ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN

  Sık kullanılanlar  |  Açılış Sayfası
    Bölümler

  Ana Sayfa

  Duvar Kağıtları

  Başbuğ Yazıları

  Ülkücü Hareket

  E-Kartlar

  Programlarımız

  Yazarlarımız

  Haber Arşivi

  Anketler

  Türkçe İsimler

  Türk Dünyası

  Tavsiye Et

  İletişim

  Radyo Ekleyin

  Yayın Akışımız

  Künyemiz

    Resimler

 Başbuğ Resimleri

 Bozkurt Resimleri

 Asker Resimleri

    Ses / Görüntü

 Müzik / MP3 Dinle

 Başbuğ Görüntüler

 Ülkücü Hareket

 Klipler

 Osmanlı Padişahları

 Çizgi Filmler

 Filmler

 Belgeseller

 İslam Büyükleri

    Sanatçılarımız

 Ahmet Şafak

 Ahmet Yılmaz

 Ali Aksoy

 Ali Kınık

 Aşık Sefai

 Araz Elses

 Arif Nazım

 Atilla Yılmaz

 Aybüke Ayberk

 Başkal

 Cafer Altun

 Grup Gökçen

 Grup Ötüken

 İbrahim Dülger

 İbrahim Sadri

 F. Kaya Kuzucu

 Mahmut Polat

 Mustafa Yıldızdoğan

 Osman Öztunç

 Ozan Arif

 Ozan Nihat

 Serdarcan

 Yıldırım Gürses

 Yıldırım Yıldızdoğan

 Zafer İşleyen

    Dede Korkut

    Destanlar

    Yatan Asker
    Günün Duası

    Proje
Siz de bir şehidimizin adını yaşatmak ister misiniz ?
 
Ahmet Kerse
Cevdet Karakaş
Dündar Taşer
Dursun Önkuzu
Fikri Arıkan
Halil Esendağ
Mustafa Pehlivanoğlu
Nurullah Ceren
Ruhi Kılıçkıran
Selçuk Duracık
Süleyman Özmen
Velican Oduncu
 

   TÜRKÇE İSİMLER - KELİMELERİMİZ VE ANLAMLARI

 

A                              :

ABA : Saygıdeğer, saygıya layık kişi. Bazı Türk boylarında ana, abla, baba anlamlarında kullanılır.

Tarihte: Harzemşahlar döneminde bey ve komutan adıydı.

ABADAN : 1- Cömert. 2- Bağışlayıcı, gönül yapıcı.

Tarihte: 1-Böriler hanedanından Tuğ Tigin Bey'in torunu. 2- Kırgızların bir oymağı ve ilk beylerinden.

ABAK : Temiz, iffetli, namuslu kişi.

Tarihte: Şam Selçukluları beylerinden.

ABAKA : Yakın akraba, amca çocuğu.

Tarihte: Abaka Han :İlhanlı Hanları'ndan, Çengiz Kaan'ın torunu ve Kulagu Kaan'ın oğlu.

ABAKAY : 1- Yakın akraba, yeğen, amca çocuğu. 2- Sibirya'da saygın ve sözü geçen hanımlara verilen bir ünvan.

ABAKBEGÜM (Abak-Begüm) : Apak (temiz, çok beyaz, namuslu) / Begüm (hanımefendi, sagı duyulan hanım, kadın Bey)

ABAKIR (Aba-Kır) : Aba / Kır (olgonluk, tecrübe)

Tarihte: Kırgız oymak beylerinden.

ABAKLI : Özbeklerin Kengeş oymağının atalarından.

ABALA : Abla.(Aba köklü)

ABAR (Avar) : 1- Gösteriş, heybetlilik. 2- Başeğmez, dirençli.

Tarihte: Avarlar

 

B                              :

BABAT : Cins, tür.

BABRAK : Hızlı, çevik, atletik.

BABÜR : Kaplan cinsi, (Frarsça'da "bağbur" ile benzeşir ve "böbürlenmek" sözü "bağbur"dan gelir).

BABÜRALP (babür-alp) : Kaplan-alp.

BABÜRAY : Babür-ay

BABÜRHAN : (Babür-Han)

Tarihte : Timur Kürkan Han'ın beşinci göbekten torunu, Hindistan Fatihi. Hint-Türk Babür İmparatorluğu'nun kurucusu.

