Köşe Yazarı : Talha ALP
Talha ALP
Yazara Ait Tüm Yazılar
BİRİ BABAMIZ, BİRİ AĞABEYİMİZ


4 Nisan geldi!... ve bu sefer ağabeyimizi de başbuğumuzu yitirdiğimiz zaman dilimine yakın bir dönemde yitirdik!...

Yıllar öncesinden; "Bir erkeğin erkekliği, babasının ölümünden sonra başlar." diye bildiğim bir cümle kalmış aklımda... Nereden duydum, ne zaman okudum hatırlayamıyorum ama; cümle, olduğu gibi aklımda...

Ve şimdi de ağabeyimizi yitirdik hem de bir sürü soru işaretleriyle!!!!

4 Nisan geldi!..

12 yıl öncesi gibi karlı, tipili... ve ağabeyimizde yine böyle karlı tipili bir dönemde uçmağa vardı!...Başbuğumuzun manevi evladım diye seslendiği yol başçımız da Başbuğunun yanına vardı

Ölümünün onikinci yılında hala Başbuğsuzluğa alışamayan evlatları; bir daha ağlayacak, bir daha canlarının her zerresi acıyarak özleyecekler...milyonlar arkasında / diyor başbuğlar ölmez!....ve diğer yandan Muhsinler ölmez!...çınar ayakta ölür!... ve iki büyük çınar, ülkünün dal budak salmasına vesile olan iki çınar....

Yitik, her zaman zordur...

Yitiğin değeriyle orantılı olarak verdiği acı da büyür, taşınmazlaşır...

12 yıldır Türk Dünyasının Son Başbuğu yok!...şimdi de ağabeyi!....

"Semerkantlar Kerkükler
Yaslı yaralı Türkler
Artık Alparslan kükrer
Selam sana Başbuğum..." diye marşlar söyleyerek, varlığıyla huzur duyduğumuz 40 küsur yıllar, daha dün gibi...

" Sende bütün umutlar
Göğe yükselsin tuğun
Haykırıyor Bozkurtlar
Selam sana Başbuğum..." diye umutlaştırdığımız; Mecliste olması veya olmaması hiç bir önem taşımadan, varlığıyla cesaretlendiğimiz yıllar ise, sanki bir kaç saat öncesi...ve hala kulaklarda..... "Sakıp efendi Sakıp efendi...kendine gel... çizmeyi aşma sözleri ile bir anda biten gündem!..."

Meselenin boyutu ne olursa olsun, memlekete hangi sıkıntı musallat edilmeğe çalışılırsa çalışılsın, çok ta önemli değildi!..çünkü BAŞBUĞ vardı!...

Mecliste, parti genel merkezinde, evinde, cezaevinde nerede olursa olsun; Başbuğ un hissedilen varlığıyla meseleler hafiflerdi...daha da önemlisi mesele olanlar kendilerini bitiren o davudi sese... tahammülsüz bir irade ile itikat ederlerdi...çünkü o bir BAŞBUĞDU....

İşaret verecek, komut verecek merci; nerede olursa olsun vardı ve komut verirdi...

Alınan komutlar,eksiksiz uygulanır ve mesele mutlaka çözülürdü...

Çünkü vardı ve BAŞBUĞDU...

Başbuğdu, genel başkandı, reisti, diplomattı, siyaset deviydi, her şeyden önemlisi itirazsız liderdi...

Bazen devlet adına konuşur, bezen konuşması gereken devleti konuştururdu...

Başbuğu sevmeyenler; sağlığında onu suçlayabilecek her şeyi söylediler!..

Ama O, başbuğca bütün bunları göğüsler ve de aşardı!..

Ölümüne ; ülkücülerden daha fazla, hasımları şaşırdı!..

Devleti adına, milleti adına, mukaddesleri adına; yapılan her saldırıyı karşılayacak ve karşı atağa hemen geçecek Alparslan Türkeş, artık yoktu!..

Yasalar, hani devletin bekasına karşı yapılan o yasalar, devlete saldırıyı cezalandırıyordu ama; devlet adına saldırılan Alparslan Türkeş i koruyan yasalar yoktu!..

Yasalar; bayrağı,cumhuriyeti, Atatürk ü koruyordu ama bu değerlerin siyaseten nerdeyse tek koruyucusu Başbuğ u koruyacak yasa yoktu!..

