Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli siyasi gündemi değerlendirdiği bir yazılı açıklama yaptı.
Bahçeli'nin yaptığı yazılı açıklama şu şekilde:
Türkiye, hukukun üstünlüğüne dayanan parlamenter demokratik rejimlerde normal
sayılamayacak olayların cereyan ettiği, meşru ve mantıki bir izahı olmayan
hukuki ve siyasi garabetlerin yaşandığı karanlık bir süreçten geçmektedir.
Hukukun yıprandığı, siyasetin yara aldığı ve hukukla demokrasinin çatışma
cephe hattı haline getirildiği 2008 yılı kavgalar, ucuz siyasi hesaplar ve
davalar yılı olarak hatırlanacaktır.
Hukuki süreçler üzerinden siyaset yapılmasının demokrasi anlayışıyla
bağdaşmayacağını ve adaletin siyasi hesaplara alet edilmesinin hukuk devletinin
sonunu hazırlayacağını görmeyen çatışmacı siyaset alışkanlıklarının sürüklediği
bu noktada, Türkiye krizler ve kördüğümler ülkesi haline getirilmiştir.
Türkiye böylesine bir çıkmaza sokanların, şimdi milli irade edebiyatıyla
sahte demokrasi havariliği yapmaya, millet adına savcılık veya avukatlık rolüne
soyunmaya hakları yoktur.
Yaşanan bu süreç hakkındaki nihai hükmü, değişmez hakim olan Türk milleti
verecek ve köhne siyaset anlayışları milli vicdanda mahkum olacaktır.
Türkiye bu sancılı süreci toplumsal sağduyusunun rehberliğinde mutlaka aşacak
ve siyaset anlayışlarının ve parametrelerinin değişeceği yeni bir dönem
başlatılacaktır.
• AKP'nin kapatılması davasında karar aşamasına kontrolsüz, bir şekilde
gelişen ve körüklenen bir kriz ortamına gelinmiştir.
Davanın biran önce sonuçlandırılması Türkiye'nin hayrına olacaktır.
Şimdi herkes, Anayasa Mahkemesinin kararını beklemek ve bunun sonucunda
oluşacak hukuki durum ve siyasi tabloya göre, yeni dönemin altyapısını
hazırlamak için samimi katkıda bulunmaya hazır olmak durumundadır.
Son dönemde yargı önündeki hukuk süreçleri arasında pazarlık denklemi
kurulduğu yolundaki ima, yorum ve spekülasyonların yoğunlaşması çok tehlikeli
bir durumdur.
Yargı süreçlerinin birbirlerinden etkilenmeden ve bir pazarlığın unsuru
haline getirilmeden kendi mecralarında yürütülmesi ve sonuçlandırılması
demokratik rejimin ve hukuk devletinin geleceği açısından çok kritik bir eşik
olarak görülmelidir.
Böyle bir pazarlığın yapıldığı veya böyle bir zihni denklemin kurulduğunun
iması bile siyasi partilerin, devlet kurumlarının ve şahısların geleceğinin
ötesinde demokratik rejimin ve hukuk devletini ataşe atacak çok vahim bir
gelişme olacak ve Türkiye bu depremin altından kalkamayacaktır.
• Uzun bir süredir kamuoyunun gündeminde bulunan ve televizyon ekranları ile
gazete manşetlerinde yapılan hukuk dışı yargılamaların konusu olan soruşturmanın
nihayet tamamlanması ve iddianamenin davanın görüleceği mahkemeye gönderilmesi,
bu konudaki tartışma ve senaryo savaşlarını bitirmemiş, aksine alevlendirmiştir.
Konu artık bağımsız Türk adaletinin önündedir.
Şimdi yargı süreci hukuk içinde yürütülecek ve gerçekler ne ise mahkeme
kararıyla ortaya çıkacaktır.
Herkes bu sürecin sonucunu beklemeli ve çıkacak karara saygı göstermelidir.
Hazırlık soruşturmasının gizliliği ilkesi ayaklar altına alınarak bazı basın
organlarına sızdırılan bilgilerinin kaynakları da süreçte mutlaka açığa
çıkartılmalıdır.
Bu konu, bilgi kirliliğine yol açtı gibi basit bir tespitle
geçiştirilemeyecek kadar önemlidir.
Görevi, konumu ve yetkileri ne olursa olsun, hiç kimse suç işleme imtiyazına
sahip değildir.
EtikHaber