|
A :
ABA :
Saygıdeğer,
saygıya layık kişi. Bazı Türk boylarında ana, abla, baba anlamlarında
kullanılır.
Tarihte:
Harzemşahlar döneminde bey ve komutan adıydı.
ABADAN :
1- Cömert.
2- Bağışlayıcı, gönül yapıcı.
Tarihte: 1-Böriler
hanedanından Tuğ Tigin Bey'in torunu. 2- Kırgızların bir oymağı ve ilk
beylerinden.
ABAK :
Temiz,
iffetli, namuslu kişi.
Tarihte: Şam
Selçukluları beylerinden.
ABAKA :
Yakın akraba, amca çocuğu.
Tarihte: Abaka
Han :İlhanlı Hanları'ndan, Çengiz Kaan'ın torunu ve Kulagu Kaan'ın oğlu.
ABAKAY :
1- Yakın
akraba, yeğen, amca çocuğu. 2- Sibirya'da saygın ve sözü geçen hanımlara verilen
bir ünvan.
ABAKBEGÜM (Abak-Begüm)
: Apak (temiz, çok beyaz, namuslu) / Begüm (hanımefendi, sagı duyulan hanım,
kadın Bey)
ABAKIR (Aba-Kır)
: Aba / Kır (olgonluk, tecrübe)
Tarihte: Kırgız
oymak beylerinden.
ABAKLI :
Özbeklerin Kengeş oymağının atalarından.
ABALA :
Abla.(Aba
köklü)
ABAR (Avar)
: 1- Gösteriş, heybetlilik. 2- Başeğmez, dirençli.
Tarihte:
Avarlar
B :
BABAT :
Cins, tür.
BABRAK :
Hızlı,
çevik, atletik.
BABÜR :
Kaplan
cinsi, (Frarsça'da "bağbur" ile benzeşir ve "böbürlenmek" sözü "bağbur"dan
gelir).
BABÜRALP (babür-alp)
: Kaplan-alp.
BABÜRAY :
Babür-ay
BABÜRHAN :
(Babür-Han)
Tarihte : Timur
Kürkan Han'ın beşinci göbekten torunu, Hindistan Fatihi. Hint-Türk Babür
İmparatorluğu'nun kurucusu.
BACI :
Kızkardeş
BAÇAK :
Bir çeşit
zırh (dize geçirilen bir zırh, koruyucu, dizlik)
BAÇMAN :
Başlık,
tolga, miğfer.
Tarihte :
Kıpçak Hanlığı beylerinden.
BADAKUL : (Batakul,
Batukul) (Batı-Kul) : Sadık batı kulu (yönetici).
Tarihte :
Kıpçak Hanlarından, Mengü Yimur Han'ın torunu.
C :
CABADAK :
Hayret, şaşma.
CABALAK :
Yabalak, yaygın.
Tarihte :
Kazakistan, Kiçiyüz Bölüğü, Beyoğlu ve Altun oymağı dip dedelerinden.
CAĞ :
Üreten,
dokuma şişi.
CAĞIMDA :
Yaratıcı, üretken
CAĞIMDI :
Lütufkar, iltifat eden.
CAĞLI :
Namuslu,
dürüst.
CAKŞI :
Yakşı,
yakışıklı, güzel.
Tarihte :
Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey.
CALMAN :
Yalman
(1-kılıcın keskin ağzı, kılıcın uç kısmı, 2-eğimli, dik tepe).
Tarihte :
Kazakların Orta Yüz Bölüğü, Semiz oymağı dip dedelerinden.
CAMAN :
1-yaman,
2-kam, büyücü.
CAMANBAY (Caman-Bay) : Şamanist geleneğinde oba
büyücüsü, doktoru, kötü ruh kovucu kişi.
CAMUGA (Camuka)
: Kızgın, asabi.
Tarihte :
Cengiz Kaan dönemi beylerinden.
Ç :
ÇAB (çap)
: Çabuk, acele, hemen.
ÇABA :
Gayret,
enerji, emek-çalışmak.
Tarihte :
Atilay Han'ın (Attila) yeğenlerinden.
