Köşe Yazarı : SEMİNERLERİMİZ
SEMİNERLERİMİZ
Yazara Ait Tüm Yazılar
17 AĞUSTOS DEPREMİ

Sohbet Odamızda alpurungu rumuzu tarafından verilmiş seminer. Direk sohbet odasından buraya aktarılmıştır.

Bi-ismillah-ir-rahmanürrahim

Bu gün 17 Ağustos ve 17 Ağustos 1999 tarihinde gece saat 03.00`te meydana gelen
ve yaklaşık 45 saniye devam eden büyük depremin yıldönümüdür
bu deprem ve diğer depremlerde hayatlarını kaybeden
cümle ehl-i İslam`a Allah`tan rahmet diliyoruz
bu depremde ve diğerlerinde hayatlarını kaybedenlerin cümle yakınlarına
baş sağlığı diliyoruz
Allah
Türk Milleti`ni ve İslam ümmetini bu gibi afetlerden muhafaza buyursun
bu depremin meydana geldiği zaman
Türkiye`de DSP-MHP-ANAP koalisyonu hükümeti vardı
bu hükümetin kuruluşunda yer alan siyasi partiler ve inandıklarını söyledikleri görüşlere bakılırsa
bu hükümetin
dünyanın ve ülkemizin düşünce ve siyasal taraflarının bir homojenitesini sağlayacağı
bir nebze de olsa derinlere işlemiş olan siyasal fraksiyonlaşmaların yumuşayacağı umuluyordu
yine bu hükümet döneminden biraz önceki hükümet zamanında
PKK denen vatan hainlerinin
komünist eşkiyanın ve sözde batılı müttefiklerimizin beslemesi piyonu olan bu şebekenin
lideri konumundaki baş köpek Abdullah Öcalan denen
eşkiya başı Kenya`da ABD ile yapılan bir teslim protokolu ile teslim edilmiş
ne yapılacağı da kesinleşmemişti
diğer yandan
bu 1999 yılının dünya global sermayelerinin
Türkiye içinde ekonomik operasyonları başlatılmıştı
daha sonra bu operasyon 2001 başında sonuçlanacak
2001 krizi denen ve yüzde 1500`lere varan enflasyonlar yaşanacaktı
ülkemiz normal sayılabilecek bir görünüm içinde
dünyanın jeopolitik bir bölgesinde her zmanki gibi bir görünüm sergiliyordu
kısaca herkesin alışık olduğu bir hayat sürüp gidiyordu
yine her sene olduğu gibi
Ağustos ayında Türk Silahlı Kuvvetleri terfi ve tayinleri yapılmış
terfi edenler ile emekli olanlar devir teslim yapıyorlar
tayinleri olanlar vedalaşıyor haleflerine görev devrediyorlardı
o gece Gölcük Donanma Komutanlığı`nda da çeşitli rütbelerden subaylar
işte bu Ağustos terfi ve tayinleri nedeniyle tören yapıyorlar
bir farkla ki
o gece törene katılanların pek çoğu Donanma Komutanlığı Gazinosu`ndan ayrılmıyor
yine hiç alışılmadık şekilde bu gazino ve misafirhanelerde
çok sayıda İsrail Silahlı Kuvvetleri mansubu subay ve uzmanları da birkaç ABD subayı ile beraber
burada bulunuyorlardı
bu gece olacaklardan bu İsrail subayları, uzmanları ve ABD subayları haberliydiler
alışık olunduğu gibi eğlence de yapılmış
içkiler içilmiş danslar yapılmıştı ama
gece saat 24.00`ten sonra eğlence ve içki faslı bitmiş fakat bazı subaylar ayrıldıktan sonra
kalanlar sessiz görüşmeler ve sonradan açıklanmayan bazı çalışmalara başlamışlardı
bu da alışık olunan bir durum değildi
bu gece olacaklardan üç kişinin daha haberleri vardı
Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genel Kurmay Başkanı
neler olacağını biliyorlardı
bu geceden sonra bu üç devlet yetkilisinin o gece nerde oldukları hiç açıklanmadı
Gölcük Donanma Komutanlığı`nda alışık olunmayan yabancı asker ve uzmanların varlığı ile 24.00`ten sonra başlayan sessiz çalışmalar
dışında denebilir ki her şey normal olağan şeylerdi
buraya kadar olanlar o dönemin medyasında da yer alan şeylerdi