BACI : Kızkardeş

BAÇAK : Bir çeşit zırh (dize geçirilen bir zırh, koruyucu, dizlik)

BAÇMAN : Başlık, tolga, miğfer.

Tarihte : Kıpçak Hanlığı beylerinden.

BADAKUL : (Batakul, Batukul) (Batı-Kul) : Sadık batı kulu (yönetici).

Tarihte : Kıpçak Hanlarından, Mengü Yimur Han'ın torunu.

 

C                              :

CABADAK : Hayret, şaşma.

CABALAK : Yabalak, yaygın.

Tarihte : Kazakistan, Kiçiyüz Bölüğü, Beyoğlu ve Altun oymağı dip dedelerinden.

CAĞ : Üreten, dokuma şişi.

CAĞIMDA : Yaratıcı, üretken

CAĞIMDI : Lütufkar, iltifat eden.

CAĞLI : Namuslu, dürüst.

CAKŞI : Yakşı, yakışıklı, güzel.

Tarihte : Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey.

CALMAN : Yalman (1-kılıcın keskin ağzı, kılıcın uç kısmı, 2-eğimli, dik tepe).

Tarihte : Kazakların Orta Yüz Bölüğü, Semiz oymağı dip dedelerinden.

CAMAN : 1-yaman, 2-kam, büyücü.

CAMANBAY  (Caman-Bay) : Şamanist geleneğinde oba büyücüsü, doktoru, kötü ruh kovucu kişi.

CAMUGA (Camuka) : Kızgın, asabi.

Tarihte : Cengiz Kaan dönemi beylerinden.

 

Ç                               :

ÇAB (çap) : Çabuk, acele, hemen.

ÇABA : Gayret, enerji, emek-çalışmak.

Tarihte : Atilay Han'ın (Attila) yeğenlerinden.

ÇABAALP : (Çaba-Alp)

ÇABACI : Gayretli, enerjik, emeğini esirgemeyen, çalışkan.

Tarihte : Kazakistan, Kiçiyüz Bölüğü, Baybakyı oymağı dip dedelerinden.

ÇABAHAN : (Çaba-Han)

Tarihte : 1-Karahanlılarda bir bey, 2- Batı Göktürkleri (Tardu Şad) dönemi bey ve komutanlarından.

ÇABAK (çaba) : 1-çabuk, çevik. 2-küçük bir göl balığı türü.

Tarihte : Kuman Hanlığı dönemi beylerinden.

ÇABAR : 1-çapar, yapar, davranır. 2-ulak, kurye, elçi.

Tarihte : Kaydu Han'ın oğullarından.

ÇABUK (çapuk) : Çapan, çaba gösteren, çabalayan.

Tarihte : Babür Han'ın bey ve komutanlarından.

ÇAÇA : 1-Savaş baltası, 2-gemici, 3-çiçi, çiçik (çiçek).

ÇAÇAHAN : (Çaça-Han)  

Tarihte: Doğu Hun hanlarından.

 

D                              :

DADA : Çocuk

DADAK : Değme, dokunma, tadma (tadına bakma), yemek.

Tarihte: Selçuklulara adını veren Selçuk Bey’in babası.

DADAL : Tadalan (tadına bakan), sezen, farkına varan.

DADALOĞLU :(Dadal-oğlu)

Tarihte : Otmanlılara (Osmanlılara) başkaldırmış (19.yüzyıl) bit Türkmen beyi ve ozanı.

DADAŞ (Dağ-daş) : Aynı dağdan, aynı dağı kullanan.

DADAY : Aydınlık

DAĞ (Tağ, tag, tak, tav) : Dağ.. Mec..: Genişlik, büyüklük, ululuk, heybet.

DAĞAÇA : Dağ gibi, heybetli.

DAĞALP : Dağ-alp

DAĞARSLAN (Dağ-arslan) : Dağ arslanı   

 

E                               :

EBİN : Evin, tane, öz.

EBİNÇ : Refah, huzur.

EBİRİ : Erim, erdem, fazilet.

EBREK : Dayanıklı, sebatkar.

EBREK TİMUR (Ebrek Timur)

Tarihte : Timur Han’ın oğullarından.

EBREN : 1-Evren, kainat, 2-Felek, talih.