Türk e, vatana, millete, bayrağa, Atatürk e, Cumhuriyete, bölünmez bütünlüğe yapılan her saldırının karşısında hemen tavrını alır; "Çizmeyi aşıyorsun!..." " Ne mozaiği ulan!" diye kükrer ve saldırıları püskürtürdü...

12 yıldır bu muhteşem Devlet-Millet kalkanı, yok!..

12 yıldır Devlet, balanssız!..satılıyor!!!!

12 yıldır Millet, kalkansız!..bölünüyor!!!!

12 yıldır Türk Dünyası, şemsiyesiz!..birliksiz!!!!

Ve 12 yıldır Ülkücüler, Başbuğsuz!..

12 yıldır hazmedilemeyen, alışılamayan ve asla yeri doldurulamayacak olan bir kaybımız var!..

Ülkücüler; Başbuğu, babalarından fazla dinlerdi!...Ülkücüler; Başbuğu, yasalardan fazla sayardı!

Ülkücüler; Başbuğlarını, kendi çocuklarından kat-kat fazla severlerdi ve sadece severlerdi!..

Bu yüzden 4 Nisan 1997; bir kabus oldu ülkücülerin başına!..

Bu yüzden 4 Nisan; bahardan sayılmayacak!..

Bu yüzden 4 Nisan; tarih boyu yeşeremeyecek!..

Herkes, her şeyi kendine göre yorumlar.

Ben de kendimden yorumlayarak bilirim; Başbuğsuz ülkücülüğüm, milliyetçiliğim, devletçiliğim devam ediyor ama eksik!..

Ülkü Ocağımız; var hamdolsun...

Üç hilalli parti bayrağımız, gönderde...

şükürler olsun...

Genel başkanım da var, teşkilatlarım da...

hamdolsun....

Ama Başbuğum yok başsızım, Başbuğum yok amaçsızım!..

Meclise girmektense, Türk Milleti nin gönlündeki yerimizi özledim...

Sokaktaydım, firardaydım,sürgündeydim, hücredeydim ama Milletimin gönlündeydim...

Başbuğsuz ülkücüyüm ama

ÖKSÜZÜM!...

Başbuğum, seni seviyorum...

Başbuğum seni tarifsiz özlüyorum...

Başbuğum, bu 4 Nisan da da sana bir daha höykürerek ağlıyorum...

Nur içinde yat Başbuğum.

Seni sevdiğimizi bildiğini biliyorum ve sadece bu bilmeyle birazcık teselli oluyorum...

Açtığın yolda, başlattığın seferde milyonlar var ama; hala acımızın sersemliğinden kurtulamıyoruz Başbuğum...

Ve yine senin birliğinin içinde sen olmasan da varolacağız!...herkese inat sesin, soluğun olacağız...

Bu kutsal davada; gerek sana ve gerekse yol başçımıza gereken saygıyı göstereceğiz...

UNUTMADIK!...UNUTTURMAYACAĞIZ!....


2009-04-05 Bu yazı  1937  kere okundu
YORUMLAR
odin72 2009-04-16
Cennettesin reis

Ağlıyoruz içimiz kan ağlıyor,4 nisandan sonra yine yürekler yine yandı TÜRK İSLAM DÜNYASI nın başı sağolsun Koca reis uçmaga vardı Ülkücüler Alperenler öksüz kaldı

Son Yazıları:

HANİ İKİ DEVLET TEK MİLLET ANLAYIŞ
BİRİ BABAMIZ, BİRİ AĞABEYİMİZ
SÖYLEYENE DEĞİL, SÖYLETENE BAKMAK GEREK
YAHUDİ DİASPORASI
NEDEN VE NE ZAMAN BİRLİK ?
SEÇİM, ÜLKÜCÜ HAREKET VE PARADİGMA
SADECE ANALAR MI AĞLAR!
TÜRK DÜNYASI VE TÜRK BİRLİĞİNDE TURANCILIK NEDİR?
KARA EYLÜL
HÜKMETMEK Mİ? HÜKÜMET OLMAK MI?

Başbuğ Alparslan Türkeş




Üye Ekranı
Üye adi :  
Şifre :
 

Kayıt ol

Şifremi Unuttum

Toplam : 34546
Son Üye: kayareis

Add to: Facebook.com Add to: StumbleUpon Add to: Yahoo Add to: Google