o günleri medyadan takip edenler bunları bilirler
ancak
medyada o gecenin sessiz çalışmaları hiç yer almadı
bu tarihten bir ay kadar önce de Marmara denizi üzerinde bir tek motorlu uçak düşmüştü
bu düşen uçak suya yatay bir düşüş yaptığı için parçalanmamış
balıkçı Abdullah Kaplan tarafından kurtarılan uçak Ataköy sahiline çekilmiş
İsrailli uçak sahibi de
gücünü kullanarak bu uçak düşmesiyle ilgili haberleri basında yazdırmamıştı
depremin meydana gelmesinden bir hafta önce
yine alışık olunmadığı şekilde ABD uçak gemileri Türkiye Sahillerine yakın seyre girmişler
hatta bir de hiç olamayan bir şey daha olmuş
bir de ABD`ye ait dev bir hastane gemisi Çanakkale Boğazına yakın seyretmeye başlamıştı
bütün bu olayların 17 Ağustos gecesi meydana gelen depremle ilgisi var mıydı?
o gece yerle bir olan Gölcük Subay Gazinosunun hemen yanıbaşında
bir binanın altında inşa edilen yer altına doğru dört katlık bir yer altı binası olmasa
hiçbir ilgisi yok denebilirdi
bu yer altına doğru dört katlık bina İsrail-ABD-Türkiye devletşerinin uzmanları ile doluyu o gece
gece yapılan törenler ve eğlenceler bittikten sonra
bu teknik kadro işte buraya çekilmiş çalışmalara başlamışlardı
ne yapıyorlardı burada?
bunu açıklamaya da elbette ihtiyaç var
bu çalışmaların tarihi oldukça eskilere gider
bir çok araştırmacı bu meslede elde ettikleri bilgileri 1950`li yıllara kadar götürürler
biz biraz daha eskilerden bahsetmeyi önemli diye düşünüyoruz
1800`lü yılların başlarında Osmanlı vatandaşı olan
Sırp olduğu sanılan fakat aslında Müslüman bir Boşnak olan Boskoviç
bir ara Nakşi Tarikatı içinde eğitim görmüştü
dini eğitiminin yanısıra Fizik bilimine merak sarmış bu konuda da çok ileri derecede
bilgilere varacak oldukça esaslı bir eğitim almıştı
işte bu fizik çalışmaları sırasında
Nakşi Halifesi Mevlana Halidi Bağdadi tarafından da ayrıca özel derslere alınmış
dini ve pozitif bilimler derslerini daha da ilerletmişti
o zaman Osmanlı Mülkü olan Irak`ın Erbil kentindeki bu eğitimini tamamlayan Boskoviç
İstanbul`a gelmiş çalışmalarını burada uygulamaya geçirmek istemişti
ancak ne var ki Osmanlı yönetimi son derece kötü bir şekil almış
her yerde toprak kaybedilmekte
Balkanlar kaynamakta
devletin de böyle ciddi çalışmalara vakit ayıracak hali kalmamıştı
Boskoviç bir göç kafilesi içinde Amerika`ya gitti
orada çalışmalarına istediği şekilde başlayabilmişti
Edison adında bir de yardımcı bulmuştu
Edison ise uydurma mahkeme kararı ile ele geçirdiği patentlerin gelirini toplamakla meşguldü
Tesla`nın öğrendiklerinden pek haberi olmamıştı
Boskoviç vefat ettikten sonra Tesla çok çalıştı
öğrendiklerini umulmadık seviyede geliştirdi
öyle ki bilimler alanında elektrik akımları doğru dürüst denetlenemezken
Tesla kablosuz enerji nakletmeyi başarmıştı
birkaç buluşu daha çok önemliydi
radar, radyo, prototip televizyon, yapay yıldırım üreteçleri gibi şeyleri icad etmişti
fakat bunları bir türlü patent idaresine götüremiyordu
hocası Boskoviç`in başına gelenler onun da başına gelebilirdi
Boskoviç siyah takım elbisler giyinmiş beş kişinin bir ziyaretinden sonra aniden vefat etmişti
Tesla yaptığı icatlarından kablosuz enerji naklini açıkladı önce
iABD yönetimi bunun üzerine Tesla`yı özel çalışma bölümüne aldılar
Tesla burada daha rahat olduğunu düşünüyordu