EBRET : Ayrılım, ihtilaf, karşıtlık.

EBRÜK : Dayanıklı, sebatkar.

ECE (Eçe) : 1-Dahi, çok akıllı, çok zeki, 2-Saygıdeğer görgülü hanım,

Tarihte : Otmanlılar (Osmanlılar) Orhan Bey dönemi Bey ve komutanlarından.

ECEVİT : 1-Çalışkan, aktif, 2-Haşarı, yaramaz.

Tarihte : Şeyh Bedreddin Simavi yandaşlarından önde gelen birisi,                     

 

 

G                                :

GACI : 1-Kadın, sevgili, dost, metres, 2-Torik yavrusu.

GALI : Kalın (başlık), hediye, bağış, çehiz (çeyiz).

GALI TİGİN : (Galı Tigin)

Tarihte : Kırgız destanlarında adı geçen bir Bey.

GALIN : Hediye, çehiz.

GAMAĞ : Bütünlük, bütün, tüm.

GARA : Kara

Tarihte : Alper Tunga’nın oğullarından.

GARACU : Sivil, resmi olmayan.

GARGILI : Kargılı, mızraklı.

Tarihte : Selçuklu komutanlarından ve Musul Atabeylerinden.

GASPAK : Süslü, Müzeyyen (ziynetli).

GAYIR (Kayır) : 1-Taraf, destek, kayırma, 2-Lütuf, ihsan, hediye.

 

 

H                                 :

HAN : 1-Devlet başkanı, 2-Kağan(Kagan)’a bağlı özerk devlet başkanı, 3-Beylik başkanı, yönetici.

HANAY (Han-ay) : 1- isim, 2-çok katlı ev, sofa, avlu.

Tarihte : Sibir hanlarından Güçüm Han’ın oğlu.

HANBAGATUR (Han-bagatur) :

Tarihte : Hindistan’da hüküm sürmüş olan Potna Bey’in bilgin ve ozan olan oğlu.

HANBALA : Han-Bala (han oğul)

HANBAY : (Han-bay) Han- zengin, erkli, bey, prens.

HANBEGÜM : (Han-begüm) Begüm: Hint prenseslerine verilen isim.

Tarihte : Babür Han’ın kızkardeşi

HANBEK (Han-bek) : (Han-bey)

HANBİGE : Han-bike. Bike: 1-Bakire, temiz kız, 2-Bey kızı, saygıdeğer kız.

HANEKE : (Han-eke) Han – eke: 1-dahi, çok akıllı, 2- sahip, egemen, 3-bakıcı, eğitici.

 

I                                    :

IDAÇU : Muhafız, koruma.

IDUĞ (Iduk) : Kutsal, Tanrısal.

IĞAÇ : 1-Ağaç, ağaçlık bölge, 2-Fersah.

IĞAR : Kıymetli, ağır.

IĞDIR : 1-İyi, hoş, hoşluk, 2-Yetkin, ehil, yetişmiş, olgun,

Tarihte : Türkmenlerin Çavdur oymak beylerinden.

IĞIRCIK : Fecir, sabah olma anı.

ILAÇIN : Laçin, şahin kuşu.

Tarihte : 1-Göktürkler dönemi beylerinden, Kürşad’ın kırklarından, 2-Selçuklular dönemi bey ve komutanlarından.

ILANKU : 1-Kıvrak, atletik, 2-Ulu, ululanmış, yüce.

Tarihte : Çangiz Kaan’ın komutanlarından.

ILDIR : 1-Ürküt, ürkütücü, 2-Berk, sert.

ILDIRIM : Yıldırım, Berk.

 

İ                                     :

İBAR : Parfüm, koku, misk.

İÇ : 1-Öz, görünmeyen yan bir nesnenin öz yapısı, 2-İçerde kalan kısım.

İÇBUYRUK : (İç-buyruk)

Tarihte : Saraylardaki iç hizmetlerde görevli kişi.

İÇEL : (İç-il) İç-el – iç tarafta kalan el (yerleşim yeri).

İÇEN : (İçin) içli, duygusal.

İÇENHAN (İçen-Han) :

Tarihte : Cuci Han’ın oğlu, Batu Han’ın kardeşi.

İÇEN BİLGE KAĞAN (İçen-Bilge-Kagan)

Tarihte : Göktürk Kağanlarından biri.

