|
|
Köşe Yazarı : SEMİNERLERİMİZ |
1 MAYIS
Sohbet Odamızda alpurungu rumuzu tarafından verilmiş seminer. Direk sohbet odasından buraya aktarılmıştır.
1 Mayıs 1700 yıllarda Selanikli bir Musevi`nin Almanya`ya göç edip Rodchilds lakaplı bir başka Museviyi yetiştirerek kurduğu İllumünati isimli bir örgütün kuruluş tarihidir bu örgüt o zamanlar sosyalist fikirler işleyen bir örgüttü bu illimünati örgütü daha Karl Marx yokken ilk dönem sosyalist fikirleri işledi amaç işçi hakları filan değildi işçi haklarını kullanıp Avrupa sanayi devrimi akış süreci içerisinde İşçi hareketlerine istedikleri şekli vererek meydana çıkmakta olan Kapitalizmin amaçlarına uygun küresel para güçlerinin çıkarlarına uygun sistemler kurmaktı ilk icraatları olarak Rodchild`i Fransa`ya Paris`e gönderdiler orada göstermelik bir iş yeri açtılar bu işyerinin tabelası kırmızı renkli ve üzerinde yazı bulunmayan bir tabela idi bu tabela sembol yapıldı ve işaret olarak belirlendi Fransa`da başlamış olan işçi hareketleri kısa zamanda ele geçirildi Lion şehrinde meydana gelen grevlerde işçiler üzerine askerler gönderildi bir ay içinde yaklaşık 20 bin işçi öldürüldü bu kan dökme yayıldı bütün Fransa`ya ve bir toplumsal kaos başlatıldı Robespier gibi liderler etrafında toplanan işçi gurupları küçük kapitalist çekirdekleri olan burjuva yani eski feodalları da yanlarına alarak rejime yönelik görüşleri işlediler İmparatorluk rejimi devrilip cumhuriyet kurulursa demokratik yoldan haklar sağlanacağı fikirleri işlendi en fazla sonuçta 1789 ihtilali yapıldı bu ihtilal plan ve idaresini ilimünati örgütü ile Mason örgütler beraber yürüttüler daha sonra illimünati örgütü yeraltına çekildi burjuva ihtilali şekline geçiş başladı 19 asıra girildiğinde işçi hareketleri daha organize olmalı fikirleri ortaya atıldı İngiliz kapitalistler kontrolündeki sendikalar illimünatinin kuruluş tarihi olan 1 mayıs gününü işçi bayramı diye diğer işçi hareketlerinden olan Amerika`daki grev ve işçi olayları hareketi tarihi diye göstererek ilan ettiler illimünati az önce söylediğimiz gibi Musevi sermayedarlar tarafından kurulduğu halde İşçi örgütü gibi gösterilmişti ama bunu da gizlemeyi tercih edip ABD işçi hareketleri gününü 1 mayıs diye sunmayı tercih ettiler Enges ve Karl Marx`da İngiliz sanayicilerinin finansı ile Sosyalist Manifestoyu yayınladılar ve 1. enternasyonal denen toplantı yapıldı daha sonra bu toplantılardan 3. enternasyanol toplantısında ilkelerin Marxist çizgiye çekilmesi kararları geliştirildi ve ilan edildi bu 3. enternasyonal sonrası Komünist ilkeler kabul edilmiş oldu bütün bu olayların geri planında işçileri istedikleri zaman güç olarak kullanmak isteyen para arz ve talep ilişkilerini dünya genelinde kontrol etmek isteyen Yahudi Siyonistleri, Masonları ve Siyonist Kilise ile büyük kapital sahipleri hep yer aldılar kısaca bu komünist hareket de Kapitalizmin bir oyunu olarak sunulmuş oldu bu Komünist yapılanma ilk parasal dengede istenmeyen kesim olarak Kilise parasını ele geçirmeyi hedef aldılar bu bakımdan 1789 ihtilalinde ve diğer tüm hareketlerde Papazları öldürmeyi Kiliseleri tahrip etmeyi öncelikle uyguladılar bunu fikir yapısına da din afyondur diyerek soktular bunu daha da işlediler ve yine kapitalist finansı ile Charles Darwin meşhur eserini yazdı dini ve yaratılmayı sarsıntıya sokmak için evrim teorisini işledi bu teori diyalektik materyalizmin temeli yapıldı bu temel üzerine tasarlanan dünya tarihini tarihi maddecilik adıyla yayınlamaya öğretmeye başladılar bu diyalektik materyalizm ve tarihi maddecilik denen fikir yapıları Marksın fikirlerinin de temeli olarak gösterildi böylece Allah ve onun emirleri Hıristiyan ölçüleri örnek gösterilerek reddedildi kilise parasının ve ekonomik hakimiyetinin büyük bölümünü rejim değişikliği ile ortadan kalkan imparator kral ve feodalllar paralarını beraberce sanayi kapitalistlerine devrettiler böylece din kurumu dışında sermaye daha da güçlendi işçilere de günlük mesai saatleri ile ücret