bu kablosuz enerji naklinin yanısıra yapay yıldırım üretmeyi pek çok defa denemişti
yıldırımın meydana gelmesinde özellikle yerden başlayan bir elektrik hattı meydana çıkıyordu
yerden uygun bir kutup merkezi bulan enerji toplanması
buradan 50 cm uzunluğunda bir iyon çubuğu yapıyor
bu çubuğu takip eden ve ilk çubuğa eklenen ikinci bir 50 cm`lik iyon çubuğu takip ediyor
bunu da üçüncüsü ve dördüncüsü ve diğer yüzlercesi eklenerek devam ettiriyor
atmosferin boşalım kabul edecek bir sahasına ulaşan bu iyon çubukları yerdeki birikmiş enerjiyi
atmosfere ödeme dengesine sokuyor ve böylece yıldırım meydana geliyordu
enerji hangi tarafta daha fazla ise o taraftan ödeme yapılıyor
böylece yıldırım ya yerden yukarı
ya da yukarıdan yere doğru iniyordu
Tesla işte bu yapay iyon çubuklarını istediği çapta ve miktarda üretebiliyordu
50 cm`lik çubuklar tek sıkıntısıydı Teslanın
kesintisiz çubuk üretme çabasındaydı
bunun için bakır kalay alaşımlı dev bir anten ürettirdi kendisine
yüzlerce ton ağırlığındaki bu dev anten sayesinde
atmosferden kesintisiz iyon çubuğu elde edebilecek mi diye çok uğraştı
ve sonuçta başardı
normal yıldırımın boşalttığı enerjinin yüzlerce binlerce katını üretecek yapay yıldırım üreticiyi keşfetmişti
ABD hükümeti bu dev anteni hemen söktürdü
çünkü ilk defa bu antenden yayılan radyoaktivite de keşfedilmişti
bu daha da büyük bir silah demekti
iştye bu radyoaktivite tespiti diğer atom enerjileri araştırmalarına temel oldu
gelecekte bunun devamı olarak
yine Jesup (Yusuf) adındaki bir müslüman bu nükleer enerjiye dayalı çalışmaları
düz akımda kullanmayı başaracak
yüksek enerji yükleme ile zamanın bükülebileceğini Kur`an-ı Kerim Kehf suresinden öğrenmeyi başarmıştı
bu da zamanda yolculuk demekti
yani ışınlanma başarılabilirdi
bunu denemeye başladı
Teslanın deneyleri için Kanada`nın batısında Alaska eyaletinde bir deney merkezi kuruldu
Tesla deneyleri için kurulan merkez daha sonra Atmosfer katmanlarında
İyonosferde iyon çubukları üretmekten iyon tüpleri ve onun da devamı olarak iyon topları üretmeye
başlayacak olan HAARP adı verilen bir projeye dönüştürüldü
Boskoviç ile başlayan Nakşi tarikatı bağlantısı bu adı geçen bilimadamları ile devam ettirilince
Osmanlı ülkesinde ve Osmanlı yıkılınca Türkiye Cumhuriyeti`nde irtibatlar devam ettirildi
fakat tarikat daha Bokoviç zamanında Mevlana Halidi Bağdadi vefat eder etmez Müslümanlık idealinden çıkmış
şeyh Küfrevi denen asıl adı Şemdinli`li olduğı için şeyh Şemdini olan Hakkarili bir Kürt`e geçince İngiliz güdümü başlamıştı
bilimadamları icraatlarının takibini üstlenen Halvetiye kolu da ikiye bölünmüş
bir kolu İngiliz uşaklarına kalmış
diğer kolu Türkiye dışından Türkler`e geçmiş ve hala öyle devam etmektedir
Türkiye içi bağlantıları ise sadece birkaç bilim adamı ile birkaç sanatçı irtibatından ibaret kalmıştır
bu çalışmalar sırasında HAARP projesinde işte bu Nakşi Halvetiye kolu Türkleri kolunun bağlantısı ile
Türkiye Devleti de gözlemci bulundurmaya başlamıştır
HAARP projesinin TSK gözlemciliği de 1980 sonrası sona erdirildikten sonra
bu proje Evangelist cephenin kontroluna girmiş
tümüyle büyük ortadoğu projesi ve devamı projeler için kullanma aşamasına geçilmiştir
bu HAARP projesi çalışmaları içinde bir çok alanda çalışma yapılır