İÇER : İçerde, kapalı, mahfuz (korunaklı).

İÇERGE : (İçergu) İçten, samimi.

İÇERGU BOYLA TUĞ (İçergu-Boyla-Tuğ)

Tarihte : Kurum Han dönemi Bulgar Bey ve komutanlarında

 

K                                   :

KAAN (Kağan – Kagan) : Doğru şekli “Kağan” ve “Kagan” olup Moğol ağzında söyleniş şekli – Devlet başkanı, Hanların başı.

KABA : Büyük, iri, şişkin, adi-bayağı.

KABAK : 1-Kapalı, kabuklu 2-Kabarık, kabadayı.

Tarihte : Macar Kumanları’nda Bey ve komutan.

KABAL : Kapalı, zindan, mahpus.

Tarihte : Cengiz Han’ın dip dedelerinden.

KABAMIŞ : Kapalı, güçlü, mahfuz (gizli-saklı).

KABAN : 1-Kapan(yakalayan), kapıcı, 2-Kabarık, asi, isyankar, 3- Dik yokuş.

Tarihte : Göktürkler dönemi Bey’lerinden. Kürşad’ın kırklarından.

KABANBAY : (Kaban – Bay)

Tarihte : Yakut destanlarında adı geçen bir Bey.

KABAR : 1-Kabarık, asi, kabadayı, 2-Kapan.

Tarihte : Hazar İmparatorluğu dönemi Bey ve komutanlarından.

KABARTAY  (Kabar-Tay) : 1-Hun Türkleri ve Göktürkler Türk guruplarından biri, 2-Günümüzde Kuzey Kafkasya Türk halklarından.

KABARTU (Kabartı) : Şişik, kabarık, kabarcık.

 

 

L                                     :

LAB : (lap) Yası, oval ve yassı, ince

LABA : (labe) batak, çamurluk

LABADA : Sulak yerde yetişen ağaç, tomruk

LAÇ : (laz-las) Doğrudan saldıran, kapıcı (yakalayıcı) atak yapan.

LAÇİN : Şahin kuşu

LAN : Kardeş, kardeşlik (üvey) (U-lan) (U-la)

LAZ : (Las) 1- Çocuk (uşak) 2-Atak, atılgan. 3- İkram seven, gönlübol.

 

 

M                                   :

MA : 1-Su, 2-Ana karnında içinde cenin oluşan su, 3-Hayat veren su.

MAL : 1-Hayvan, sığır, 2-Sahibi olunan emtia(servet-varlık), 3-Kıymet, değer.)

MAM (Mem) : (Farsça’ya Türkçe’den girmiş) amca, saygıdeğer büyük erkek.

MAMAK : Sakin, kendi halinde.

MAMAY : Sakin, munis, uysal, olumlu bakış sahibi-iyi niyetli.

Tarihte : Atilay (Atilla) Han’ın akrabalarından bir Hun Beyi.

MAMAY HAN (Mamay-Han)

Tarihte : Kıpçak hanlarından.

MAMAYTÜRE (Mamay-Türe) : 1-İsim olarak Mamaytüre, 2-Güzel yaşanan töre.

MAMIŞ : 1-Saygılı, sözdinler, 2-Saygı, itaat ediş (hiram).

MAMIŞHAN : (Mamış-Han)

Tarihte : Kazak hanlarından.

MAN : Adam-Kişi, Er kişi.

MANAS  (Man-As) : 1-Man (er-er kişi) As (bir, birinci, tek), Tanrı erilliği (Rahman), 2-(Manas) Huy, mizaç, 3-(Manas) Heybet, heybetli.

Tarihte : Ünlü, Kırgız yiğidi. Kendi adıyla yazılan ve anılan destan; halen dünyanın en uzun destanı olup, her yıl yeni mısralar eklenerek de sürmektedir.

 

N                                      :

NA : Yer, işaret edilebilen yer, belirli yer.

NATUK : Yurt, avul, yerleşim bölgesi.

NAYMAN : 1-Soylu, asilzade, 2-Kendinden emin.

Tarihte : 1-Kırgızların; İçgilik ve Katırca oymakları dip dedelerinden 2-Altay Türkleri, Teleüt oymağı dip dedelerinden 3-Kazakların Ortayüz bölüğü oymak beylerinden.