ÇABAALP : (Çaba-Alp)
ÇABACI :
Gayretli,
enerjik, emeğini esirgemeyen, çalışkan.
Tarihte :
Kazakistan, Kiçiyüz Bölüğü, Baybakyı oymağı dip dedelerinden.
ÇABAHAN : (Çaba-Han)
Tarihte :
1-Karahanlılarda bir bey, 2- Batı Göktürkleri (Tardu Şad) dönemi bey ve
komutanlarından.
ÇABAK (çaba)
: 1-çabuk, çevik. 2-küçük bir göl balığı türü.
Tarihte : Kuman
Hanlığı dönemi beylerinden.
ÇABAR :
1-çapar,
yapar, davranır. 2-ulak, kurye, elçi.
Tarihte : Kaydu
Han'ın oğullarından.
ÇABUK (çapuk)
: Çapan, çaba gösteren, çabalayan.
Tarihte : Babür
Han'ın bey ve komutanlarından.
ÇAÇA :
1-Savaş
baltası, 2-gemici, 3-çiçi, çiçik (çiçek).
ÇAÇAHAN : (Çaça-Han)
Tarihte: Doğu
Hun hanlarından.
D :
DADA :
Çocuk
DADAK :
Değme, dokunma, tadma (tadına bakma), yemek.
Tarihte:
Selçuklulara adını veren Selçuk Bey’in babası.
DADAL :
Tadalan
(tadına bakan), sezen, farkına varan.
DADALOĞLU :(Dadal-oğlu)
Tarihte :
Otmanlılara (Osmanlılara) başkaldırmış (19.yüzyıl) bit Türkmen beyi ve ozanı.
DADAŞ (Dağ-daş)
: Aynı dağdan, aynı dağı kullanan.
DADAY :
Aydınlık
DAĞ (Tağ,
tag, tak, tav) : Dağ.. Mec..: Genişlik, büyüklük, ululuk, heybet.
DAĞAÇA :
Dağ gibi,
heybetli.
DAĞALP :
Dağ-alp
DAĞARSLAN (Dağ-arslan)
: Dağ arslanı
E :
EBİN :
Evin, tane,
öz.
EBİNÇ :
Refah,
huzur.
EBİRİ :
Erim,
erdem, fazilet.
EBREK :
Dayanıklı,
sebatkar.
EBREK TİMUR (Ebrek
Timur)
Tarihte : Timur
Han’ın oğullarından.
EBREN : 1-Evren,
kainat, 2-Felek, talih.
EBRET :
Ayrılım,
ihtilaf, karşıtlık.
EBRÜK :
Dayanıklı,
sebatkar.
ECE (Eçe) :
1-Dahi, çok akıllı, çok zeki, 2-Saygıdeğer görgülü hanım,
Tarihte :
Otmanlılar (Osmanlılar) Orhan Bey dönemi Bey ve komutanlarından.
ECEVİT :
1-Çalışkan,
aktif, 2-Haşarı, yaramaz.
Tarihte : Şeyh
Bedreddin Simavi yandaşlarından önde gelen birisi,
G :
GACI :
1-Kadın,
sevgili, dost, metres, 2-Torik yavrusu.
GALI :
Kalın
(başlık), hediye, bağış, çehiz (çeyiz).
GALI TİGİN : (Galı
Tigin)
Tarihte :
Kırgız destanlarında adı geçen bir Bey.
GALIN :
Hediye,
çehiz.
GAMAĞ :
Bütünlük,
bütün, tüm.
GARA :
Kara
Tarihte : Alper
Tunga’nın oğullarından.
GARACU :
Sivil,
resmi olmayan.
GARGILI :
Kargılı, mızraklı.
Tarihte :
Selçuklu komutanlarından ve Musul Atabeylerinden.
GASPAK :
Süslü,
Müzeyyen (ziynetli).
GAYIR (Kayır)
: 1-Taraf, destek, kayırma, 2-Lütuf, ihsan, hediye.
H :
HAN :
1-Devlet
başkanı, 2-Kağan(Kagan)’a bağlı özerk devlet başkanı, 3-Beylik başkanı,
yönetici.