yapay deprem, yapay kasırga, yapay yağış ve kuraklık gibi
ozonosfer incelmesi de bu HAARP deneylerinin bir bölümüdür
yapılan çalışmalardan şu anda konumuz bakımından bizi ilgilendiren yapay iyonosfer enerji paketi oluşturma deneyidir
bu deneyin bir parçası da yapay deprem üretmektir
1999 yılı depremleri bu HAARP deprem üretmelerinin bir sonucudur
ABD`nin batısında bulunan deprem kuşağındaki yüksek enerji birikiminin
yer altı enerji tektonik hatları üzerinden aktarımı ile
küçük deprem paketleri elde etmek ve enerjisini boşaltmak amaçlanmışken
17 Ağustos 1999 gecesi saat 03.00 başlatılan enerji paketi patlatma çalışması
kontroldan çıkarak
Gölcük Donanma Komutanlığı sahasındaki yer altı binasında infilak etmiş
amaçlanan 4 şiddetindeki depremler yerine ABD`de 7.8 olarak ölçülen
ama bizde 7.4 diye açıklanan Gölcük depremi meydana gelmiştir
depremden az önce atmosferde meydana gelen aydınlanmanın her depremde rsatlanabilecek enerji boşalma
aydınlanması olabileceği açıklanmıştır
ancak bu ayydınlanma iyonosferde elede edilen ve ışık hızında yer altına aktarımı yapılarak patlatılan tektonik patlama enerjisinden başka bir şey değildir
yer kürenin tektonik katmanları arasında tutulmaya çalışılan bu enerji patlatılması
bu deprem tarihinden bir ay önce Kanada`lı bir bilimadamı tarafından 240 km daha batıda diye açıklanmıştı
yani sadece 240 km hata ile bu gizli bilgi açığa vurulduktan bir ay sonra
yapıldı Gölcük deneyi
deney yapan ekibin kontrol uzmanları İsrailli subay ve bilimadamlarıydı
yer altı patlamasında bu deneye katılanların tümü atomlarına kadar parçalandılar
ABD hükümeti kendi bilimadamlarına bu çalışmayı "deprem indirgeme" deneyi diye açıklattılar
bu deney çok daha önceden yapılan deneylere dayanıyordu
ilk deneyler ABD batısındaki Los Angeles bölgesinde, And Dağları`nda, Avustralya çöllerinde ve Büyük Sahra çölünde denenmişti
yapılan deneylerde tam başarı sağlanmışken Gölcük umulmadık bir sapma yapmış
deney merkezini de havaya uçurmuştu
deprem meydana geldikten sonra en az dört saat tüm haberleşmeler kesildi
Türkiye genelinde hiçbir haberleşme yapılamadı
Marmara tabanındaki fay hattında biriken enerjiyi parçalamak isterken on kat fazla enerji açığa çıkmasına sebep olduklarında
iş işten geçmiş oldu
20 Ağustos günü de bir uçak daha Marmara`ya düştü
bu uçak da İsrail`e aitti
yine balıkçılar imdatlarına yetiştiler
fakat olay hemen örtbas edildi
konu hakkında en azından tutanak tutması gerken gümrük muhafaza bile bundan men edildi
Kalifornia San Andreas Fay hattının dünyada tek benzeri
Kuzey Anadolu Fay Hattı`dır
Kalifornia depreminin kendilerine verebileceği zararı Kuzey Anadolu Fay hattında kırmak isteyen Amerikalılar
İsrail`in iler dönem silahlarından olan yapay iyon enerji paketleri deneyini de yapmak isteyince
umulmadık sapma ortaya çıkmış oldu
bu depremi aynı fay hattının uzantıları olan Sakarya bölgesi aynı anda alırken
enerji paketi daha fazla tutunamayan Bolu Düzce depremi bir süre sonra meydana geldi
bir kaç vilayette toplam 50`000`den fazla vatandaşımız hayatını kaybetti
bunun üç katı yaralı ve sakat kalan bu deneyin sonuçlarından biriydi
ancak dev uyandırılmıştı
Kuzey Anadolu Fay hattı enerji toplamaya başlamış bulunmaktadır
ortalama 200 yılda bir olması gereken İstanbul bölgesi depremi en az 50 yıllık zaman sapması yaparak daha erken gelmiştir