NİRUN : Saf, katıksız, sade.

Tarihte : Oğuzname’de, Alan Guva’nın çocuklarının genel sıfatı.

NOGAY : 1-Başıboş, serbest, azade (hür), 2-Çengizliler döneminde genellikle Uygur asıllı memurlara verilen bir unvan.

Tarihte : 1-Kırgızların,Togay, Girik ve Karakol oymakları dip dedelerinden. 2-Özbeklerin Konrat ve Kançakalı oymakları dip dedelerinden. 3-Kuzey Kafkasya ve Romanya’da yaşayan bir oymak.

NOGAYBEK : (Nogay-Bey)

NOGAYÇERİ : (Nogay-çeri) Nogay askeri, Nogayların askeri.

NOYAN : 1-Soyluluk ünvanlarından (Avrupa’daki şövalye, sör, vbg.). 2- Sukunet, huzur 3-Başkomutanlık, başkomutan.

Tarihte : Çengiz Kaan’ın torunlarından.

NOYANBAY : (Noyan-Bay)

NOYANÇOBAN : (Noyan-Çoban)

Tarihte : Kulagu (Hülagü) Han’ın komutanlarından.

 

O                                     :

OBA  : 1- Yurt, mesken, diyar, çadır, mahalle 2- göçebe, kabile, aşiret.

OBABEY : (Oba-bey)

OBAER : (Oba-er)

OBAR : Ev, baraka

OBEN : 1-Genç aygır, 2-Erkek deve yavrusu.

OBULAZ : (Oblas-Oflaz) 1- Gözüpek, atılgan 2- Alicenap, yüce gönüllü.

OBUT : Şeref, haysiyet

OBUZ : Kaynak, menba, göze.

OCAK : (Otak-odak) Ateşlik, ateş olan yer, ateş tüten yer.

Mecaz : Ev, yuva, insan eğitiminin başladığı, insanın pişmeye ve biçimlenmeye başladığı yer.

OCAKLI : Ocak sahibi, bir eğitim yerine mensup olan, şifa eğitimi ve becerisine sahip olan.

Tarihte : Kazakistan, Uluyüz bölüğü oymak beylerinden.

 

 

Ö                                  :

ÖBEK : Küçük gurup, tim, takım, parça, bölüm.

ÖBGE : Ced, ata, soy

ÖCAL : (Öç-Al) intikamcı

ÖCEK : 1-Esinti, hafif yel 2- Burç (kale kulesi-burcu)

ÖCÜT : İntikam, öç.

ÖÇALAN (Öc-alan) : Kinci, intikamcı.

ÖDEM : 1-Borç, bakiye, 2- Ödül, mükafat.

ÖDEMİŞ : 1- Eczacı, doktor, 2- Ricacı, yakaran, 3- Borçsuz, bakiyesiz, 4- Ödül veren.

Tarihte : Türkmenlerin Çavdur oymağı dipdedelerinden.

ÖDEN : 1- Ricacı, duacı 2- Ödül.

ÖDGÜLMÜŞ : 1- Öğülmüş, öğülen, başarılı, ödül almış. 2- Ricacı, duacı.

Tarihte : Kutadgu Bilig’de, Yusuf Has Hacip’in hitapta bulunduğu, Karahanlı beylerinden.

 

P                                   :

PAR : Işık

PARILTI : Dalgalı ışık, ışık dalgalanması

PARLAK : 1- Işıklı, 2- Yüzeyi pürüzsüz

PARMAK : 1-Eldeki uzantılar (parmaklar), 2- Çubuk, küçük direk.

PARS : 1-Leopar 2- Farslar (Pers olarak Farsça telafuz edilen bu isim Fars kelimesinin de aslı olup Türkler’den alınan Pars kelimesinden yapılmıştır)

Tarihte : Göktürkler Devlet bey ve komutanlarından.

PARS OKTAY : (Pars-Oktay)

Tarihte : Mısır Kölemenler (Tolunoğlu Devleti’nin devamı) Devleti’nin vali ve komutanlarından.

PARSADAN : Pars gibi davranan, pars gibi yırtıcı ve saldırgan.

PARSAK : 1- Acıma duygusu, merhamet, 2- Porsuk

PARSALP : (Pars-Alp)

PARSAY : (Pars-Ay)

 

S                                     :

SABA : (Sava) 1-(Sapa, sopa) Sopa, değnek, savunma aleti, savaş aleti 2- Söz, iddia, hitap.