HANAY (Han-ay)
: 1- isim, 2-çok katlı ev, sofa, avlu.
Tarihte : Sibir
hanlarından Güçüm Han’ın oğlu.
HANBAGATUR (Han-bagatur)
:
Tarihte :
Hindistan’da hüküm sürmüş olan Potna Bey’in bilgin ve ozan olan oğlu.
HANBALA :
Han-Bala (han oğul)
HANBAY : (Han-bay)
Han- zengin, erkli, bey, prens.
HANBEGÜM : (Han-begüm)
Begüm: Hint prenseslerine verilen isim.
Tarihte : Babür
Han’ın kızkardeşi
HANBEK (Han-bek)
: (Han-bey)
HANBİGE :
Han-bike. Bike: 1-Bakire, temiz kız, 2-Bey kızı, saygıdeğer kız.
HANEKE : (Han-eke)
Han – eke: 1-dahi, çok akıllı, 2- sahip, egemen, 3-bakıcı, eğitici.
I :
IDAÇU :
Muhafız,
koruma.
IDUĞ (Iduk)
: Kutsal, Tanrısal.
IĞAÇ :
1-Ağaç,
ağaçlık bölge, 2-Fersah.
IĞAR :
Kıymetli,
ağır.
IĞDIR :
1-İyi, hoş,
hoşluk, 2-Yetkin, ehil, yetişmiş, olgun,
Tarihte :
Türkmenlerin Çavdur oymak beylerinden.
IĞIRCIK :
Fecir, sabah olma anı.
ILAÇIN :
Laçin,
şahin kuşu.
Tarihte :
1-Göktürkler dönemi beylerinden, Kürşad’ın kırklarından, 2-Selçuklular dönemi
bey ve komutanlarından.
ILANKU :
1-Kıvrak,
atletik, 2-Ulu, ululanmış, yüce.
Tarihte :
Çangiz Kaan’ın komutanlarından.
ILDIR :
1-Ürküt,
ürkütücü, 2-Berk, sert.
ILDIRIM :
Yıldırım, Berk.
İ :
İBAR :
Parfüm,
koku, misk.
İÇ :
1-Öz,
görünmeyen yan bir nesnenin öz yapısı, 2-İçerde kalan kısım.
İÇBUYRUK : (İç-buyruk)
Tarihte :
Saraylardaki iç hizmetlerde görevli kişi.
İÇEL : (İç-il)
İç-el – iç tarafta kalan el (yerleşim yeri).
İÇEN : (İçin)
içli, duygusal.
İÇENHAN (İçen-Han)
:
Tarihte : Cuci
Han’ın oğlu, Batu Han’ın kardeşi.
İÇEN BİLGE
KAĞAN (İçen-Bilge-Kagan)
Tarihte :
Göktürk Kağanlarından biri.
İÇER :
İçerde,
kapalı, mahfuz (korunaklı).
İÇERGE : (İçergu)
İçten, samimi.
İÇERGU BOYLA
TUĞ (İçergu-Boyla-Tuğ)
Tarihte : Kurum
Han dönemi Bulgar Bey ve komutanlarında
K :
KAAN (Kağan
– Kagan) : Doğru şekli “Kağan” ve “Kagan” olup Moğol ağzında söyleniş
şekli – Devlet başkanı, Hanların başı.
KABA :
Büyük, iri,
şişkin, adi-bayağı.
KABAK :
1-Kapalı,
kabuklu 2-Kabarık, kabadayı.
Tarihte : Macar
Kumanları’nda Bey ve komutan.
KABAL :
Kapalı,
zindan, mahpus.
Tarihte :
Cengiz Han’ın dip dedelerinden.
KABAMIŞ :
Kapalı, güçlü, mahfuz (gizli-saklı).
KABAN :
1-Kapan(yakalayan), kapıcı, 2-Kabarık, asi, isyankar, 3- Dik yokuş.
Tarihte :
Göktürkler dönemi Bey’lerinden. Kürşad’ın kırklarından.