düzenlemeleri dışında iyileştirme dışında çok da fazla olmayan bazı haklar vermiş göründüler ama işçi örgütlerini de her zaman geri planda ellerinde tuttular coğrafya olarak ve gelecek tarihi bakımından iktisadi ve bu iktisadi değer ve güçlerine en uygun deneme sahası olarak Çarlık Rusyası hedef alındı Marksın önce feodalite gider burjuva çıkar burjuvanın da güçlenmesi ile kapitalizm gelişir kapitalizm de ömrünü sosyalizme geçiş yapmakla tamamlar ve komünist cennet kurulur iddiasına rağmen Çarlık Rusyasında hiçbir kapitaist yapılanma olmadığı ve hatta işçi sınıfı da son derece az olduğu halde Rus ihtilali planlandı Paristeki Rodchilds tabelası iki asırdır kızıl bayrak şeklinde zaten kullanılıyordu yani baş Kapitalistin tabelası İşçilere bayrak olarak uygun görülmüştü işte o kızıl bayrak Rus ihtilalinin de bayrağı yapıldı o bayrağa orak çekiç ve bir de yıldız şekli ideolojinin amblemi olarak çizildi ancak bu bayrakta Lenin zamanında yıldız 6 köşeli Yahudi yıldızıydı zaten Marx gibi Lenin de Alman Yahudisi olduğundan bu yıldız her şeyi anlatıyordu Lenin sonrası yine Gürcistan Yahudisi olan Stalin evrense komünizm fikrine uymadığı için bu yıldızı 5 köşeli olanla değiştirdi Lenin ihtilal yapmaya İsviçre`den yola çıkarken Rodchilds bankasının sermayesi ile yola çıkıyordu aynı günlerde Osmanlı da o savaştan dağılmış çıkartılıyor Yahudi emeli olan İsrail toprakları geleceğin İsraili için İngiliz işgaline bırakılıyordu 1948 yılında İsrail devleti ilan edildiğinde İsrail kurucusu örgütlerin Araplara karşı kullandıkları TK45 tanklarını onlara Komünist Rusya vermişti aynı İsrail tarihi boyunca ABD ile ortak kader paylaşımı yaptığı halde sosyalist Baas rejimli Arap ülkeleriyle kapitalist İsrail olarak savaştığı 1967 yılı 6 gün savaşında Gazze Sina Şeria Golan bölgelerini işgal edip binlerce müslümanı katlederken Başbakanları olan Golda Meir de Sosyalist Enternasyonal genel sekreteriydi Filistinde Sosyalist Araplara karşşı Sosyalist Enternasyonal genel sekreterinin kapitalist ilkesi müslüman katliamı yapıyor ABD de her türlü desteğini veriyordu iki asırı aşkın süredir işçi hakları sahtekarlığı arkasında yapılan kapitalizme, faşizme, Kiliseye, Yahudi çıkarlarına, İslam ve Rusya`da imha edilen 16 milyon Türk evledı katledilerek hizmet edilme gerçeği işçiler tarafından bir türlü görülmek istenilmedi Türkiye`de de 1970`li yıllarda işçi hareketleri adı altında olaylar tezgahlanırken kapitalistlerin uşakları olan DİSK ve Türk İş sendika ağaları işiçileri her şekilde istismar ettiler en ilginci de işçilerin yüzde sekseni sağcı olduğu zamanlarda bile bu sağcı işçiler işçilerle hiçbir alakası olmayanı Devlet Güvenlik Mahkemeleri kurulmasına karşı çıkmak adına yüz binlercesi yollara dökülerek kullanılabildiler DİSK genel başkanı olan Kemal Türkler denen şahıs kendi evindeki hizmetçisini bile kaçak işçi olarak çalıştırıp sigortasını ödemezken bu işçisi sigortalı ve sendikalı olunca iş sözleşmesi yapmaktan kaçıp kendi evinde tek kişilik grevler yapılırken 15-16 Haziran olayları DİSK tarafından yapılıyor 8 maaş ikramiye alan Lastik fabrikaları çalışanları Komünist ihtilal provalarında kullanılıyor aylık maaştan başka 8 tane de ikramiye bile az görülerek sünnet yapılab çocuklarının bile sünnet masraflarını kızlarının çeyiz paralarını toplu sözleşmelere yazdırmak isterlerken kendi hizmetçilerini evlerinde dövebiliyorlardı işte bu 8 maaşlı işçiler 7 maaş ikramiyeli ve 18 bin Petkim 22 bin İpraş 13 bin işçili SEKA fabrikaları bu grevleri yaparlarken tek maaştan başka bir gelirleri olmayan öğretmenler de güya bu işçilerin hakları için direnişe çıkarılıyor bu öğretmenler iki ay üç ay göreve gidemiyor ve maaşları verilmiyor olaylarda onlarca yüzlerce işçi ölüyor sokaklarda gençlik birbirine kırdırılıyor kan dökülerek devletle ve birbiriyle kavgalı kadrolar yetiştirliyordu öğretmenler bu oyunda gerekli şekilde maaşları verilmeyerek yeteri kadar devletle kavgalı yapıldıktan sonra birikmiş alamadıkları maaşları da