SABAÇI : 1- Sopacı, sopayla döğüşen, 2- Konuşmacı, hitap edici (hatip).

SABAK : (Savak) 1- Sopa, cop sopa kullanan, dövüşçü, sopa ile döğüşen 2- Kımız saklamak için beygir derisinden yapılan tulum.

SABAKKARA : (Sabak-Kara)

Tarihte : Huayka Hanlığı’nın son Hanlarından

SABAR : 1- Sapar, savar, döver, sopayla döven 2- Savar, savaşır, savaşçı, 3- Hatip, konuşmacı.

Tarihte : Kırgızların Togay ve Sarı oymakları dip dedelerinden.

SABAY : (Sav-Ay)

Tarihte : 1- Koço Uygurları dönemi beylerinden, 2- Kırgızların Edigene oymağı dip dedelerinden.

SABI : 1-Sopa, cop 2- Savaş, döğüş 3- Söz, sohbet

SABIBOĞA : (Sabı-Boğa)

Tarihte : Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey.

SABU : 1- Sopa, cop, değnek, 2- Savaşçı,  döğüşçü, döğüş ustası, savaş.

SABUTAY : (Subutay, Subatay, Sabotay) (Sabu-Tay) (Saba-Tay)

Tarihte : Türk ve dünya tarihinin en büyük generali. Bir savaş dehası. Çengiz Kaan’ın ünlü komutanı ve yakın arkadaşı. 35 ayrı ulustan, çeşitli ordularla, 65 savaş yapan ve hepsinden zaferle ayrılan bu olağanüstü kişi için, Avrupalı tarihçiler bile hayranlıkla bahsedip, “Ne İskender, ne Sezar, ne de Napolyon, bu kişinin yanında ölçü olamaz ve hepsi sönük kalır….” derler.

 

 

Ş                                     :

ŞAD : (Şat) 1- Ordu komutanı, general. 2- Tigin, prens 3- Cesur.

Tarihte : Göktürkler döneminde, Kağan sülalesinden olanlar, ordu içinde gösterdikleri yaralıklara göre, yüksek düzeyde bir komuta kademesine geçince bu ünvanı alırlardı. Sonradan, Uygurlar ve Karahanlılarda da bu unvan kullaılmıştır.

ŞADABEK : (Şad-Bek)

Tarihte : Kırgız oymak beylerinden.

ŞADAPIT : Şad’a bağlı birlik ve beyliklerin genel adı.

ŞAKAR : 1- Şakır, bülbül gibi öter, 2- Çakar, cesur.

ŞAKIBEK : (Çakı-Bek)

ŞAKIR : 1- Şakır, 2- Çakır

ŞAKRU : Çağrı, mesaj, davet.

ŞAMAN : Kam, baskı, büyücü, rahip

ŞAN : Hak edilen unvan, ululanmak.

ŞANÇI : (Ni-şancı) Saplayıcı, iyi ok ve kargı kullanan, silahşör.

Tarihte : Çengiz Kaan’ın komutanlarından.

 

 

T                                       :

TA : (Ta-Ti-Tu ve Te) 1-Tekil ilah (As-ta/n/a = tek ve rahim olan ilah) 2- (Ti-en-şan Dağı = Rahim ve şanı ulu ilah Dağı).

TAB (Tapı) : İbadet

TABAN : 1-Tapan, tapınan, 2- Temas, dokunma, vurma, 3- Dizi, sıra, kafile.

Tarihte : Altay Türkleri, Beltir oymağı dip dedelerinden.

TABAN BATUR : (Taban-Bahadır)

Tarihte : Timur Kürkan Han’ın komutanlarından.

TABAR : 1- Tapınan, tapan, 2- Vuran, döven, döğüşçü.

TABARU : (Tabar)

Tarihte : Kazak Hanlığı dönemi, bey ve komutanlarından.

TABAY : (Tapay) Top ay ( Tab-la Ay = tepsi gibi ay)

Tarihte : Kazak Hanlığı beylerinden.

TABGAÇ : 1- Dövüşçü, kavgacı, 2- Ulu, saygıdeğer, muhterem 3- Tapıcı, tapınıcı (üzerine ibadet görevi düşen)

Tarihte : Çin kaynaklarında Topa olarak da geçer.