KABANBAY : (Kaban
– Bay)
Tarihte : Yakut
destanlarında adı geçen bir Bey.
KABAR :
1-Kabarık,
asi, kabadayı, 2-Kapan.
Tarihte : Hazar
İmparatorluğu dönemi Bey ve komutanlarından.
KABARTAY (Kabar-Tay) : 1-Hun Türkleri ve
Göktürkler Türk guruplarından biri, 2-Günümüzde Kuzey Kafkasya Türk
halklarından.
KABARTU (Kabartı)
: Şişik, kabarık, kabarcık.
L :
LAB : (lap)
Yası, oval ve yassı, ince
LABA : (labe)
batak, çamurluk
LABADA :
Sulak yerde
yetişen ağaç, tomruk
LAÇ : (laz-las)
Doğrudan saldıran, kapıcı (yakalayıcı) atak yapan.
LAÇİN :
Şahin kuşu
LAN :
Kardeş,
kardeşlik (üvey) (U-lan) (U-la)
LAZ : (Las)
1-
Çocuk (uşak) 2-Atak, atılgan. 3- İkram seven, gönlübol.
M :
MA :
1-Su, 2-Ana
karnında içinde cenin oluşan su, 3-Hayat veren su.
MAL :
1-Hayvan,
sığır, 2-Sahibi olunan emtia(servet-varlık), 3-Kıymet, değer.)
MAM (Mem)
: (Farsça’ya Türkçe’den girmiş) amca, saygıdeğer büyük erkek.
MAMAK :
Sakin,
kendi halinde.
MAMAY :
Sakin,
munis, uysal, olumlu bakış sahibi-iyi niyetli.
Tarihte :
Atilay (Atilla) Han’ın akrabalarından bir Hun Beyi.
MAMAY HAN (Mamay-Han)
Tarihte :
Kıpçak hanlarından.
MAMAYTÜRE (Mamay-Türe)
: 1-İsim olarak Mamaytüre, 2-Güzel yaşanan töre.
MAMIŞ :
1-Saygılı,
sözdinler, 2-Saygı, itaat ediş (hiram).
MAMIŞHAN : (Mamış-Han)
Tarihte : Kazak
hanlarından.
MAN :
Adam-Kişi,
Er kişi.
MANAS (Man-As) : 1-Man (er-er kişi) As (bir,
birinci, tek), Tanrı erilliği (Rahman), 2-(Manas) Huy, mizaç, 3-(Manas) Heybet,
heybetli.
Tarihte : Ünlü,
Kırgız yiğidi. Kendi adıyla yazılan ve anılan destan; halen dünyanın en uzun
destanı olup, her yıl yeni mısralar eklenerek de sürmektedir.
N :
NA :
Yer, işaret
edilebilen yer, belirli yer.
NATUK :
Yurt, avul,
yerleşim bölgesi.
NAYMAN :
1-Soylu,
asilzade, 2-Kendinden emin.
Tarihte :
1-Kırgızların; İçgilik ve Katırca oymakları dip dedelerinden 2-Altay Türkleri,
Teleüt oymağı dip dedelerinden 3-Kazakların Ortayüz bölüğü oymak beylerinden.
NİRUN :
Saf,
katıksız, sade.
Tarihte :
Oğuzname’de, Alan Guva’nın çocuklarının genel sıfatı.
NOGAY :
1-Başıboş,
serbest, azade (hür), 2-Çengizliler döneminde genellikle Uygur asıllı memurlara
verilen bir unvan.
Tarihte :
1-Kırgızların,Togay, Girik ve Karakol oymakları dip dedelerinden. 2-Özbeklerin
Konrat ve Kançakalı oymakları dip dedelerinden. 3-Kuzey Kafkasya ve Romanya’da
yaşayan bir oymak.
NOGAYBEK : (Nogay-Bey)
NOGAYÇERİ : (Nogay-çeri)
Nogay askeri, Nogayların askeri.
NOYAN :
1-Soyluluk
ünvanlarından (Avrupa’daki şövalye, sör, vbg.). 2- Sukunet, huzur
3-Başkomutanlık, başkomutan.