ödenerek doğu bölgelerine sürgün ediliyorlardı doğuya sürgün edilen 100 civarında öğretmen işte bu bilenme ile doğu insanının asırlık ihmaller ekonomik yetersizlikler şeyh efendiler ve toprak ağaları ile siyaset ağalarının sömürüleri bahane edilerek devlete muhalif tahriklere yönlendiriliyorlardı devletle kavgalı bu öğretmenler ve diğer memurlar doğuda işte bu dönemde iki ayrı örgütlenmelere önayak oldular. bir taraf Erbakancı olarak halkı İslamcı Kürtçüler diye tahrik ettiler diğer taraf alevi sünni kavgası ardından Marksist Kürtçülüğe dahil etmeye başladılar bir taraf şimdiki PKK çekirdeklerini kurdular diğer taraf da şimdiki DTP denen çeteyi oluşturan yöneticiler oldular o devrin Erbakan`ı ve milli görüşçüleri hep beraber Kürtçülüğe soyundular 1969 yılından başlayarak ülkücüler olarak bunların İslam ile alakaları yok bunlar ülkeyi bölme planları uygulayıcıları bunlar sosyalist filan değil bunlar Rus-ÇİN ve ABD uşakları diye bas bas bağırdık bizi vurdular. onlar Faşist oldular bize Faşist dediler Türk Milliyetçiliği hareketini dökülen kana rağmen savunduk bu kanlar dökülürken bir tek milli görüşçü ortada yoktu saklanıyorlardı bir tek tarikatçı yoktu meydanda bir tek din adamı ülkücü teşkilat içinde yer almadı bize Şamanist iftiralarını attılar ama İslami her vasıta ve vesileyle kendileri ya değiştiler ya inkar ettiler yada kullandılar ama hiçbir zaman İslam olmadılar Eskinin bütün milli görüşçü belediyeleri şimdi kolayca PKK lı ve DTP li olabildiler eskinin başbakanı Ecevit zamanında Diyarbakır`a hibe edilen Fransız otobüsleri teslim alınırken teslim belgesinde 1977 yılında daha Türkiye Cumhuriyeti Kürdistan Eyaleti Başkenti Diyarbakır Belediyesine hibedir diye yazdığı halde sözde başbakan bu belgeyi onaylayarak bu günlerin başkent Diyarbakır rüyalarını ilk defa resmileştirmiş oldular o belediyenin başkanı olam Mehdi Bilir denen adam bu devletin soyadı kanununda Türkçe olmayan soyadı alınamaz dediği halde bu devletin mahkemesinde o Ecevit zamanında soyadı Bilir iken bunu aynı manaya gelen ZANA ile değiştirdi ve bu devleti yönetenler bunu da onayladılar işte o Mehdi Bilir böylece Mehdi Zana olurken hanımı da Leyla Zana oluyordu işçi hareketlerine destekçi işçi haklarını koruyan sözde sosyal demokrat sahtekarı Ecevit işte bu belgelere bu mahkeme kararlarına onay verirken ne işçi meselesi ne emek hakkı değil Devlet bölme haklarını başlatıyordu gelinen nokta 301. madde değişsin noktasıdır Türklüğe hakaret edilsin noktasıdır bu gün meydanları kapatanlar ile doldurmak isteyenler 1 Mayıs işçi haklarından sözde bahsedenlerin bir teki bile Türklüğüne hakaret ettirmeyeceğini değil aksine Türk Devletini daha kaosa nasıl sokacağını düşünerek o meydanlara gitmektedirler bu devletin Bayrağının çiğnendiği Ermenistan anayasası doğu Anadoluyu Ermeni vatanı diye tarif ederken bu Ermenistan resmen 24 Nisan günü Türkiye ve Azerbaycan bayraklarını Ermeni devlet erkanı ayakları altında çiğnerlerken ve hemen ertesi gün daha o yerlerde çamur edilen çiğnenen bayrakların tozları dururken bu devletin Dış İşleri Bakanı Babacan Ermenistan ile yakınlaşmaktan dostluktan ermeni kapıları açmaktan bahsederken bayrağına yapılanlardan hiç de alınmamıştı 1 Mayıs meydanlarında o bayrağı çiğnetenlere Bayrağımıza bunu yapamazsınız diyenler değil o bayrağa ve 301 ile bu millete sövmeyi serbest bırakanlarla 1970 li yıllardan beri kızıl bayraklar altında dolaşan ayak takımları beraber bir tiyatro oynamaktadırlar gerçek 1 Mayıs günü olanlar bunlardır Ey Türk Milleti Ülkücüler 9 Işık doktrininde açıklanan altı sosyal dilimi anlamadıysanız İşçinin mecburi sendika ilkesini anlamadıysanız işçinin fabrikasına ortaklığını anlamadıysanız köy projelerini anlamadıysanız 9 ışık da ne diye soracak hale geldiyseniz daha çoooook ! Mayıs Tiyatroları seyredersiniz öyle ise Türk Milleti Titre, öykün ve kendine dön vesselam
|
 |
2008-05-01 |
Bu yazı |
3704 |
kere okundu |
|
|
|
|





Üye Ekranı
Toplam : |
34546 |
Son Üye: |
kayareis |
|