TABGAÇ KAĞAN : (Tabgaç-Kağan)

Tarihte : Göktürk Kağanlarından

TABGAÇU :  (Tabgaç)

 

 

U                                       :

UBUT : Ar, edep, tevazu alçak gönüllülük.

UC : Uç, sınır, yönetim sahası sonu.

UCAS : İddia, bahis.

UCUD : Yeryüzü, dünya

UCUN : Uçta, sınırda, kenarda, uç beyi

Tarihte : Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey.

UÇ : 1- Son, bitim, sınır, kıyı, 2- Aşırılık, ekstrem, 3- Herhangi bir nesnenin sivri kısmı,4- Ordu Kanadı, kol, cenah.

UÇA : (Uca) 1- Koruma, himaye, arka, 2-Uç, sınır, limit, 3- Kendini aşmış, yüksek, ulu.

UÇA HAN : (Uça-Han)

Tarihte : Sibir Hanlarından

UÇAR : 1- Haber, havadis 2- Kanat, delil 3- Göğe yakın, Tanrı’ya yakın, dindar 4- Uçarı, vurdumduymaz.

UÇAR BEK : (Uçar-Bek)

 

 

Ü                                        :

ÜÇ : Üç sayısı (Türkler’in dokuz -9- ve -40- gibi uğurlu saydıkları sayılardan)

ÜÇAY : (Üç-Ay)

ÜÇBAY : (Üç-Bay)

ÜÇİL : (Üç-İl)

Tarihte : Sarı Türgisler Devleti hanlarından.

ÜÇKÜN : (Üç-Gün)

ÜÇOĞUL : (Üç-oğul) Üçüncü oğul.

Tarihte : Göktürkler dönemi beylerinden, Kürşadın kırklarından.

ÜÇOĞUZ : (Üç-Oğuz)

ÜÇOK : (Üç-Ok)

Tarihte : Oğuz boylarından.

ÜÇTAMGA : (Üç-Tamga)

Tarihte : Kırgızların, Togay ve Girik oymakları dip dedelerinden.

ÜÇTUĞ : (Üç-Tuğ)

 

 

V                                        :

VAR : (Bar) Oluş, ortaya çıkış, doğuş.

VARAK : Menzil, varılacak yer.

VARAN : 1- Varlıklı, zengin, 2- Sonuca ulaşan, eren.

VARGI : 1-Varılan yer, sonuç 2- Mal, mülk.

VARHAN : (Var-Han)

Tarihte : 1- Doğu Hen Devleti hanlarından 2- Çengiz Kaan dönemi Kerayet (Kereit) hanlarından.

VARIM : 1- Servet, mal, mülk 2- Evlilik çağına gelmiş genç kız.

VARIMLU : Evlilik çağına girmiş kız.

VARIŞ : Menzil, varılacak yer.

VARIŞLI : Menzil

VARLIG : (Varlık) 1- Mevcudiyet, var olma hali 2- Varlık, servet, zenginlik, bütünlük 3- Evren, kainat.

 

 

Y                                        :

YABA : (Yapa, Yapu) 1- Yapı, oluşum 2- Alet, edavat.

Tarihte : Özbeklerin Üç Uruğ oymağı dip dedelerinden.

YABAGU : Yabgu, genel vali.

YABALAK : (Yablak) Dayanıklı, metin, mütehammil (tahammüllü).

YABAN : 1- Yabancı, yabani, vahşi 2- Merkeze bağlı, özerk bölge yöneticisi.

YABASU : (Yaba-Su)

YABAY : (Yapay) Yapan, yapıcı, yapılmış.

YABGU : (Yabagu) 1-Genel vali, üst düzey yönetici 2- Merkeze bağlı özerk bölge yöneticisi.

Tarihte : Göktürkler döneminde kullanılan ünvanlardan.

YABGUKAĞAN : (Yabgu-Kağan)

Tarihte : Batı Göktürkleri Kağanlarından.

YABIR : 1- Yapıcı, pozitif kişilikli, aktif, çalışkan 2- Güreşçi, döğüşçü.

Tarihte : Altay Türkleri Tuva oymağı dip dedelerinden.

YABIRAY : (Yabır-Ay)