Tarihte :
Çengiz Kaan’ın torunlarından.
NOYANBAY : (Noyan-Bay)
NOYANÇOBAN : (Noyan-Çoban)
Tarihte :
Kulagu (Hülagü) Han’ın komutanlarından.
O :
OBA :
1- Yurt, mesken, diyar, çadır, mahalle 2-
göçebe, kabile, aşiret.
OBABEY : (Oba-bey)
OBAER : (Oba-er)
OBAR :
Ev, baraka
OBEN :
1-Genç
aygır, 2-Erkek deve yavrusu.
OBULAZ :
(Oblas-Oflaz)
1- Gözüpek,
atılgan 2- Alicenap, yüce gönüllü.
OBUT :
Şeref,
haysiyet
OBUZ :
Kaynak,
menba, göze.
OCAK :
(Otak-odak)
Ateşlik, ateş
olan yer, ateş tüten yer.
Mecaz : Ev,
yuva, insan eğitiminin başladığı, insanın pişmeye ve biçimlenmeye başladığı yer.
OCAKLI :
Ocak
sahibi, bir eğitim yerine mensup olan, şifa eğitimi ve becerisine sahip olan.
Tarihte :
Kazakistan, Uluyüz bölüğü oymak beylerinden.
Ö :
ÖBEK :
Küçük
gurup, tim, takım, parça, bölüm.
ÖBGE :
Ced, ata, soy
ÖCAL :
(Öç-Al)
intikamcı
ÖCEK :
1-Esinti,
hafif yel 2- Burç (kale kulesi-burcu)
ÖCÜT :
İntikam,
öç.
ÖÇALAN (Öc-alan)
: Kinci, intikamcı.
ÖDEM :
1-Borç,
bakiye, 2- Ödül, mükafat.
ÖDEMİŞ :
1- Eczacı,
doktor, 2- Ricacı, yakaran, 3- Borçsuz, bakiyesiz, 4- Ödül veren.
Tarihte :
Türkmenlerin Çavdur oymağı dipdedelerinden.
ÖDEN :
1- Ricacı,
duacı 2- Ödül.
ÖDGÜLMÜŞ :
1-
Öğülmüş, öğülen, başarılı, ödül almış. 2- Ricacı, duacı.
Tarihte :
Kutadgu Bilig’de, Yusuf Has Hacip’in hitapta bulunduğu, Karahanlı beylerinden.
P :
PAR :
Işık
PARILTI :
Dalgalı ışık, ışık dalgalanması
PARLAK :
1- Işıklı,
2- Yüzeyi pürüzsüz
PARMAK :
1-Eldeki
uzantılar (parmaklar), 2- Çubuk, küçük direk.
PARS :
1-Leopar 2-
Farslar (Pers olarak Farsça telafuz edilen bu isim Fars kelimesinin de aslı olup
Türkler’den alınan Pars kelimesinden yapılmıştır)
Tarihte :
Göktürkler Devlet bey ve komutanlarından.
PARS OKTAY : (Pars-Oktay)
Tarihte : Mısır
Kölemenler (Tolunoğlu Devleti’nin devamı) Devleti’nin vali ve komutanlarından.
PARSADAN :
Pars
gibi davranan, pars gibi yırtıcı ve saldırgan.
PARSAK :
1- Acıma
duygusu, merhamet, 2- Porsuk
PARSALP :
(Pars-Alp)
PARSAY : (Pars-Ay)
S :
SABA : (Sava)
1-(Sapa, sopa) Sopa, değnek, savunma aleti, savaş aleti 2- Söz, iddia, hitap.
SABAÇI :
1- Sopacı,
sopayla döğüşen, 2- Konuşmacı, hitap edici (hatip).
SABAK : (Savak)
1-
Sopa, cop sopa kullanan, dövüşçü, sopa ile döğüşen 2- Kımız saklamak için beygir
derisinden yapılan tulum.
SABAKKARA : (Sabak-Kara)
Tarihte :
Huayka Hanlığı’nın son Hanlarından
SABAR :
1- Sapar,
savar, döver, sopayla döven 2- Savar, savaşır, savaşçı, 3- Hatip, konuşmacı.