önümüzdeki 25 yıl içerisinde kaçınılmaz bir deprem vardır
bu depremin merkez üssü ise
yapılan tespitlere göre Marmara denizi güney sahilleri açığı olacaktır
bu bölgede bir fay kayması Balıkesir ilinin biraz kuzeinden geçerek Ege`ye ulaşır
kuzey ucu ise İstanbul Adlar`ın 30 km güneyinden geçerek Bolu`ya kadar ulaşır
Bu depremle ilgili bir tek sorumlu ceza almıştır
müteahhit Veli Göçer adeta tek sorumludur
dindar geçinen bazı çevrelerin yaklaşımları ise daha da ilginç olmuştur
kimi aslı 7.8 olan deprem şiddetini bizimkiler 7.4 açıkladılar diye bakmadan Kuran`da 7. surenin 4. ayetinin tecellisi dediler
jeoloji biliminde çok defa rakamsal veriler bulunmaz
23:42»  <alpurungu> rakamsal pek çok veri de yazılı harf dizilimi olarak belirtilir
buna göre yazılı belirtme usulü bu mantıkla bakarsak 4. sure 7. ayet olacaktır ve onların işine yaramaz
diğer yandan büyük saçmalık ustası
hanımına 4 milyon dolarlık villa hediye eden Cüppeli Ahmet ise
kalkıp depremde ölenleri Sakarya`nın fuhuşunun kurbanları ilan etmiştir
işin daha ilginci de Cüppeli Ahmet en büyük cemaatı Sakarya ilinden sağlamaktadır
İslam`ın açık hükümleri varken
depremde ve benzeri afetlerde
hele bir de böyle HAARP gibi küfür ehlinin icraatından vefat edenlerin
şehid olacakları bildirilmişken
ölülerinizin ardından onları hayırla anın
emri varken
fuhuşkarlıklarından buna müstehak oldular demek
bu sözü diyeni neye müstehak eder
düşünen müslüman bunun cevabını verebilir
17 Ağustos 1999 depremi
Türkiye ekonomisini de yabancı saldırısına açık hale getirmiş
nitekim bir yıllık tahvillerine yüzde 1500 oranında faiz alacakları krizleri başlatmışlar
millet bu can derdindeyken
Apo iti ile ilgili anlaşmalar da sağlanmış
idamın kaldırılacağı anlaşmalarını da içeren
ikiz yasalar ön sözleşmesi ABD`de imzalanıvermiş
MHP hükümet üyesi olarak bu afetin Bayındırlık Bakanlığı ve Köy İşleri Tarım Bakanlıkları tarafında işin hamallığına
soyundurulmuş
yapılan dış yardımlar tutarı SUS payı seviyesinde yüksek miktarlara ulaşmış
fakat bu gelen yardımlardan on tane İzmit yahut Adapazarı inşa edilmesi mümkünken
30 milyar dolar buhar olmuştur
depremin bize vereceği bir ders varsa
evclerimizi sağlam yapmak
mecburi konut sigortasını ihmal etmemek
deprem anında kaçmaya çalışmamak
ve Deprem Dede`nin nasihatlarına kulak tıkamamak
olayı ancak bu kadar basite eindirgeyerek gerçekler halkın gözünden gizleyebilirlerdi
ve başarmışlardır
1939 yılında da Erzincan`da bird eprem olmuştu
Aralık 1939 tarihinde kış ortasında bu deprem olduğunda
40.000 nüfuslu şehirde 35.000 kişi vefat etmiş toplamda bu sayı 42.000 olmuştu
bu depremden iki ay sonra
13.şUbat 1940 günü Cumhurbaşkanı İsmet İnönü
Erzincan`a ilk defa gelerek Şehir Stadyumu temelini atarken halk hala kışı yaşıyordu ve çadırlar
eksi 30 derece soğuğa karşı direniyordu
17 Ağustos 1999 depreminin ardından depremzedelere yardım yapılmış mıdır
evet
evleri yıkılanlara ev verilmiştir
fakat eskiden tapulu evi olanlara
kiracılar yine kiracı olmak zorundadır
bu mu deprem yardımı
yıkılan çatıdır ve evsiz kalan insanlardır tapular değildir
bu tapulu evi olana ev vermek yardım mıdır?
bunu da vatandaşlık hukukuna
eşitlik ilkelerine
o zamanda hükümette olanların vicdanlarına sorunuz


