte imkansız görülmektedir.gerçek islamın yolu türk islam ülküsün den geçer.allah cc türkü korusun.TÜRK'SÜZ İSLAM,İSLAMSIZ DÜNYA OLAMAZ.İNSANLIĞIN DÜZENİ TURAN VİCDANINA HALKIN BİRLİĞİ VE DİRLİĞİ HAKK 'IN SONSUZ OLAN RAHMETİNE MUHTAÇTIR.ŞÜPHESİZ ŞEKSİZ |
| | | | | Re: Aydınlık baltayı taşa vurdu (Puan: 1) Gönderen: hardal Tarih: 19.07.2008 Saat: 13:50 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) http://arif6989.sitemynet.com | | Selamünaleyküm. Öncelikle akin dönmez kardeşime buradan sesleniyorum. sözlerine dikkat etmen gerekli, yani bu muhterem insan Fetullah Hoca için önce Başbuğumuzun ne söylediğini öğren. ikincisi o zatı muhteremin arkasından gidenleri şirkle ithem ediyorsun, bu da yanlış ve oldukça çirkin bir iftiradır. onlar bir olan ALLAH'a ve son peygamberine inanan görüşleri bize oldukça benzeyen bir cemaattir. tamam bel ki doğru yol benim ki diyebilirsiniz ama diğerlerinin yoluna taş atamazsınız bu yanlış. Yani Nakş-i Bendi tarikatı Kadiriler'in ytoluna nasıl yanlış diyemiyorsa bizde bu cemaate yanlış yolda gidiyor diyemeyiz. Şayet dersek sol görüşten hiçbir farkımız kalmaz. Yol aynı yere gidiyor ALLAH'ın izniyle. İnşallah bunun farkına varabiliriz. Allah bizi Kur'an ve Peygamber'inin yolundan ayırmasın. ALLAH Türk'ü korusun ve yüceltsin. |
| | | | | |
|
|
| Pazartesi | 2489 |
| Salı | 2455 |
| Çarşamba | 2340 |
| Perşembe | 378 |
| Cuma | 2659 |
| Cumartesi | 2665 |
| Pazar | 2599 |
| Toplam: | 4828858 |
| En Çok: | 3588 |
|
|
|
|
|
|
|
|