Tarihte :
Kırgızların Togay ve Sarı oymakları dip dedelerinden.
SABAY :
(Sav-Ay)
Tarihte : 1-
Koço Uygurları dönemi beylerinden, 2- Kırgızların Edigene oymağı dip
dedelerinden.
SABI :
1-Sopa, cop
2- Savaş, döğüş 3- Söz, sohbet
SABIBOĞA :
(Sabı-Boğa)
Tarihte : Uygur
yazıtlarında adı geçen bir bey.
SABU :
1- Sopa,
cop, değnek, 2- Savaşçı, döğüşçü, döğüş ustası, savaş.
SABUTAY :
(Subutay, Subatay, Sabotay) (Sabu-Tay) (Saba-Tay)
Tarihte : Türk
ve dünya tarihinin en büyük generali. Bir savaş dehası. Çengiz Kaan’ın ünlü
komutanı ve yakın arkadaşı. 35 ayrı ulustan, çeşitli ordularla, 65 savaş yapan
ve hepsinden zaferle ayrılan bu olağanüstü kişi için, Avrupalı tarihçiler bile
hayranlıkla bahsedip, “Ne İskender, ne Sezar, ne de Napolyon, bu kişinin yanında
ölçü olamaz ve hepsi sönük kalır….” derler.
Ş :
ŞAD : (Şat)
1-
Ordu komutanı, general. 2- Tigin, prens 3- Cesur.
Tarihte :
Göktürkler döneminde, Kağan sülalesinden olanlar, ordu içinde gösterdikleri
yaralıklara göre, yüksek düzeyde bir komuta kademesine geçince bu ünvanı
alırlardı. Sonradan, Uygurlar ve Karahanlılarda da bu unvan kullaılmıştır.
ŞADABEK :
(Şad-Bek)
Tarihte :
Kırgız oymak beylerinden.
ŞADAPIT :
Şad’a bağlı birlik ve beyliklerin genel adı.
ŞAKAR :
1- Şakır,
bülbül gibi öter, 2- Çakar, cesur.
ŞAKIBEK :
(Çakı-Bek)
ŞAKIR : 1-
Şakır, 2- Çakır
ŞAKRU :
Çağrı,
mesaj, davet.
ŞAMAN :
Kam, baskı,
büyücü, rahip
ŞAN :
Hak edilen
unvan, ululanmak.
ŞANÇI :
(Ni-şancı)
Saplayıcı, iyi ok ve kargı kullanan, silahşör.
Tarihte :
Çengiz Kaan’ın komutanlarından.
T :
TA : (Ta-Ti-Tu
ve Te)
1-Tekil ilah
(As-ta/n/a = tek ve rahim olan ilah) 2- (Ti-en-şan Dağı = Rahim ve şanı ulu ilah
Dağı).
TAB (Tapı) :
İbadet
TABAN :
1-Tapan,
tapınan, 2- Temas, dokunma, vurma, 3- Dizi, sıra, kafile.
Tarihte : Altay
Türkleri, Beltir oymağı dip dedelerinden.
TABAN BATUR :
(Taban-Bahadır)
Tarihte : Timur
Kürkan Han’ın komutanlarından.
TABAR :
1- Tapınan,
tapan, 2- Vuran, döven, döğüşçü.
TABARU :
(Tabar)
Tarihte : Kazak
Hanlığı dönemi, bey ve komutanlarından.
TABAY : (Tapay)
Top
ay ( Tab-la Ay = tepsi gibi ay)
Tarihte : Kazak
Hanlığı beylerinden.
TABGAÇ :
1- Dövüşçü,
kavgacı, 2- Ulu, saygıdeğer, muhterem 3- Tapıcı, tapınıcı (üzerine ibadet görevi
düşen)
Tarihte : Çin
kaynaklarında Topa olarak da geçer.
TABGAÇ KAĞAN :
(Tabgaç-Kağan)
Tarihte :
Göktürk Kağanlarından
TABGAÇU :
(Tabgaç)
U :
UBUT :
Ar, edep,
tevazu alçak gönüllülük.