Bu deprem de ve diğer afetlerde hayatlarını kaybeden cümle şehitlerimize
Allah`tan rahmet
sakat kalanlara ve yakınlarını kaybedenlere baş sağlığı
kurtarıldığı halde bulunamayan depremzedelerinin de bulunması için sorumlulara
biraz daha izan diliyoruz
Allah cümle Türk ve İslam alemini bu afetlerden muhafaza eylesin

Başta Resulullah
cümle ehli İslam
cümle şüheda ve hasseten Başbuğ Alparslan Türkeş ruhuna
lillahül Fatiha

2008-08-17 Bu yazı  5927  kere okundu
YORUMLAR
Son Yazıları:

KUANTUM FİZİĞİ - YARATILIŞ VE ANATOMİMİZ 3
KUANTUM FİZİĞİ - YARATILIŞ VE ANATOMİMİZ 2
KUANTUM FİZİĞİ - YARATILIŞ VE ANATOMİMİZ 1
17 AĞUSTOS DEPREMİ
3 MAYIS 1944 OLAYLARI VE SONUÇLARI
1 MAYIS
ÜLKÜCÜLERE TUZAK SORULAR
SABATAYİZM VE MASONLUK
TURAN 2
RESULULLAH’IN LİDERLİK VASFI

Başbuğ Alparslan Türkeş




Üye Ekranı
Üye adi :  
Şifre :
 

Kayıt ol

Şifremi Unuttum

Toplam : 34546
Son Üye: kayareis

Add to: Facebook.com Add to: StumbleUpon Add to: Yahoo Add to: Google