UC :
Uç, sınır,
yönetim sahası sonu.
UCAS :
İddia,
bahis.
UCUD :
Yeryüzü,
dünya
UCUN :
Uçta,
sınırda, kenarda, uç beyi
Tarihte : Dede
Korkut destanlarında adı geçen bir bey.
UÇ :
1- Son,
bitim, sınır, kıyı, 2- Aşırılık, ekstrem, 3- Herhangi bir nesnenin sivri
kısmı,4- Ordu Kanadı, kol, cenah.
UÇA : (Uca)
1-
Koruma, himaye, arka, 2-Uç, sınır, limit, 3- Kendini aşmış, yüksek, ulu.
UÇA HAN :
(Uça-Han)
Tarihte : Sibir
Hanlarından
UÇAR :
1- Haber,
havadis 2- Kanat, delil 3- Göğe yakın, Tanrı’ya yakın, dindar 4- Uçarı,
vurdumduymaz.
UÇAR BEK :
(Uçar-Bek)
Ü :
ÜÇ :
Üç sayısı
(Türkler’in dokuz -9- ve -40- gibi uğurlu saydıkları sayılardan)
ÜÇAY : (Üç-Ay)
ÜÇBAY :
(Üç-Bay)
ÜÇİL : (Üç-İl)
Tarihte : Sarı
Türgisler Devleti hanlarından.
ÜÇKÜN :
(Üç-Gün)
ÜÇOĞUL :
(Üç-oğul)
Üçüncü oğul.
Tarihte :
Göktürkler dönemi beylerinden, Kürşadın kırklarından.
ÜÇOĞUZ :
(Üç-Oğuz)
ÜÇOK : (Üç-Ok)
Tarihte : Oğuz
boylarından.
ÜÇTAMGA :
(Üç-Tamga)
Tarihte :
Kırgızların, Togay ve Girik oymakları dip dedelerinden.
ÜÇTUĞ :
(Üç-Tuğ)
V
:
VAR : (Bar)
Oluş, ortaya çıkış, doğuş.
VARAK :
Menzil,
varılacak yer.
VARAN :
1-
Varlıklı, zengin, 2- Sonuca ulaşan, eren.
VARGI :
1-Varılan
yer, sonuç 2- Mal, mülk.
VARHAN :
(Var-Han)
Tarihte : 1-
Doğu Hen Devleti hanlarından 2- Çengiz Kaan dönemi Kerayet (Kereit) hanlarından.
VARIM :
1- Servet,
mal, mülk 2- Evlilik çağına gelmiş genç kız.
VARIMLU :
Evlilik çağına girmiş kız.
VARIŞ :
Menzil,
varılacak yer.
VARIŞLI :
Menzil
VARLIG :
(Varlık)
1- Mevcudiyet,
var olma hali 2- Varlık, servet, zenginlik, bütünlük 3- Evren, kainat.
Y :
YABA : (Yapa,
Yapu)
1- Yapı, oluşum
2- Alet, edavat.
Tarihte :
Özbeklerin Üç Uruğ oymağı dip dedelerinden.
YABAGU :
Yabgu,
genel vali.
YABALAK :
(Yablak)
Dayanıklı,
metin, mütehammil (tahammüllü).
YABAN :
1- Yabancı,
yabani, vahşi 2- Merkeze bağlı, özerk bölge yöneticisi.
YABASU :
(Yaba-Su)
YABAY : (Yapay)
Yapan, yapıcı, yapılmış.
YABGU :
(Yabagu)
1-Genel vali,
üst düzey yönetici 2- Merkeze bağlı özerk bölge yöneticisi.
Tarihte :
Göktürkler döneminde kullanılan ünvanlardan.
YABGUKAĞAN :
(Yabgu-Kağan)
Tarihte : Batı
Göktürkleri Kağanlarından.
YABIR :
1- Yapıcı,
pozitif kişilikli, aktif, çalışkan 2- Güreşçi, döğüşçü.
Tarihte : Altay
Türkleri Tuva oymağı dip dedelerinden.
YABIRAY :
(Yabır-Ay)
|